ÖZEL RÖPORTAJ - MEHMET KARA
Türkiye’de elektrikli araçlar giderek yayılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Ocak-Mart döneminde trafiğe kaydı yapılan 224 bin 627 adet otomobilin 18.2’sini elektrikli araçlar oluşturdu. Mart 2026 sonu itibariyle trafikte kaydı bulunan 17 milyon 611 bin 509 adet otomobilin yüzde 2.3’ü, yani yaklaşık 405 bin adedi elektrikli.
ŞARJ ALTYAPISI NE DURUMDA?
Elektrikli araç sayısındaki artışa bağlı olarak, bu araçların enerji ihtiyacını karşılayan şarj altyapısı da giderek güçleniyor. 180’den fazla lisanslı şarj ağı işletmecisinin faaliyet gösterdiği sektörde, istasyon başına düşen araç sayısı yaklaşık 9. Avrupa ülkelerinde bu sayının 14 olduğu dikkate alındığında, şarj altyapısındaki yoğunluğun şimdilik yeterli olduğunu söylemek mümkün.
BU KADAR OYUNCU FAZLA DEĞİL Mİ?
Elektrikli araç kullanımı arttıkça, tüketici ihtiyaç ve istekleri de artıyor. Peki nedir bu ihtiyaç ve istekler? Ondan da öte, emobilite dünyasının şarj ağı cephesinde neler oluyor? 180’den fazla oyuncu böylesi bir pazar için yüksek değil mi? Konsolidasyon yaşanması bekleniyor ama bunun takvimi nasıl ilerler?
MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ NE GETİRECEK?
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde yaptığı kapsamlı değişikliklerin amacı nedir? Bu değişikliklerin sektörde ne dür etkileri olacak? Bu ve benzeri sorulara cevap aramak üzere, sektörün en eski ve büyük aktörlerinden birinin kapısını çaldık.
Zorlu Enerji ve WrenHouse ortaklığı Electrip Global çatısı altında Türkiye’de Zes markasıyla hizmet veren, Avrupa’da ise Electrip markası ile altı ülkede faaliyet gösteren Zes - Electrip’in İş İnovasyonu Direktörü Burçin Açan, Enerji Günlüğü’nün sorularını cevapladı.
Zes’in şarj ağı işletmeciliği sektöründeki yeri nedir?
Zes şarj ağı işletmeciliği alanında Türkiye’de erken hareket eden operatörlerden biri. İlk şarj istasyonumuzu 2018’de devreye alarak bu alandaki yolculuğumuza başladık. Bugün yaklaşık 2.000 lokasyonda 5.000’i aşkın soketle Türkiye genelinde en yaygın şarj ağına sahibiz. Amacımız yalnızca geniş bir altyapı sunmak değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimini odağımıza alarak sektörde güçlü bir değer yaratan oyuncu olmak. Bu kapsamda 400 kW ve 720 kW gücünde yüksek hızlı şarj çözümleri sunarak uzun yolculukları daha erişilebilir ve konforlu hale getiriyoruz. Nitekim kullanıcılarımızdan aldığımız geri bildirimler de bu dönüşümü net şekilde ortaya koyuyor. Örneğin bir müşterimiz, İstanbul’dan Çeşme’ye daha önce bir buçuk günde yaptığı yolculuğu artık çok daha kısa sürede tamamlayabildiğini paylaştı. İlk günden bu yana istikrarlı şekilde büyüyerek, bugün geldiğimiz noktada Türkiye’nin en geniş şarj ağına sahip operatörü konumuna ulaştık.
Bulunmadığınız il var mı?
Hayır, 81 ilin tamamında aktif olarak hizmet veriyoruz. Bugün soket sayısı ve kurulu güç açısından Türkiye’nin en geniş şarj ağına sahip operatör biziz ve bu alandaki liderliğimizi güçlendirmek için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca hızlı şarj istasyonlarımızı yaygınlaştırmaya yönelik yatırımlarımız devam ediyor.
Bir elektrikli araç kullanıcısı sadece Zes şarj istasyonları ile bütün Türkiye’yi dolaşabiliyor mu?
