Yüksel: Kalite sistemi şirketlerin gelirlerine yansımayacak

Enerji Günlüğü - ELDER Genel Sekreteri Uğur Yüksel, tedarik sürekliliği kayıt sistemi veya kalite sisteminin dağıtım şirketlerine gelir açısından...

Enerji Günlüğü - ELDER Genel Sekreteri Uğur Yüksel, tedarik sürekliliği kayıt sistemi veya kalite sisteminin dağıtım şirketlerine gelir açısından 2018 yılında çok fazla yansımayacağını söyledi. 

ELDER Genel Sekreteri Uğur Yüksel 3. Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2018’de “Perakende Elektrik Piyasaları ve Dağıtım” adlı panelde yaptığı değerlendirmede, tedarik sürekliliği kayıt sistemi veya kalite sisteminin şirketlere gelir açısından 2018 yılında çok fazla yansıyacak gibi  gözükmediğini, bundan sonra şirketlerin iç süreçlerini bu hedefleri tutturup kalite faktöründen doğacak ilave gelirleri elde edecek şekilde yaşamaya çalışacaklarını söyledi.  

Yüksel şu ifadeleri kullandı:

“Kalite faktörü aslında mevzuatın ilk düzenlendiği andan itibaren gündemimizdeydi. Sadece şirketlerin gelir gereksinimine bugüne kadar yansıtılmamıştı. Aslında modelimiz de temelinde çıktılar üzerinden şirketlerin cezalandırıldığı veya ödüllendirildiği bir bakıma özdenetimin çıktılar üzerinden yapıldığı bir yaklaşımla kurgulanmıştı. Bugün bu sene itibariyle kalite faktörünü hayata geçirdik. Tabi uygulamada detayda çok farklı resimlerle karşı karşıya kalıyoruz. Tedarik sürekliliği kayıt sistemi EPDK tarafından geçmişte de mevzuat içinde yer verilmiş ama niteliği konusunda çok fazla detaya girilmemiş bir düzenlemeydi. Şirketlerden bunu yapması talep edilmişti ama yapılacak tedarik sürekliliği kayıt sisteminin özellikleri konusunda çok fazla bir detay yoktu. Son kalite yönetmeliği düzenlemesiyle birlikte 22 başlıktan oluşan tedarik sürekliliği kayıt sistemiyle ilgili teknik kıstaslar belirlenmiş oldu. Sahadan gerçek zamanlı doğru verinin akması yönünde atılması gereken adımlar tarif edilmiş durumda. Dolayısıyla özellikle kalite faktörü ve müşteri memnuniyetinin en önemli bileşeni olan Kesintilerin süresi ve sıklığı artık hassas bir şekilde izlenebiliyor olacak. Şirketler, regülatör ve müşteriler açısından da umarız hayatlarında farkedebilecekleri kadar da bir ilerleme olacak. Şirketler açısında ELDER olarak vurgulamamız gereken husus var. Her ne kadar bir pozitif gelir üretebilme ihtimali mevzuatla düzenlenmiş olsa da 22 kalemin sahada AG seviyesinde yüzde 90 oranında hazır olması zorunluluğu teoride mümkün kılınan geliri pratikte imkansız hale getiriyor. Şirketlerimizin çoğu 31 Ocak 2018 itibariyle bu 22 teknik kriterin tamamını hazırlayabilme imkanına sahip değil ne yazık ki. Dolayısıyla kalite faktörüyle elde edilmesi düşünülen  toplamdaki gelir gereksiniminin yüzde 3.5’u gibi bir rakam var bu da 2018 yılı için 450 milyon liralık bir potansiyel gelir anlamına geliyor ve bunun yüzde kırkı tedarik sürekliliği kayıt sistemi ve kesinti sayısı ve sıklığıyla ilgili verilerin doğruluğundan oluşuyor ve biz de yüzde 40’ını kaybediyoruz. Bütün bu uzun açıklamaların özeti tedarik sürekliliği kayıt sistemi veya kalite sistemi şirketlere gelir açısında 2018 yılında çok fazla yansıyacak gibi  gözükmüyor. 2019 da da keza yansımasıyla ilgili eleştiriler var. Bu bizim realitemiz. Bundan sonra şirketler iç süreçlerini bu hedefleri tutturup kalite faktöründen doğacak ilave gelirleri elde edecek şekilde yaşamaya çalışacaklar. 

Çok fazla Almanya ile Türkiye arasındaki elektrik kesintisi karşılaştırması yapıldığına dikkat çeken Yüksel, “Türkiye'de dağıtımın yatırımı ve işletmesi için yani kaliteli hizmeti doğru yapabilmek için ödenen bedel kilovatsaat başına Almanya’dakinden üçte bir oranından daha az. Eurodaki son değişimle herhalde dörtte birine falan geldi. Bir de bunu dağıtılan enerji üzerinden toplam enerjiye çevirdiğinizde neredeyse bire on kadar bir fark oluşuyor. Bir de on yıllık ve yirmi yıllık dönemlerde aynı şekilde süregeldiğini düşündüğünüzde  aslında bizim kalite ile iligil beklentilerimizi özelleştirme sonrasındaki etkileri için yeniden değerlendirmemiz gerekiyor. Özel şirketler kamu sektörün kıyasla şu anda reel rakamlarla yedi sekiz kat fazla yatırım yapıyoruz. İçinde bulunduğumuz uygulama dönemi için 27 milyar liralık bir yatırım talebinde bulunmuştuk. Tarife yetkisi üzerinden 18 milyarlık bir bütçe onaylandı.”

ÇATI ÜSTÜ GES’LER İLE BAŞA ÇIKABİLİRİZ

Elektrik dağıtım şirketlerinin çatı üstü GES uygulamaları ile başa çıkabilecek potansiyele  sahip olduğunu kaydeden Yüksel, sektör için yıkıcı olabilecek diğer alan olan elektrikli araç depolamanın şebekeye daha fazla yük olacağından bunu yönetmenin çok güç olduğunu ve apayrı tedbirler gerektirdiğini belirtti.

Sabiha KÖTEK - Enerji Günlüğü