1. HABERLER

  2. ELEKTRİK

  3. GÜYAD: Eksi fiyata izin verin, enerji üretimi durmasın

GÜYAD: Eksi fiyata izin verin, enerji üretimi durmasın

Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) elektrik piyasasındaki tavan ve taban fiyat uygulamalarının serbest piyasa dinamiklerini engellediğini, bu nedenle negatif fiyat oluşumuna izin verilmesini istiyor.

GÜYAD: Eksi fiyata izin verin, enerji üretimi durmasın

Enerji Günlüğü - Enerji Yatırımcıları Derneği (GÜYAD) sektörün gündemindeki önemli başlıkları konuşmak üzere, gazetecilerin de davetli olduğu bir toplantı düzenledi. Yönetim Kurulu Başkanı Cem Özkök’ün ev sahipliğindeki toplantıda yatırımcılar piyasa koşullarını, fiyatlandırma mekanizmalarını ve depolama teknolojilerini değerlendirdi. İşte sektör temsilcilerinin çeşitli başlıklardaki değerlendirmeleri:

EMRE ERCAN: FİYAT ARTIŞINA YAPAY MÜDAHALE YAPILMASIN

Enerjisa Üretim CEO Danışmanı Emre Ercan, son aylarda düşük seyreden enerji fiyatlarını tüketiciye ucuz elektrik sağlaması açısından başarı olarak nitelendirdi. Ercan, kriz döneminde Avrupa’da maliyetler Türkiye’nin 3-5 katına çıkarken yurt içi fiyatların sanayi ve tüketici için avantaj yarattığını anlattı. Bunun elektrik üreticileri açısından bazı sorunlar doğurduğunu da belirten Ercan, “Biz fiyatların düşük olmasından sıkıntı duymuyoruz, gurur duyuyoruz; ancak fiyatların gerektiğinde yükselmesinin yapay yöntemlerle engellenmemesi gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Geçen yıl elektrik fiyatlarının neredeyse her 5 saatte bir tavana denk geldiğini, tavanın şu an 4 bin 500 TL dolaylarında bulunduğunu belirten Ercan, “Avrupa’da tavan fiyatın yüzde 60’ı seviyesine ulaşıldığında fiyat baskılanmasın diye tavanı hemen arttırıyorlar. Türkiye’de ise fiyatlar sürekli tavanı görüyor. Biz taban ve tavanın olmadığı, sadece arz ve talebin kesiştiği gerçek noktada eksi fiyatların da oluşabildiği bir sistem istiyoruz. Bu, rekabeti geliştirir ve depolama gibi yatırımların önünü açar” dedi.

Sene başında 100 dolar olan taban fiyatın yıl sonuna doğru 80-90 dolara gerileyebileceğini vurgulayan Ercan, “Eskiden sıfır fiyatı pek görmezdik, şimdi sürekli görüyoruz. Sistem ‘üretimi durdur’ talimatı verdiğinde, eksi fiyata izin verilmediği için sıfır kazanç elde ediyorsunuz. Eksi fiyata yol açılsa, işini iyi yapan şirketler gelir yaratabilir ve dengesizlikler daha adil yönetilebilir” görüşünü paylaştı.

ZİYA ERDEM: HES’LERDEN FERAGAT ETMEMELİYİZ

Sanko Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Ziya Erdem, devletin enerji maliyetini düşürme çabasını sanayiciler olarak başarılı bulduklarını belirterek, “10-15 yıllık büyük yatırımlar ve finansman taahhütleri altındayız; bu taahhütlerin yerine getirilmesi için fiyatların öngörülebilir olması şart” dedi.

2025’in kurak, 2026’nın ıslak bir yıl olduğunu hatırlatan Erdem, ıslak yılda fiyatların nehir tipi santralleri sıfır, hatta eksi fiyatlı saatlerde çalışmak zorunda bıraktığını şu sözlerle dile getirdi:

“Mayıs ayı fiyat ortalaması 3 dolarlar seviyesindeydi. Bu miktar iletim bedellerini dahi karşılayamaz. Bu dengeleyici hidroelektrik santrallerinden feragat edersek, Portekiz ve İspanya’daki gibi karartma süreçlerine yaklaşırız.”

Ziya Erdem, lisanssız güneş yatırımlarına sağlanan mahsuplaşma imtiyazlarının lisanslı üreticiler aleyhine dengesizlik yarattığını, pompajlı HES ve depolama için mevzuat değişikliklerinin kritik olduğunu da sözlerine ekledi.

HAKAN AYTEKİN: BATARYA TEKNOLOJİLERİ TEŞVİK EDİLMELİ

Altek Alarko Genel Müdürü Hakan Aytekin ise depolama başlığı hakkında konuştu. EPDK’nın ilan ettiği 34 GW depolamalı yenilenebilir santral kapasitesinin yenilenebilir enerjinin payını arttıracağını söyleyen Aytekin, “Mevcut mevzuat 1 saatlik (1C) depolamaya göre tasarlanmış. Oysa dünya 4-8 saatlik depolamalara geçti. Bizim de yüzde 40 maliyet avantajı sağlayan 4. jenerasyon batarya teknolojilerini teşvik etmemiz, ‘HIT-30’ teşviklerini hızla hayata geçirmemiz ve yerli üretimin önünü açmamız lazım. Alarko olarak yaklaşık 485 milyon dolarlık yatırım planlıyoruz.”