Evet, kesinlikle. Ben de kişisel deneyimimle, yalnızca Zes altyapısını kullanarak pek çok noktaya rahatlıkla ulaşabildiğimi söyleyebilirim. Elbette araçların menzili, batarya kapasitesi ve sürüş koşulları gibi faktörler yolculuk deneyimini etkileyebiliyor. Ancak mevcut şarj ağı yapımızla kullanıcılarımızın Türkiye genelinde kesintisiz bir mobilite deneyimi yaşamasını hedefliyoruz. 81 ildeki varlığımızla bizim öncelikli hedefimiz “Nerede olursan ol Zes yanında” söylemini desteklemekti. Şu anda da o şekilde bir kapsam sağlıyoruz.
Ülke dışındaki durumunuz nedir?
Yurt dışı büyüme stratejimiz, gelişim yolculuğumuzun önemli bir parçası. 2022’de aldığımız yatırımın ardından Electrip ile Avrupa’da büyüyen bir ağın parçası olduk. Bugün Electrip, 6 Avrupa ülkesinde faaliyet gösteriyor ve 1.300’ün üzerinde aktif şarj istasyonuna ulaştı. İtalya başta olmak üzere Polonya, Yunanistan, Bulgaristan, Hırvatistan ve Fransa’da faaliyet gösteriyoruz. Türkiye’de sunduğumuz Zes deneyimini Avrupa pazarına da taşıyoruz. Önümüzdeki dönemde Avrupa yatırımlarımızı da artırarak büyümeye devam edeceğiz. Hedefimiz, girdiğimiz tüm pazarlarda ilk 3 oyuncu arasında yer almak.
Yurt içinde ve yurt dışında yeni dönem hedeflerinizi sorsam?
Biz, yurt içi ile yurt dışını ayırmıyoruz. Türkiye’de Zes, yurt dışında Electrip markamızla aynı vizyon doğrultusunda, aynı amaca hizmet edecek şekilde ilerliyoruz. Türkiye’de öncelikli olarak yüksek hızlı şarj istasyonu yatırımlarımıza devam edeceğiz.
Bu anlamda diğer lisans sahiplerinden farkınız nedir?
Hem altyapıya hem de müşteri deneyimini iyileştirecek teknolojilere çok ciddi anlamda yatırımlar yapıyoruz. Diğer operatörlerden en büyük farkımız bu. Yüksek güçlü şarj teknolojilerine yaptığımız yatırımlar bizi ayrıştıran en önemli unsurlardan biri. 400 kW ve 720 kW gibi yalnızca bugünün değil geleceğin ihtiyaçlarına da cevap veren çözümlerle kullanıcılarımızın mümkün olan en kısa sürede yola devam etmesini sağlıyoruz.
Bu farkın müşteriye bir yansıması var mı?
Şu anda bizde 400 kW’lık şarj istasyonları devrede. Bunları ilk devreye aldığımızda, piyasada bu hızlara ihtiyaç duyan araçların sınırlı olduğu söyleniyordu. Ancak bugün, 400 kW’lık şarjı destekleyen araçlar pazara sunulmaya başladı. Yani yarının ihtiyaçlarına da hazır altyapımızla, yüksek şarj hızlarını destekleyebilen sayılı operatörlerden biri olarak kullanıcılarımıza önemli bir avantaj sağlıyoruz.
Müşteri deneyimini iyileştirecek teknoloji derken neyi kastediyorsunuz?
Müşteri deneyimini iyileştiren teknoloji derken, şarj sürecini mümkün olduğunca kolay, hızlı ve öngörülebilir hale getiren çözümleri kastediyoruz. Örneğin RFID kart veya mobil uygulama kullanımı gerektirmeden şarj başlatmayı mümkün kılan Autocharge özelliğimiz var. Şehirlerarası yolculuklarda ise rezervasyon özelliğimiz sayesinde kullanıcılar, istasyona vardıklarında kendilerini bekleyen bir şarj noktası olduğunu biliyor. Yapay zekâ destekli rota planlama özelliği kullanıcılara nerede durmaları ve ne kadar şarj etmeleri gerektiğini söylüyor. Diğer yandan CarPlay entegrasyonumuzla şarj süreci boyunca tüm kritik bilgiler kullanıcıların telefonunun kilit ekranı ve ana ekranında sergilenebiliyor. Bu özelliklerimiz, kullanıcıların bizi tercih etmesini sağlıyor.
Menzil çok önemli olduğu için genellikle şehirlerarası yolculuklardan örnek veriliyor, şehir içlerinde durum nedir?
Şehirlerarası yolculuklar kadar şehir içi kullanım da bizim için kritik öneme sahip. Türkiye’de bizim için stratejik noktalardaki yüksek hızlı şarj istasyonu yatırımlarımız devam ederken, şehir içi ağımızı da güçlendirerek yaygınlaşmayı sürdüreceğiz.
