Yeşil dönüşüm lideri pazarın da lideri olur

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, yeşil dönüşüme liderlik eden şirketlerin geleceğin pazar liderleri olacağını söyledi. 

Enerji Günlüğü - Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, yeşil dönüşüme liderlik eden şirketlerin geleceğin pazar liderleri olacağını söyledi. 

DÜNYA Gazetesi tarafından düzenlenen Enerji Ekseninde Yeşil Mutabakat başlıklı çevrimiçi toplantıda, dünyada ve Türkiye’de iklim değişikliğine karşı mücadele çalışmalarının enerji sektörü ile ilişkisi ve sektör üzerindeki etkileri ele alındı. DÜNYA Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın yönettiği toplantıda Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut, İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi ve Sürdürülebilir Üretim Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Bölge Çalışmaları Program Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği (GAZBİR) Başkanı Yaşar Arslan, Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Elif Düşmez Tek ve GazDay Genel Müdürü Mehmet Doğan konuştu. 

EMİSYON KONUSUNDA ARAŞTIRMA

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut konuşmasında, küresel ısınmayı azaltma hedefinin ek önlemler alınması halinde ulaşılabilir olduğunu savundu. Karbon emisyonları konusunda araştırma çalışmalarına ciddi yatırım yapılması gerektiğini kaydeden Meyer-Landrut, “Bu yatırımların hepsi nihayetinde geri dönecektir” dedi. 

HIZLI ADIM AT SÜREÇTEN KOPMA

Yeşil Mutabakat’ın önümüzdeki yıllarda Avrupa Birliği ülkelerinde tüm politikaları etkileyeceğini vurgulayan Meyer-Landrut, bu konudaki gelişmelerden kopmak ya da sürecin gerisinde kalmak istemeyen ülkelerin Yeşil Mutabakat’a uyuma yönelik hızlı adımlar atması gerektiğinin altını çizdi. Yeşil Mutabakat kapsamındaki ana hedeflerden birinin karbon kaçağını engellemek olduğunu hatırlatan Meyer-Landrut’e göre, özellikle yüksek karbon emisyonuna sahip sektörler bu hedefin odağında bulunacak. 

KAMU VE ÖZEL SEKTÖR EL ELE 

Yeşil dönüşümün hem kamunun hem de özel sektörün ciddi yatırımlar yapmasını gerektirdiğini vurgulayan Meyer-Landrut şöyle dedi: 

“Yapılacak yatırımlar geleceğe yönelik yatırımlar olarak algılanmalı. Zamanında yapılan yatırımlar ve yeşil dönüşüm, tüketicilere ürünleri mümkün olan en az karbon ayak iziyle piyasaya sunabilme açısından yakın gelecekte ürünlerin satışıyla ilgili olarak çok önemli bir boyutunu oluşturacak. Yeşil dönüşüme en erken dönemde yatırım yapanlar elbette piyasada yarının pazar liderleri olacaklar.” 

"DOĞALGAZIN AYRICALIKLI YERİ VAR"

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu da konuşmasında politika yapıcılara düşen görevler olduğunu belirtirken, “Yeşil Mutabakat’ta enerji kritik sektör. Enerjinin karbon ayak izindeki payı bizi ilgilendiriyor. Enerji tedarik sürecinde, üretiminde ve arzında önemli değişimler olacak” dedi. 

Doğalgazı enerji dönüşümünde ayrıcalıklı bir yere koyduğunu vurgulayan Karaosmanoğlu, şunları söyledi: 

"Türkiye’nin enerji mevzuatı güçlü, yenilenebilir yatırımları artıyor, enerji verimliliğinde artan başarıya imza atıyoruz. Ama yeşil dönüşüm için politika yapıcılara da düşen görevler var. Bunların hepsi yeşil finansman ile mümkün olabilir. AB ürünlerimiz için yeşil pasaport sorabilir. Ürünlerimizin karbon ayak izini düşürme yoluna çıkmamız lazım. Sektörlerimiz, kuruluşlarımız bir an önce sürdürülebilirlik ve karbon yönetimine başlamak zorundalar.”

