Yüksek elektrik zamları neden geri alınmasın?

Hüseyin ORTAK

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bu gün yaptığı yeni düzenlemeyle kademeli tarife değerlerini artırdı. Buna göre elektrik faturalarında, birinci kademe tüketim sınırını günlük 5 kilovatsaatten 7 kilovatsaate, aylık tüketimi 5x30=150 kilovatsaatten7x30= 210 kilovatsaate çıkarttı. 

Zam kararından atılan bu geri adım en düşük kademe tüketime yapılan zammın yaklaşık %38-%40’ının geri alınması gibi duruyor ama hane halklarına etkisinin fatura üzerinde bu kadar olacağından kuşkuluyum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen yasa kapsamında kademeli tarife uygulamasına geçilmişti hatırlarsanız. Yasaya göre elektrikte mesken aboneler için aylık 150 kWh’e kadar olan tüketim miktarı için nihai fiyat 1,37 TL/ kWh, aylık tüketimlerin 150 kWh’ın üstündeki kısmı için ise 2,06 TL/ kWh olarak 1 Ocak 2022 den itibaren uygulanıyordu. Söz konusu yasaya göre kademeli tarifenin hedefi “dar gelirli vatandaşları korumak ve enerji kullanımında tasarruf ve verimliliği artırmak” olarak belirlenmişti.

1 Ocak 2022 öncesinde ise durum, 1 kWh elektrik fiyatı 91,56 kuruştu. Kademeli faturalandırmasın yürürlüğe girmesiyle birlikte 150 kWh’e kadar olan tüketim miktarı için fiyatlar yüzde 50, bunun üzerindeki kullanım için ise yüzde 124 artmış oldu. 

Geçtiğimiz yıl TBMM’de yasalaşan kanun teklifiyle önü açılan Kademeli faturalandırma, kamuoyu önünde çok tartışılmadan yasalaştığı için  bu gün şaşkınlıkla karşılanıyor.

1948’de Meclis tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin 25. Maddesi şöyledir: 

“Herkesin, kendisinin ve ailesinin sağlığı ve iyi yaşaması için yeterli yaşama standartlarına hakkı vardır; bu hak, beslenme, giyim, konut, tıbbi bakım ile gerekli toplumsal hizmetleri ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ya da kendi denetiminin dışındaki koşullardan kaynaklanan başka geçimini sağlayamama durumlarında güvenlik hakkını da kapsar.” 

Evrensel bir insan hakkı olarak kabul edilen barınma hakkının kapsamına barınma koşulları da dahildir. Buradan hareketle, barınma koşullarını ucuz ve temiz ısınma, aydınlatma ve su hakkı olarak anlayabiliriz. 

Kademeli Faturalandırma düzenlemeleriyle ilgili meclis görüşmelerinde konu bu yönüyle değerlendirildi mi bilmiyorum. Ama yapılan tarife düzenlemesinden bir ay sonra tarifeye konut tüketicisi lehine bir yeni düzenleme yapılması ihtiyacı çıkıyorsa ve bu gün Bakanlık ve EPDK bu düzenlemeyi gerçekleştiriyorsa, yapılan bu yüksek oranlı zam doğrudan geri alınabilir ve konutlardaki tüketim faturalandırılması daha kolay anlaşılabilir ve hesaplanabilir bir hale dönüştürülebilir. 

Ne dersiniz