Hangi şehirler, örnek verebilir misiniz?
Spesifik şehirlerden ziyade, yatırım planlarımızı kullanıcı ihtiyaçları ve talep yoğunluğu doğrultusunda şekillendiriyoruz. Kullanıcılarımızdan gelen geri bildirimler bu noktada önemli bir rol oynuyor. Belirli bölgelerde artan talep veya ihtiyaç gördüğümüzde, yatırım planlarımızı hızlı şekilde güncelleyerek o lokasyonlarda konumlanıyoruz.
Geri bildirimleri doğrudan müşteriden mi alıyorsunuz yoksa saha araştırması mı yapıyorsunuz?
Geri bildirimleri hem doğrudan hem de pazar araştırmaları aracılığıyla topluyoruz. Hatta bugün sunduğumuz bazı özellikler doğrudan kullanıcı ihtiyaçlarından doğdu. Örneğin yapay zekâ destekli rota planlama çözümümüz, kullanıcıların yolculuk sırasında nerede duracaklarını ve nasıl şarj edeceklerini kolaylaştırma ihtiyacına yanıt olarak geliştirildi. Bütün kanallarımızda müşterilerimize lokasyon önerisi soruyoruz. Onlardan gelen taleplerin sıralamasını yapıp o noktadaki ihtiyacı gidermeye çalışıyoruz. Bir yandan da doğrudan müşterileri dinlediğimiz farklı kanallar söz konusu. Sosyal medya ve kullanıcı toplulukları gibi farklı kanallar üzerinden gelen talepleri de yakından takip ediyor, bu veriler doğrultusunda yatırım ve geliştirme önceliklerimizi şekillendiriyoruz. Kısacası, tüm karar süreçlerimizin merkezinde kullanıcılarımız yer alıyor.
Rezervasyon uygulaması nasıl işliyor?
Müşterimiz bir yolculuk planladığında, hangi noktada ve hangi saatte şarj edeceğini tahmin ederek o saate bir soket için rezervasyon yapabiliyor. Şarj saatine 15 dakika kaladan itibaren o soketi başka bir kişi kullanamıyor; şarj istasyonu adeta kişiye özel hale geliyor. Müşteri geldiğinde sadece kendisi rezervasyonu kullanıp şarj işlemini gerçekleştirebiliyor.
Peki randevusuz gelen ve başkası rezervasyon yaptığı için hizmet alamayan müşteriye ne söylüyorsunuz?
Kullanıcılar, uygulama üzerinden tüm şarj istasyonlarımızın anlık durumunu görebiliyor. Hangi soketin rezerve olduğunu veya şarj istasyonunun bakımda olup olmadığını, takip edebiliyor. Ayrıca “Müsait olduğunda haber ver” seçeneği ile ilgili soket uygun olduğunda bildirim alabiliyorsunuz.
Birleşme ve satın almalara nasıl bakıyorsunuz?
Türkiye’de 180’den fazla lisanslı operatör var. Burada birleşmeler veya stratejik hamleler olması normal. Biz öncelikle kendi öz kaynaklarımızla organik büyümeye odaklanıyoruz. Hizmet kalitemizi koruyacak ve güçlendirecek şekilde seçici bir yaklaşımla stratejik iş birliklerine açığız. Öte yandan roaming konusu da bu stratejinin önemli bir parçası haline geliyor. Bunu artık yalnızca teknik bir çözüm değil, kullanıcı deneyimini ve erişimi genişleten stratejik bir büyüme alanı olarak görüyoruz. Kullanıcıların tek bir uygulama üzerinden farklı ağlara erişebilmesi, mobilite deneyimini önemli ölçüde dönüştürüyor. Zes olarak en geniş şarj ağına sahip operatör olmamıza rağmen, “birlikten kuvvet doğar” yaklaşımını benimsiyoruz. Farklı operatörlerle yürüttüğümüz roaming anlaşmaları bunun somut örneklerinden biri; Solarşarj ile yaptığımız iş birliği de bu stratejinin ilk adımlarından. Önümüzdeki dönemde bu alanda yeni entegrasyonları devreye almayı planlıyoruz.
Şarj hizmeti yönetmeliğinde değişiklikler neleri hedefliyor ve sizi hangi açılardan ilgilendiriyor?