ERCÜMENT KAYA: DİJİTALLEŞME TÜKETİM AĞIRLIĞINI DEĞİŞTİRDİ

Astronergy Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Kaya, düşük fiyatların ve arz fazlasının faturaya yansımamasına değindi. Faturalarda yazan tutarların yalnızca elektrik fiyatından oluşmadığına dikkat çeken Ercüment Kaya, “Elektrik fiyatı sadece bir enstrümandır; üzerine şebeke altyapı ve dağıtım bedelleri, vergiler, fonlar ve harçlar eklenir. ‘Bu kadar yenilenebilir enerjimiz varken faturalar neden düşmüyor?’ sorusunun cevabı, piyasa takas fiyatı (PTF) ile nihai tüketici faturası arasındaki bu farkta yatar” ifadelerini kullandı. Kaya, 10 yıl önce sabah 07.00-09.00 ve akşam 18.00-20.00 arasında yoğunlaşan tüketim profilinin bugünkü durumunu şu sözlerle özetledi: “Enerjinin dijitalleşmesiyle tüketim ağırlığı saat 20:00’den sonrasına kaymış durumda. Bir televizyon saatte 24 watt tüketirken, bir yapay zeka sorgusu standart bir Google aramasından yaklaşık 9 kat fazla enerji harcıyor.”

KÜRŞAT TEZKAN: TÜRKİYE DEPOLAMADA AVRUPA’NIN İLERİSİNDE

Akfen Yenilenebilir Enerji Genel Müdür Yardımcısı Kürşat Tezkan ise yatırımlara dair izin süreçlerinin hemen hemen her ülkede karmaşık olduğunu buna karşılık, Avrupa’nın en büyük avantajının entegre sistemlerle ülkelerin birbirine destek olabilmesi olduğunu söyledi. Türkiye’nin ise depolama mevzuatını Avrupa’dan önce çıkardığını anlatan Tezkan, “Megavat bazında Türkiye’nin planladığı ölçekteki sistemler henüz Avrupa’da hayata geçmiş değil. Almanya’da yaklaşık 40 MW civarında tesisler gördüm; Türkiye bunların çok üzerinde denemeler yaparak ilerliyor” ifadesini kullandı. Tezkan, Avrupa ile enerji transferinin altyapı eksikliğinden değil zamanında yapılan anlaşmalardan kaynaklandığını, AB sistemi içinde Türkiye’nin verebileceği enerjiye dair kotalar bulunduğunu ve Gürcistan gibi bölgelere de bağlı olduklarını kaydetti.

HÜSEYİN YEĞİN: FİYAT ARALIĞI DEPOLAMA YATIRIMLARI İÇİN YETERSİZ

Türkiye’nin petrolde yüzde 80, doğalgazda yüzde 90 oranında dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Borusan EnBW Enerji Ticareti Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Yeğin, elektrikte tablonun daha olumlu olduğunu söyledi. Elektrik üretiminde dışa bağımlılığın yüzde 35’e düştüğünü, bunun yenilenebilir enerjinin desteklenmesinden kaynaklandığını belirtti. Güneş ve rüzgâra dayalı kurulu gücün 10 yıl içinde 120 GW’a ulaşmasının hedeflendiğini anlatan Yeğin, bu kadar enerjinin tüketilebilmesi için sistemin depolama gibi esnek yapılara dönüşmesi gerektiğini söyledi.

Depolama yatırımlarının ancak değer üretebilen bir sistemde mümkün olduğunu belirten Yeğin, mevcut fiyat bandının batarya yatırımlarını fizibıl kılmadığını vurgularken “Avrupa’da dinamik ve yüksek tavan fiyatlı bir sistem varken, bizde tavan fiyat Nisan öncesi 75 dolardı, şu an 98-99 dolar civarında. 0 ile 99 dolar arası dar bir bant batarya yatırımını kurtarmıyor” ifadelerini kullandı. Yeğin, yenilenebilir enerji sayesinde Türkiye’nin toplamda 1,8 milyar dolar tasarruf sağladığını da sözlerine ekledi.

ALİ KARADUMAN: İLK YATIRIMCININ KORUNMASI ŞART

Mogan Enerji Yatırım Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Karaduman, şirketin jeotermalde Türkiye’de ilk hizmeti veren, ardından rüzgâra yönelen bir kuruluş olduğunu belirtti. Türbin teknolojisinin 2.3 MW’tan 6.5-8.0 MW’a ulaştığını anlatan Karaduman, maliyetler düşse de riski göze alıp sektöre ilk giren yatırımcıların korunması gerektiğini, santral satışlarının başlamasının ise üzücü olduğunu vurguladı.

Pazar günleri yaklaşık 6.000-7.000 MW’lık yenilenebilir kapasitenin “yat” talimatıyla durduğunu, bunun Bulgaristan’ın enerji ihtiyacına denk geldiğini belirten Karaduman, Avrupa ile iletim altyapısı güçlü olsa bu enerjinin ihraç edilebileceğini söyledi. Karaduman, TEİAŞ ile görüşmesinde sistem kullanım bedellerindeki yüksek artışların iletim hatlarının yenilenmesinde kullanılmasını önerdiğini de aktardı.

Erdem Duru - Enerji Günlüğü / İSTANBUL

#GÜYAD #CemÖzkök #EnerjisaÜretim #EmreErcan #SankoEnerji #ZiyaErdem #AltekAlarko #HakanAytekin #Astronergy #ErcümentKaya #AkfenYenilenebilirEnerji #KürşatTezkan #BorusanEnBW #HüseyinYeğin #MoganEnerji #AliKaraduman