Enerji Günlüğü - Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Atmaca, Türkiye’de kent nufusunda yaşanan artışın su ve elektrik gibi temel kaynakların arz güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Buna karşı alınacak önlemler için gelecek projeksiyonlarının hayati önem taşıdığını vurgulayan Atmaca “Türkiye'de tüketilen toplam enerjinin yaklaşık yüzde 40’ı binalarda kullanılıyor, bunun da yüzde 70’inden fazlası ısıtma, soğutma, havalandırma ve sıcak su için harcanıyor. Bu nedenle, binalarda enerji verimliliği artık bir tercih değil zorunluluk” dedi.
ISI POMPASI GAZDAN AVANTAJLI AMA...
Isı pompası kullanımının, enerji verimliliği çözümleri arasında önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Atmaca, “Isı pompası, doğal gazlı kombiye göre yüzde 40 daha düşük yakıt tüketimi ve yüzde 40 daha düşük karbon salımı sağlıyor. Ancak doğal gaza uygulanan destekler ve elektrik-gaz fiyat dengesi nedeniyle bu teknik üstünlük son kullanıcının faturasına yansımıyor” dedi.
DOĞALGAZA DESTEK ISI POMPASINA KÖSTEK
En iyi enerji verimliliği çözümlerinden biri olmasına rağmen ısı pompası kullanımının yaygınlaşmasının önünde yüksek ilk yatırım maliyeti ve yeni mevzuatlar olmak üzere iki büyük engel bulunduğunu vurgulayan Atmaca, “Doğal gazlı bir sistemin ilk kurulum maliyeti yaklaşık 1.500 dolar seviyesindeyken, ısı pompası sistemlerinde bu rakam 7.000 doları buluyor. İşletme maliyetleri de aynı olunca tüketiciler ısı pompasından uzaklaşıyor” ifadelerini kullandı.
SAATLİK MAHSUPLAŞMA DARBE VURDU
Son yıllarda çatı güneş enerjisi (GES) kullananlar ısı pompasına yönelse de lisanssız elektrik üretiminde aylık mahsuplaşmadan saatlik mahsuplaşmaya geçilmesinin bu avantajı baltaladığını belirten Atmaca, “Güneşten üretilen elektrik yıllık bazda tüketimi karşılasa bile, ısıtmanın en çok ihtiyaç duyulduğu gece saatlerinde veya bulutlu kış günlerinde elektrik şebekeden çekilmek zorunda kalıyor. Bu da sistemin ekonomik avantajını sınırlandırıyor” diye konuştu.
"COP31 ÖNCESİ ACİL TEŞVİK ŞART"
Avrupa'da 2025 yılı itibarıyla yıllık ısı pompası satışlarının 2,6 milyon adede, toplam kurulu sistemin ise 28 milyon adede ulaştığını hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Atmaca, Türkiye’nin de benzer bir ivme yakalaması gerektiğinin altını çizdi. Kasım 2026’da Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde karbon emisyonlarını düşürmek ve doğal gaz ithalatını azaltmak için acil önlem çağrısında bulunan Atmaca enerji verimli sistemleri destekleyecek özel fiyatlandırma mekanizmaları ve vergi indirimleri uygulanması gerektiğinin altını çizdi. Çatı GES ve ısı pompası kombinasyonlarını desteklemek adına mahsuplaşma modelleri ve enerji depolama (batarya) çözümlerinin yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan İbrahim Atmaca, “Enerji politikalarının sadece üretimi artırmaya değil, tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye ve verimli teknolojilere geçişi finansal olarak desteklemeye odaklanmalı” görüşünü dile getirdi.
Enerji Günlüğü - ANTALYA




