Yeşil Mutabakat rüzgar santrali aldırtıyor

ENSİA Başkanı Alper Kalaycı, Yeşil Mutabakat’a uyum sağlamak isteyen işletmelerin karbon ayak izlerini küçültmek için yeşil enerji tüketimine yöneldiğini, kimi şirketlerin ise yenilenebilir enerji santrali satın almayı tercih ettiğini söyledi. 

Enerji Günlüğü - ENSİA Başkanı Alper Kalaycı, Yeşil Mutabakat’a uyum sağlamak isteyen işletmelerin karbon ayak izlerini küçültmek için yeşil enerji tüketimine yöneldiğini, kimi şirketlerin ise hazır yenilenebilir enerjiye dayalı santral satın almayı tercih ettiğini söyledi. 

Yıllardır enerjide dışa bağımlılıkla mücadele eden Türkiye, bunun sonuçlarını yavaş da olsa alıyor. Elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynakların ağırlığı artarken, Batı Karadeniz’deki doğalgaz keşfi de bağımlılığı azaltma umutlarını yükseltti. Ancak Türkiye şimdi bir yandan dışa bağımlılıktan kurtulmak bir yandan da, yerli ya da ithal fark etmez, mutlaka ama mutlaka temiz enerji tüketme zorunluluğuyla karşı karşıya. Tabii Ankara yönetimi bu konuda tek başına değil, tüm ülkeler de aynı dertten muzdarip. Özellikle Avrupa Birliği’nin yürürlüğe koyduğu Yeşil Mutabakat ve bu kapsamda devreye sokacağını ilan ettiği sınırda karbon vergisi uygulamaları nedeniyle… Peki Türkiye’deki şirketler yeni döneme nasıl uyum sağlayabilir? Neler yapmalı? Eneri Sanayicileri ve İşadamları Derneği Başkanı Alper Kalaycı ile konuştuk.

Türkiye enerji verimliliğinde ne durumda?

Mevzuat anlamında ortam tamam. Düzenlemeler yapılmış. Ama şu an itibariyle beklenen hareketlilik yok. Çünkü yatırımcılar belirsizlikler nedeniyle beklemede. Çünkü verimlilik hedeflerinizi hayata geçirmek için yapmanız gerekenlerden bir kısmı ciddi harcamalar gerektiriyor. Herkes enerji verimliliğine yatırım yapacağım dese de kimse şu an için kasasındaki nakitle verimlilik işine girmek istemiyor.

Ama konuşmalara bakılırsa bir hareketlilik var sanki?

Evet öyle, çünkü Yeşil Mutabakat firmaları zorluyor. Demir çelikten başlayarak emisyonu yüksek pek çok sektör Avrupa Birliği tarafından giderek daha fazla sıkıştırılıyor, sıkıştırılacak. Özellikle Avrupa’ya ihracat yapan firmalar açısından süre giderek daralıyor. AB Türkiye’nin en büyük dış ticaret partneri. Toplam dış ticaret içindeki payı yarıya yakın. Dolayısıyla Avrupa Birliği ülkelerine ihracat yapan tüm firmaların bu sürece hazırlıklı olması gerekiyor.

Ne süreci bu?

Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat ile karbon salınımını azaltmayı, karbon ayak izini küçültmeyi, 2050 yılında net sıfır emisyon noktasına yaklaşmayı hedefliyor. Sadece üye ülkelerde değil, üyelerle iş yapan üçüncü ülkelerde de bu konuda adımlar atılmasını sağlamaya çalışıyor. Bu amaçla, sınırda karbon vergisi denilen yeni bir gümrük vergisini devreye sokacağını ilan etti.

Tabii Türkiye’yi de doğrudan ilgilendiriyor haliyle...

Evet. Türkiye’deki ihracatçı firmalar da Avrupa’ya gönderecekleri ürünlerin enerji kimliğini künyesine yazmak durumunda. Yani yoğun karbon emisyonuna yol açılarak elde edilmiş enerjiyi kullanıp da rekabetçi fiyattan Avrupa Birliği ülkelerinde ürün satmanız neredeyse imkânsız hale gelecek. İşte hazırlıklı olunması gereken süreç bu, yani sınırda karbon vergisi uygulamaları süreci.

