TKİ’nin kayıp 40 milyon ton kömürü nerede?

Dr. Nejat TAMZOK

Geçtiğimiz hafta Birgün Gazetesi’nde ilginç bir haber yayımlandı.

Haberde; Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun ürettiği kömürle sattığı kömür arasında bir dengesizlik bulunduğu, resmi raporlardaki verilere bakılırsa son beş yılda yaklaşık 40 milyon ton kömürün kayıp olduğu iddia ediliyordu. Konu, uzun yıllar kömür sektöründe çalışmış bir maden mühendisi olan Mehmet Torun tarafından da doğrulanmaktaydı.

Haberi okuyunca, “yok artık” dedim. Yaklaşık 100 milyar TL değerinde bir enerji kaynağından bahsediliyor. Üstelik uzun süre stokta tutamayacağınız bir kaynak. Ne oldu peki? Durup dururken kaybolur mu bu kömür?

Ne olduğunu anlayabilmek için faaliyet raporlarını önüme açıp tek tek inceledim.

ÜRETİM HIZLA ARTARKEN SATIŞLAR YERİNDE SAYMIŞ

Gerçekten de kurumun üretimleri tuhaf bir seyir izlemiş. On yıl önce yılda 30 milyon tonun üzerinde üretim yaparken, bir kısım kömür sahaları özelleştirmeler nedeniyle elinden gidince doğal olarak üretimi neredeyse üçte birine kadar gerilemiş. Ama 2018 yılından itibaren -sanki sihirli bir el değmişçesine- üretimler hızla yükselmiş. Ve son beş yılda yüzde 150’ye yakın artarak tekrar 30 milyon tonun üzerine çıkmış.

Peki ya satışlar? Öyle ya, üretim bu kadar artınca satışların da zıplaması gerekmez mi? Yok, onlar yerinde saymaya devam etmiş.

Sonuçta, haberdeki rakamlar tamamen doğru: Son beş yılda üretidiği iddia edilen 40 milyon ton kömür satılamamış.

Öyleyse, ne oldu bu kömürlere?

KAYIP KÖMÜRLER NEREDE?

Doğrusunu isterseniz, hiçbir şey olmadı. Çünkü aslında kurumun resmi üretim tablosuna yazdığı bu 40 milyon ton kömür kendi üretimi ya da dışarıya ürettirdiği kömür filan değil.

Ne peki? Meğerse bir zamanlar ihaleyle kurumun kömür sahalarını alan firmaların yaptığı üretimler 2018 yılından bu yana kurumun üretimi diye faaliyet raporlarına yazılmış.

Kurumun, -firma tarafından kendisine her yıl ödenen belirli bir bedel dışında- bu sahalarla neredeyse hiçbir bağı kalmamış. Sahaları alan özel firmalar çok büyük yatırımlar yapmışlar ve her türlü riski alarak yıllardır kömür üretimi yapmaktalar. Bazıları sahaların yanına yüksek kapasiteli termik santraller kurmuş, ürettiği kömürü elektriğe dönüştürüp satmakta. Ama her ne hikmetse kurum, parmağını oynatmadan başka firmaların ürettiğini kendi üretimi diye faaliyet raporlarına işlemiş.

Akıl alır gibi değil; bir kamu kurumu bunu neden yapar ki? Aklı evvel bürokratlar bir cinlik yapalım da üretimlerimiz yine yüksek görünsün, biz de bir iş yapmış gibi yukarılardan aferin alalım diye düşünmüş olabilirler mi? Elbette bunu tam olarak bilemiyoruz. Ama burada benim kafamı meşgul eden asıl iki nokta var.

MÜKERRER RAKAMLAR RESMİ ENERJİ İSTATİSTİKLERİNE YANSIDI MI?

Birincisi, kamu kurumlarının faaliyet raporları hem kendi iç denetimlerinden hem de Sayıştay denetiminden geçer. Başka firmaların üretip sattığı kömürlerin kurumun üretim tablolarında yer almasına neden bir itiraz gelmemiş, bunu anlamak zor.

Diğer taraftan, ikinci husus bence daha önemlidir: Eğer kurumun kendi üretimi diye resmi raporlara yazdığı rakamlar aynı şekilde devletin resmi istatistiklerine ve özellikle de ulusal enerji denge tablolarına yansımışsa ve üretimin asıl sahipleri de aynı rakamları devlete tekrar iletiyorlarsa bunun olumsuz sonuçları olabilecektir.

Umarım böyle değildir. Çünkü beş yılda 40 milyon ton kömür üretimi hiç de az değildir ve istatistiklere iki kere yazılması halinde devletin yaptığı enerji planlamaları ya da ülkenin iklim stratejisine ilişkin planlamalar gibi bu verilere dayalı pek çok akademik araştırmanın da hatalı sonuçlar vermesine neden olunmuş demektir. Ve belki de bu nedenle beş yıldır enerjiye ilişkin yapılan pek çok çalışmaya şüpheyle bakılacaktır.

Ankara/Ekim 2023