Türkiye’den Nükleer Atık Sözleşmesine şartlı katılım

Türkiye, Nükleer Atık Sözleşmesine Boğazlar konusu ve Kıbrıs meselesi hakkındaki beyanlarla katıldı.

Enerji Günlüğü - Türkiye, Nükleer Atık Sözleşmesine katılma kararı aldı. Karar metninde Boğazlar konusu ve Kıbrıs meselesi hakkında iki ayrı şerh yer aldı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kullanılmış Yakıt İdaresinin ve Radyoaktif Atık İdaresinin Güvenliği Üzerine Birleşik Sözleşmeye Türkiye Cumhuriyeti’nin Beyanlarla Birlikte Katılması Kararını yayımladı. Geçtiğimiz yıl Ekim ayında onaylanan Sözleşme bugün itibarıyla Türkiye’de de yürürlüğe girmiş oldu. 

29 Eylül 1997’de imzaya açılan ve uluslararası platformda 18 Eylül 2001 tarihinde yürürlüğe giren “Kullanılmış Yakıt İdaresinin ve Radyoaktif Atık İdaresinin Güvenliği Üzerine Birleşik Sözleşme”, kullanılmış nükleer yakıtlar ile radyoakif atıkların yönetiminde güvenlik kriterlerini ve alınması gereken önlemleri belirliyor. 

Sözleşmeye katılan ülkeler, bireylerin, toplumun ve çevrenin olası radyolojik tehlikelere karşı korumaya ve korumayı sürdürmeye yönelik tedbirleri almakla yükümlü olduklarını beyan ediyor. 

SÖZLEŞMENİN TEMEL PRENSİPLERİ
Sözleşmenin temel prensipleri şu başlıklardan oluşuyor:

  • Her ülke dış kaynaklı kullanılmış yakıt ve radyoaktif atıkların kendi topraklarına ithalini yasaklama hakkına sahiptir. 
  • Kullanılmış yakıt ve radyoaktif atıkların yönetiminde güvenliğin sağlanmasında nihai sorumluluk o ülkeye aittir. 
  • Her ülke kendi yakıt çevrimi politikasını belirleme hakkına sahiptir. Bazı ülkeler kullanılmış yakıtlarını bertaraf etmeyi; bazı ülkeler ise bunu bir kaynak olarak kabul ederek yeniden işleme sonucu tekrar kullanmayı seçebilirler. 
  • Güvenlikle ilgili teknik konularda ikili ve çok taraflı işbirliğini de içeren uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi önemlidir. 
  • Radyoaktif atıkların ortaya çıktığı ülkede bertaraf edilmesi gerekir. Ancak bazı durumlarda özellikle birkaç ülke tarafından ortak yürütülen projeler kapsamında ortaya çıkan atıkların bu ülkelerle anlaşma yapıldığı takdirde, atığın ortaya çıktığı ülke dışındaki diğer ülkelerde de bertaraf edilebilir. 
  • Kullanılmış yakıt ve radyoaktif atıklar, Sözleşmeye uygun bir şekilde idari, teknik ve düzenleyici altyapısı mevcut olan ülkelere gönderilebilir. Eğer taşıma tamamlanamaz ise gönderici ülkenin radyoaktif atık ve kullanılmış yakıtların yeniden bu ülkeye alınması için gerekli adımların atılması gerekir. 

BOĞAZLAR MEVZUATINA ÖNCELİK
Türkiye Sözleşme’ye katılım kararını alırken, sözleşme metnine Boğazlar konusu ve Kıbrıs hakkında ayrı ayrı beyanlar ekledi. 

Boğazlarla ilgili beyan şöyle ifade edildi: Türkiye Kullanılmış Yakıt İdaresinin ve Radyoaktif Atık İdaresinin Güvenliği Üzerine Birleşik Sözleşmenin hükümlerini, 20 Temmuz 1936’da Montrö’de imzalanan Türk Boğazlar Rejimine İlişkin Sözleşme’ye uygun olarak ve 1998 Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Tüzüğü’nü göz önünde bulundurarak uygulayacaktır. 

“GÜNEY KIBRIS MUHATAP ALINAMAZ” 
Kıbrıs’la ilgili beyan ise şu sözlerle ifade edildi: Türkiye’nin Sözleşme’ye taraf olma kararı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni temsil etme iddiasını herhangi bir şekilde kabul edildiği veya Türkiye’nin söz konusu Sözleşme çerçevesinde sözde Kıbrıs Cumhuriyeti makamları veya kurumlarıyla herhangi bir ilişkiye girmeye yükümlü olduğunun kabul edildiği şeklinde yorumlanamaz.