SAK: PARİS ANLAŞMASI ONAYLANMALI 

Prof Dr. Güven Sak ise konuşmasında Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı bir an önce onaylaması gerektiğini belirterek “Anlaşma çerçevesinde daha gerçekçi bir niyet beyanı hazırlamamız gerekiyor. Yeni boru hatlarına ihtiyaç var. Hem karbon yakalama teknolojileri hem de hidrojen için kendimize bir plan hazırlamalıyız. Sınırda karbon vergisi düzenlemelerinden yeşil finansmana kadar tüm süreçlerde yer alabilmek için Paris İklim Anlaşması’nın bir an önce onaylanması gerekiyor” dedi. 

"YEŞİL MUTABAKAT BİR YEŞİL FIRSAT" 

Güven Sak, AB açısından bir iklim değişikliği politikası olarak görünsede Yeşil Mutabakat’ın aslında bir sanayi ve ticaret politikası olduğunu söyledi. “Bu süreç Türkiye için büyük bir fırsat” diyen Sak, şöyle devam etti: 

“Yeşil Mutabakat ile 2050’ye kadar giden bir ekonomik programa sahip olacağız. Büyük şirketlerin Yeşil Dönüşüme intibakı daha kolay olacak, KOBİ’lerin intibakını ciddi olarak düşünmek gerekiyor. Odalar ve dernekler vasıtasıyla dönüşümü desteklemek daha iyi olabilir. AB değer zincirlerinin önemli bir parçası ve tedarikçi konumundayız. Bir an önce Paris İklim Anlaşması’nı onaylamamız, ciddi bir ekonomik programa dayalı, bütçeleri belirlenmiş, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yeni bir niyet beyanı hazırlamamız lazım.” 

HİDROJEN KARIŞIMLI DOĞALGAZ

Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği (GAZBİR) Başkanı Yaşar Arslan, AB’nin Yeşil Mutabakat kapsamında özellikle enerji sektörü açısından net bir karar açıklamadığını belirtti. Doğalgazın Türkiye’de çevre faktörleri göz önüne alınarak yaygınlaştırıldığını hatırlatan Arslan, “Doğalgaz, konutlarımızın yaktığı kömürün karbon oranını yüzde 50 düşürmek demektir. Doğalgaz enerjide yüzde 25'lik payını ve önemini koruyacak” dedi. Boru hatlarında yüzde 20 hidrojen karıştırılmış gaz kullanmanın mümkün olduğunu gördüklerini kaydeden Arslan “Bu yıl yenilenebilir gaz üretimi ve enjeksiyonuna yönelik bir projeyi de hayata geçireceğiz. Karbon ayak izinin belgelenmesi konusunda bir çalışma başlatacağız. Yakın zamanda da yenilenebilir doğalgaz çalışamalarına da başlayacağız” dedi. 

DOĞAN: KÖMÜRDEN ACİLEN VAZGEÇİLMELİ  

GazDay Genel Müdürü Mehmet Doğan Türkiye’nin iklim değişikliğine karşı yeşil dönüşüm için bir an önce niyet beyanınını, yol haritasını ortaya koyması gerektiğini söyledi. Doğan şöyle dedi: 

“Ulusal politikanızı belirlerseniz sanayi sektörü de bunu belirlemek zorunda kalacak. Avrupa’da da bu süreç böyle işliyor. İdeal yakıt nedir? Kömürü acilen kesmek lazım.Tabii ki hidrojenden vazgeçmiyoruz, ama nerede kullanılacağına doğru karar vermek lazım. Bugün Türkiye'de hala kömür santrali yapılıyor, sadece kömürden elektrik üretimini kesseniz emisyonu yüzde 40 kesiyorsunuz. Buna bugün başlasanız bunu gerçekleştirmek 10 yıl alır.” 

MALİYET BAZLI FİYATLANDIRMANIN ÖNEMİ 

Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Elif Düşmez Tek, TÜSİAD raporunda çimento, otomotiv, makine, demir-çelik ve tekstilin Yeşil Mutabakat’tan en fazla etkilenecek sektörler olarak gösterildiğini hatırlattı. Tek, enerji dönüşümünü desteklemek maliyet bazlı fiyatlandırmaya ihtiyaç olduğunu ifade ettti.