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) pazarı son derece dikkatli bir şekilde dinliyor. İlk hali de gelişmekte olan bir pazarın ihtiyaçlarına göre oldukça iyi bir yönetmelikti. Pazar yıllar içinde olgunlaştı, farklı bir noktaya geldi, o yüzden de değişiklik ihtiyacı doğdu. Son çıkan düzenlemede de gördüğümüz kadarıyla EPDK öncelikle kaliteyi arttırmayı hedeflemiş. Örneğin TS ISO/IEC 27001 sertifikası ile bilgi işlem altyapısının garantiye alınmasını öngörmüş. Diğer yandan yine ISO 18295 sertifikası ile 7/24 hizmet veren çağrı merkezini zorunlu kılmış. Bu da aslında müşteriye kulak verdiğini ve müşterilerin çok daha güvenli, çok daha sorunsuz bir şekilde yolculuk etmesini sağlamayı hedeflediğini gösteriyor. Öncelikli olarak hedeflenen kalite.
Fiyatlandırma konusu?
Evet, yönetmelik değişikliğindeki bir diğer önemli nokta ise fiyatlama esnekliği. Önceden tüm Türkiye’de şarj fiyatları aynıydı; İstanbul, Edirne veya Hakkâri fark etmiyordu. Şimdi lokasyon bazlı fiyatlama mümkün. Bu operatörler için büyük bir avantaj, çünkü her noktadaki maliyetler farklı. Örneğin, İstanbul’daki bir alışveriş merkezinde maliyet yüksekse, Anadolu’daki farklı noktalarda fiyatlar daha düşük olabilir. Bu esneklik, özellikle müşterilerin lehine olacak. Ayrıca bir esneklik de saate bağlı fiyatlama ile geliyor. Elektrik fiyatları saatlik bazda oluşuyor ve biz fiyat düşüşlerini müşterilere yansıtabileceğiz. Dolayısıyla bu fiyat farklılıklarını doğru takip eden kullanıcılar çok daha uygun maliyetle şarj hizmeti alabilecek.
Bir de ‘spot fiyat sadakat programlarında verilen fiyatların yüzde 25’ini aşamayacak’ deniliyor?
Aslında bu yeni değil, sadece değişiklikle biraz daha görünür hale geldi. Biz zaten üyelerimiz ile üye olmayan misafir kullanıcılar arasında özel bir fiyat farkı uygulamıyorduk. Zaman zaman hayata geçirdiğimiz kampanyalarda da EPDK düzenlemelerine uygun şekilde, müşterilerimize avantajlı teklifler sunuyorduk. Bundan sonra da benzer kampanyalarımız devam edecek, hepsi EPDK’nın hedeflediği gibi müşterilerin lehine olacak.
Bu sektör hâlâ sabit yatırıma ihtiyaç gösteriyor, operasyonel kâr seviyesine ne zaman geleceksiniz, nasıl bir gelecek öngörüyorsunuz?
Biz bu konuda son derece temkinliyiz. Kısa sürede operasyonel kârlılık sağlamak bu tür yeni sektörlerde oldukça zor. Biz bu işe başlarken, 8-10 yıllık bir perspektifle hareket ettik. Bu hedefe her geçen gün daha fazla yaklaşıyoruz, ancak henüz o seviyeye ulaşmış değiliz. Yakın gelecekte bu hedefi yakalamayı planlıyoruz.
Sektörün gidişatına dair beklentilerinizi alabilir miyiz?
Bu sektör gelişmeye açık. 180’in üzerinde oyuncunun bulunduğu pazarda, daha sürdürülebilir bir yapıya doğru dönüşüm yaşanacağını öngörüyoruz. Genel olarak sektör, hızlı büyümenin ötesine geçerek standartları netleşmiş, daha şeffaf ve daha entegre bir yapıya evriliyor. Biz her ne kadar bu sektöre giren ilk şirketlerden biri olsak da bir yandan da iş birlikteliklerine çok inanıyoruz. Bu nedenle, EPDK yönetmeliğinde de yer alan roaming konularına son derece önem veriyoruz ve bu alandaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kullanıcıların farklı uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmadan şarj hizmetine erişebilmesi, sektörü daha entegre bir yapıya taşıyacak. Güçlü finansal yapımız sayesinde yatırımlarımızı artırarak bu dönüşümün aktif bir parçası olmaya devam edeceğiz.
Mehmet KARA - Enerji Günlüğü




