1. HABERLER

  2. ELEKTRİKLİ ARAÇLAR

  3. Çin-Avrupa arası taşınan yük miktarı yüzde 22 arttı

Çin-Avrupa arası taşınan yük miktarı yüzde 22 arttı

Çin Devlet Demiryolu Şirketi, bu yılın ilk çeyreğinde Avrupa-Çin arasındaki sefer sayısının yüzde 29 artışla 5.460’a ulaştığını, taşınan yük miktarının ise yüzde 22 arttığını açıkladı.

Çin-Avrupa arası taşınan yük miktarı yüzde 22 arttı

Enerji Günlüğü - Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi, Ocak-Mart ayları arasında toplam 5.460 tren seferi gerçekleştirdi. Bu seferlerle taşınan mal miktarı ise 546.000 TEU (standart 6.1m konteyner) seviyesine ulaştı. Bu veriler, bir önceki yıla göre Çin-Avrupa demiryolu seferi sayısının yüzde 29 arttığını, bu güzergahta taşınan yük miktarının ise yüzde 22 artış göskerdiğini ortaya koyuyor.

Çin Devlet Demiryolu Şirketi tarafından yapılan açıklamaya göre bu büyüme, özellikle ABD ve İsrail’in İran saldırıları sonrası oluşan jeopolitik gerilimlerin geleneksel denizcilik rotalarında yol açtığı aksamalar ve yüksek hava kargo maliyetleri nedeniyle ortaya çıkan istikrarlı ve verimli ulaşım kanalları arayışından kaynaklandı.

Açıklanan verilere göre Çin’in otomobil ve otomobil parçası ihracatı hızla toparlandı. Kargo çeşitliliği açısından, giden seferlerde en büyük kategoriyi mekanik ekipmanın oluştururken, bunu yıllık bazda yüzde 46'lık bir artış gösteren otomobil ve otomobil parçaları takip etti. Avrupa’dan Çin’e gelen seferlerde ise tahıl, odun hamuru ve kauçuk ile ilgili ürünlerin sevkiyatları sırasıyla yüzde 87, yüzde 64 ve yüzde 24 oranında artış gösterdi.

Demiryolu yetkilileri, Hazar Denizi güzergahı boyunca operasyonları iyileştirmeye yönelik önlemlerle denizaşırı koridorları genişleterek müşterilere daha geniş bir sınır ötesi lojistik seçeneği sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Öte yandan, Çin-Avrupa yük trenleri, 26 Avrupa ülkesindeki 235 şehre ulaşıyor. Aynı güzergahlardaki normal seferlerle karşılaştırıldığında, bu trenler transit süresini yüzde 30’dan fazla kısaltıyor ve konteyner başına ortalama kargo değerini yüzde 41 artırıyor.

Yetililer, yük treni hizmetinin, “benzersiz karayolu avantajını ve çeşitlendirilmiş güzergahları kullanarak hız, maliyet ve güvenilirlik arasında denge kurduğunu ve jeopolitik gerilimler arasında tedarik zincirleri için istikrar sağlayıcı bir unsur haline geldiğini” belirtiyor.