Değerli Enerji Günlüğü okuyucuları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın geçtiğimiz hafta sonu güneş ve rüzgâra dayalı yenilenebilir kaynak alanı (YEKA) santral ihalelerine ilişkin yaptığı duyurular, Türkiye enerji sektöründeki yatırım rüzgârını güçlendirdi. Bu ihalelere konu yatırımlarda kullanılacak ekipmanlarda aranan yerlilik şartı, gözleri ülke içindeki ekipman üretim yatırımlarına çevirdi.
Bu çerçevede, bugüne kadar Türkiye’deki rüzgâr enerjisi yatırımları alanında çok fazla öne çıkmayan Çinliler’in geçtiğimiz yıldan bu yana yoğunlaştırdıkları pazarda yer edinme çabaları da yeniden gündeme geldi.
Tam bu esnada, Çinli rüzgâr endüstrisi devi Goldwind’den bir haber geldi. Çinli oyuncu, Türkiye’de rüzgâr türbini işi için güçlü bir yerel tedarik zinciri kurmak üzere önemli adımlar attığını duyurdu. Goldwind konuya ilişkin açıklamasında, attığı önemli adımları “Bu hafta açıklanan yenilenebilir enerji pazarına uzun vadeli bağlılığının bir parçası olarak” ifadesiyle, YEKA sürecine bağladı.
İLK TÜRBİN KULELERİ SAHADA
CS Wind tarafından Türkiye’de üretilen çelik kuleleri kendi tedarik zincirine dahil eden Goldwind, ilk türbin kulelerini santral sahalarına sevk etmiş durumda. Şirket, ekipman yerelleştirmeye yönelik bir sonraki hamlesini bir partnerle işbirliği yapmak yerine bizzat kendisi gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
Goldwind Türkiye Yerelleştirme ve Tedarik Zinciri Müdürü Alper Kalaycı’nın verdiği bilgiye göre rüzgâr türbini kanat fabrikası yatırımı, şu anda yer seçimi aşamasında.
DÖRT İL, BEŞ SEÇENEK
Goldwind, eldeki seçenekleri gizli tutmayı tercih ediyor. Ancak kulağımıza gelenlere bakılırsa, türbin kanadı fabrikası için Aydın, İzmir, Balıkesir ve Kayseri illerindeki 5-6 farklı yer seçeneği üzerinde duruluyor. Kararın verilmesinde, rüzgâr yatırımlarının yoğunlaştığı bölgelere yakınlık önemli bir kriter. Ancak Türkiye dışına ihracat ihtimali de kurulacak tesisin verimliliği, karlılığı için önem verilen bir başka kriter. O yüzden limana yakınlık önem taşıdığından Kayseri seçeneğinin şansı zayıflıyor demek yanlış olmaz.
AÇIKLAMADAKİ AYRINTI: İHRACAT
Ancak RES yatırımcılarıyla imzalanmış ya da imzalanacak anlaşmaların ölçeği ve içeriği de yer tercihi üzerinde etkili olacağından, hiç bir seçeneği liste dışı tutmamak lazım gibi görünüyor. Yine de Goldwind’den gelen açıklamadaki şu ifadeye dikkat: “İşletmeye başladıktan sonra, tesisin Türkiye’nin rüzgar enerjisi tedarik zincirini önemli ölçüde güçlendirmesi, teknoloji ve bilgi sahibi transferini desteklemesi, yerel tedarikçileri geliştirmesi ve ülkenin ihracat potansiyeline katkıda bulunması bekleniyor.”
YERLİLEŞTİRME ORANI: YÜZDE 65
Yer konusu kesinleşmese de, bu konudaki tercihi etkileyebilecek başka ipuçlarına da bakmakta fayda var. Goldwind Türkiye Yerelleştirme ve Tedarik Zinciri Müdürü Alper Kalaycı’nın şu sözleri, tahminde bulunmak isteyenlerin işine yarayabilir:
“Planlanan yatırımın 125.000 metrekareden fazla bir alanda geliştirilmesi ve 700’den fazla doğrudan istihdam fırsatı yaratması bekleniyor. Tesisin başlangıçta Goldwind’in GWH182 rüzgar türbini platformu için kanatlar üretmesi planlanıyor ve hedeflenen yerelleştirme oranı en az yüzde 65’tir.”
Aslında bu ifadelerin, yer tercihi tahmininde bulunmak isteyenlere ipucu sunmaktan ziyade, Goldwind’e yatırım daveti yapan illerdeki karar alıcıları etkilemeye yönelik olduğunu söylemek mümkün.
ÇİN’LİLER NE KADAR KARARLI?
Goldwind Türkiye Ülke Müdürü Tiecheng Yu’nun “Yerelleştirme, Goldwind için gelecek vaadi değil, bu zaten başlamış bir yolculuk. Türkiye ile birlikte uzun yıllar boyunca büyümeye kararlıyız” sözleri, Çinli markanın Türkiye’de rüzgâr endüstrisinde kalıcı ve etkili bir oyuncu olma niyetinin ciddiyetini merak edenlere verilmiş bir cevap gibi duruyor.
İsterseniz Tiecheng Yu’nun şu sözleriyle devam edelim:
“Türkiye, Goldwind’in stratejik pazarlarından biridir. Yerel üretime yatırım yapmanın ve güçlü bir yerel tedarik zinciri geliştirmenin, müşterilerimiz, ortaklarımız ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji ekosistemi için uzun vadeli değer yaratacağına inanıyoruz. Türk sanayisi ile birlikte ülkenin yenilenebilir enerji hedeflerini desteklemeyi ve yerel rüzgâr enerjisi değer zincirinin uzun vadeli gelişimine katkıda bulunmayı dört gözle bekliyoruz.”
Ve son söz:
Türkiye ekonomi yönetiminin ve enerji sektörünün de Çinlilerin bu konudaki hamlelerini yakından izlediğini ve izlemeye devam edeceğini söyleyelim.