Firmalar ne yapmalı?

Öncelikle temiz enerji kullanıyorum diyebilecek noktaya gelebilmeleri lazım. Daha doğrusu bunun kanıtlanması gerekiyor. Birçok firma kendisi doğrudan yenilenebilir enerji yatırımı yapma noktasına geldi. Bazıları da, sıfırdan yatırım yerine işletmedeki yenilenebilir enerji santrallerini satın almayı tercih etti, ediyor, bunlara yenileri de eklenebilir.

Örnek satın almalar var mı?

Koç Grubu elektrik şirketi Entek üzerinden Süloğlu Rüzgâr Enerji Santrali'ni satın aldı. Turkcell de Karadağ rüzgar santralinin satın alma sürecini tamamlamak üzere. Rekabet Kurulu onayı çıkmıştı. Bunlar şu açıdan önemli: Bugüne kadar rüzgar santrali yatırımı yapmamış firmalar satın alma yoluyla bu alana giriyor. Koç Grubu ve Turkcell gibi büyük oyuncuları görüyoruz. Bence bu çok önemli bir gelişme.

Bu tip satın almalar artar mı?

Buna benzer yeni satın almalara rastlayacağımız kesin. Aslında Turkcell AB’ye bir ürün ihracatı gerçekleştirmediği halde rüzgar santrali satın aldı. Bunun nedeni, Turkcell’in küresel sosyal sorumluluk sözleşmesini imzalamış bir taraf olarak karbon ayak izini küçültme taahhüdünü yerine getirme çabası olabilir. Ama Koç Grubu’nun Beko gibi önemli sanayi işletmeleri ve markaları, Avrupa Birliği ülkelerine ciddi miktarda ihracat yapıyor Dolayısıyla buna benzer satın almaları, önümüzdeki günlerde başka önde gelen sanayi oyuncularında da görebiliriz.

Sıfırdan yatırım yapmayı deneseler olmaz mı?

O daha zor. Çünkü Türkiye’de elektrik üretim lisansları verilmiş. Yeni ihaleler açılması lazım ki sıfırdan yatırım işine girişsinler. YEKA 3’ü beklemeniz lazım. Aslında lisansı alınmış ama hayata geçirilememiş bazı projeleri satın almaları da mümkün. Ama yine de de bunlar Yeşil Mutabakat’a uyum için hemen devreye sokulabilecek çözümler değil, çünkü hayata geçirilmeleri uzun zaman istiyor. Bu yüzden de şirketlerin işletmedeki mevcut santrallere yönelmeleri hiç de şaşırtıcı olmaz.

Peki siz başka ne önerirsiniz?

para yok. Parası olan dokunmak istemiyor. Yatırım ortamının iyileştirilmesine ihtiyaç var. Bundan böyle firmalar yılda 1000-1500 MW rüzgar santralinin devreye alınması için yılda en az 2000 MW’lık YEKA ihalesi açılıp lisans verilmesi gerekiyor. Verdiğiniz her lisans yatırıma dönüşemediği için yılda en az 1500 MW’lik yenilenebilir kaynaklara dayalı santralin daha devreye alınmasını garantileyecek bir ihale ve lisanslandırma süreci yürütülmeli.

Şirketler Yeşil Mutabakat için ne yapmalı?

Yeşil Mutabakat’a uyum, şirketler açısından bir tercih olmaktan çıkıp giderek bir zorunluluğa dönüşme yolunda. Bu konuda piyasada ciddi bir bilgi kirliliği var. Ama özellikle ihracatçı birlikleri Yeşil Mutabakat konusunda çok ciddi çalışmalar yürütüyor. Ciddi ekipler oluşturmuşlar. Bu ekipler firmaları hem bilgilendiriyor hem de onlara bu alandaki girişimleri için ön ayak oluyor. Bu durumdaki firmalar yenilenebilir kaynaklara dayalı bir yatırım yapmaya karar verirlerse biz ENSİA üyeleriyle onları bir araya getiriyoruz. Üyelerimiz, rüzgar türbini, güneş paneli almak isteyen, santral kurdurtmak isteyen sanayicilerin bu ihtiyaçlarını karşılamak üzere derhal harekete geçiyorlar.

Mehmet KARA - Enerji Günlüğü