Zirvede RES kuran Borusan EnBW, buzlanmaya karşı ısıtmalı kanat yaptırdı  

Enerji santrallerinin Batı Anadolu’nun dışına çıkıp daha geniş coğrafyaya yayılması, yatırımcıları farklı iklim koşullarıyla yüzleştiriyor. Borusan EnBW'nin, yüksek rakımda buzlanma riski taşıyan Sivas’taki rüzgar santralinde ısıtmalı kanatlar kullanıldı.

Enerji Günlüğü - Rusya - Ukrayna Savaşı ile başlayıp, İran-İsrail-ABD savaşı Hürmüz krizinin takip ettiği süreç, tüm dünyanın enerjiye bakışını değiştirdi. Arz güvenliği meselesinin yeniden gündemin başına oturdu. Ülkeler ithal edilen fosil yakıt bağımlılığından kurtulmanın önemini bir kez daha gördü. Çözüm alternatiflerinin en başında yenilenebilir enerji yatırımları geliyor. Güneş, rüzgar, hidro, jeotermal enerji ve biyokütle kaynakları kullanılarak, çevreye de zarar vermeden enerji üretmek artık hükümetlerin de öncelik verdiği bir konu. 

Türkiye’de işler de dünyadan farklı yürümüyor. Yenilenebilir kaynaklardan, tüketileceği noktaların yakınında enerji üretme fikri, hükümetin ve Enerji Bakanlığı’nın stratejilerine girmiş durumda.    Yatırımlar hızla devam ediyor. Türkiye artık enerjisinin neredeyse yüzde 60’ını yenilenebilir kaynaklardan üreten bir ülke haline geldi. 

Bu üretimin bir bölümü kamuya ait şirketlerce yapılıyor, kalanı ise özel sektörün marifeti. Bu şirketlerden biri de Türk Borusan ile Alman Energie Baden-Württemberg ortaklığı Borusan EnBW Enerji. Sadece yenilenebilir enerji yatırımı yapan Borusan EnBW, oldukça geniş bir portföye sahip.  Rüzgar yatırımlarına öncelikle Batı Anadolu’dan başlayan şirketin son devreye aldığı Pelit RES ise Sivas’ta 2300 rakımlı bir sahada. 

Borusan EnBW Enerji, Santrallerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Evren Aktaş ile şirketin yatırımlarını, sıradaki projelerini konuştuk. Aktaş, Batı Anadolu’nun aksine çetin kış şartları ve yüksek rakımda santral projeleri geliştirmenin zorluklarını da anlattı.

Borusan EnBW Enerji’nin yenilenebilir enerji filosu nasıl şekilleniyor?

Evren Aktaş: Biz Borusan EnBW olarak 2009 yılından bu yana bir joint venture (ortak girişim) olarak yatırımlarımıza devam ediyoruz. Bugün geldiğimiz noktada toplam 935 megavat, kurulu güce sahip 13 santral yönetiyoruz. Türkiye’de rüzgar tarafında 780 megavatla sadece yenilenebilir enerji yatırımı yapan firmalar arasında birinci, 2025 sonu itibariyle genelde de ikinci sıradayız.

Borusan EnBW Enerji olarak en son hangi tesisi devreye aldınız?

En son yatırımımız 80 megavatlık Pelit RES’i 2300 metre rakımda Sivas’ta kurduk. Tam kapasite çalışmaya devam ediyor. Oldukça zorlayıcı bir yatırım oldu ama başarıyla sonuçlandı. Coğrafi olarak artık rüzgar santrallerinin yerleşimleri yaygınlaşmaya başladı. Sivas bölgesi, YEKDEM projelerinin de gelmesiyle oldukça yoğun rüzgar yatırımı almaya başladı. Bu bölgeler coğrafi ve iklim koşulları açısından artık alışık olduğumuzun dışında şartlara sahip. Bu da santral kurulumlarında farklı tedbirler ve uygulamalar gerektirdi.

Ne gibi uygulamalar?

Bu tip zorlu şartlardaki yatırımlarda, proje geliştirmede oldukça dikkat edilmesi lazım. Mesela Pelit RES’e tedarik edilen türbinler ısıtmalı kanatlara sahip (anti-icing blade). Teoride aslında düşük hesaplanan buzlanma kayıpları pratikte çok fazla olabilir. Bu sayede üretim kayıplarının önüne geçme şansına sahip labileceğiz.

Sivas’ta 2300 metre demek yılın önemli bir bölümünün karlı olduğu anlamına geliyor.

Yıldan yıla farklılıklar gösterebilir ama geçtiğimiz kış oldukça yoğun bir kar yağışı aldık. Buzlanma riskine karşı "ısıtmalı kanat" teknolojisi kullanılan Pelit RES, iklim şartlarının zorlaştığı yeni nesil santral kurulumlarına örnek teşkil ediyor. Bu şartlarda çalışırken iş güvenliği önlemlerinin de çok önemsenmesi gerektiğinin altını çizmeliyim.

Borusan EnBW Enerji’nin sıradaki yatırımı ne olacak?

Trakya bölgesinde toplam 400 megavat kapasiteli 4 tane depolamalı rüzgar santrali ön lisansımız var. Bunların izin süreçlerini devam ettiriyoruz. Bizim için bir sonraki yatırım adımı bu projeler. Bataryalı depolama sistemleri de özellikle rüzgar gibi değişken üretimi olan santraller için oldukça önemli. Depolama tesisleri sayesinde hem üretim planları doğru gerçekleşebilecek, hem de dengeleme yönetimi kolaylaşacağı için ticari kayıp yaşama ihtimalimiz azalacak. Bataryalı depolama sistemleri bunun temel bir aracı olacak.

Bu depolama araçları aynı zamanda sıfır fiyatla mücadelede de elinizi güçlendiriyor.

Mutlaka. Sadece depolamalı RES projeleri için değil, mevcut santrallerimiz için de önemli. Gün içinde öyle saatler oluyor ki fiyatlar ‘sıfır’ çıkıyor. 4-5 saatlik sıfır olan fiyatlarda, bataryalı depolama sisteminin “time-shift” (zaman kaydırma)  özelliği, o saatteki üretimi, fiyatların daha yüksek olduğu akşam saatlerine kaydırmamıza imkan verecek.

Kurulum süreçlerinde farklı sıkıntılar yaşanıyor mu?

Sektörde de bilindiği üzere havza TM’ler (Trafo Merkezleri) konusu var. Bazı santrallerimizin bağlantı noktası olarak henüz inşa edilmemiş trafo merkezleri verildi. Bunların, bizim yatırım hızımızla eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi bizler için kritik. Sıradaki santral yatırımına gelecek sene başlamayı planlıyoruz. Umarım sorun yaşamayız.

Bu aralar herkesin dilinde ‘yapay zeka’ var. Sizin bu alanda çalışmalarınız var mı? 

Bir komponent kırılmadan önce bunu fark edebilmek, erken sipariş oluşturabilmek ya da problem büyümeden müdahale edebilmek Türkiye çapında yaşlanan santraller için en temel konulardan biri olacak. Biz de yeni dönemde santrallerimizin verimli yönetimi için makine öğrenmesi ve yapay zeka modelleriyle ‘kestirimci bakıma’ önem veriyoruz.

Mehmet DAYIOĞLU - ENERJİ GÜNLÜĞÜ