İpragaz daha az satıp daha çok kazanıyor

İpragaz CEO’su Selim Şiper, 2001’den bu yana sattıkları LPG miktarı yarıya düşse de cirolarının yüzde 70 arttığını söyledi.

İpragaz daha az satıp daha çok kazanıyor

Enerji Günlüğü - İpragaz CEO’su Selim Şiper, 2001’den bu yana sattıkları LPG miktarı yarıya düşse de cirolarının yüzde 70 arttığını söyledi.

Selim Şiper, Dijital Vaka Kütüphanesi-Markalar Fısıldıyor etkinliklerine konuk oldu. Selim Şiper, Türkiye LPG sektörünün 1960’lardan itibaren hızla büyüdüğünü hatırlattı. “Türkiye’de ilk tüpü doldurmamızdan 2000’e kadar geçen süreçte, o dönem tüpgaz ve dökme LPG’den oluşan pazarın her yıl büyüdüğünü görüyoruz” diyen Şiper, 1995 ve sonrasında ortaya çıkan otogaz gerçeğinin ise bu büyümede sıçrama yarattığını ve 2000 yılında Türkiye LPG sektörünün 4.5 milyon tonluk rekor seviye ile zirve yaptığını belirtti.

Şiper, zirvenin hemen bir yıl sonrasında 2001 yılında ise yaşanan krizin ve doğal gazın Türkiye’de kullanıma sıra dışı bir hızla sokulmasıyla Türkiye LPG sektöründe inanılmaz bir değişimin yaşandığına dikkat çekti. O tarihlerden itibaren tüpgaz ve dökme LPG pazarlarında trajik bir düşüşün yaşandığına dikkat çeken Selim Şiper şöyle konuştu:

“2000 yılında 2.2 milyon ton olan tüpgaz pazarı, bugün üçte bir küçülerek 700 bin tona gerilemiş durumda. 1.1 milyon ton olan dökme gaz pazarı ise yüzde 95’in üstünde bir daralma ile şu anda 70 bin tonlara geriledi. Bu kadar hızlı ve güçlü bir daralma yaşanan pazarlarda iki yol vardır. Birisi kolay olan ve ‘ineği sağmak’ olarak adlandırılan; kısa vadede nakde dönerek, küçülerek risklerden en az şekilde etkilenmeye çalışmaktır, ki bu uzun vadede olumsuz sonuçlar doğurur. Diğeri ise markasına, tecrübesine, kalitesine ve finansal gücüne güvenen şirketlerin tercih ettiği ‘mücadele etmek’tir” dedi.

İPRAGAZ ZORU SEÇTİ

2000 yılına gelene kadar LPG sektöründe tüpgaz ve dökme gaz pazarlarında öne çıkan İpragaz’ın, yaşanan bu görülmemiş değişim ile birlikte ‘ineği sağmak’ yerine çok yönlü mücadele başlattığına değinen Şiper, “Uzun vadeli ve çok yönlü strateji ile farklı açılardan önemli adımlar attık. Öncelikle İpragaz’ın omurgasını oluşturan tüpgaz bayilerimizi sürdürülebilir kılmak için kar hedefimiz olmadan çok çeşitli ürünleri tedarik edip, satmalarını sağladık. Organizasyon yapıları çok uygun olduğu için damacana su markamız olan Birdağ’ı yarattık. Bununla birlikte bulunduğumuz pazarları geliştirdik, yeni segmentler, alt pazarlar kurduk, inovatif ürünler sunduk. Marinegas, Freepoint Isı Şemsiyeleri, LPG PRO gibi yeni markalar yarattık. Prins gibi teknoloji ve kalite açısından dünyanın en önemli otogaz dönüşüm markasını Türkiye’ye getirdik” diye konuştu.

DÖRT TEMEL ENERJİ TEK ÇATIDA

Şiper’in verdiği bilgiye göre otogazla birlikte diğer alanlarda da önemli organik ve inorganik büyüme kaydeden İpragaz, dökme gaz pazarında LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ile de yer aldı. İpragaz’ın elektrik ticareti işine de girdiğini hatırlatan Selim Şiper, İpragaz Elektrik’in 2012 yılından bu yana yaygın İpragaz bayi ağı üzerinden müşterilerine önemli avantajlar sunduğunu vurguladı. Selim Şiper, İpragaz’ı; LPG, LNG, elektrik ve akaryakıt gibi 4 temel segmentte çözümler sunabilen enerji şirketi konumuna taşıyan zincirin son halkasının da GO olduğunu vurguladı. "Akaryakıt alanında da, yüksek standartlarda yarattığımız GO markası ile bir açılım sağladık” diyen Şiper, “Yaptığımız her işte olduğu gibi GO’da da İpragaz markasına uygun insanlarla çalışma ihtiyacı duyuyoruz. Bu yaklaşımla GO markamızı da adım adım, ama her zaman İpragaz desteği ile götürmek niyetindeyiz” dedi.

MİKTAR YARIYA İNDİ CİRO ARTTI

Selim Şiper, LPG sektörünün zirve yaptığı 2000 yılından bu yana İpragaz’ın bu alandaki satışlarının nasıl bir seyir izlediğine ilişkin de bilgi verdi. Şiper şöyle dedi:

“2000 yılından bugüne LPG satış miktarımız yarı yarıya azaldıysa da, ciromuz bugün yüzde 70’in de üzerinde bir artışla 700 milyon dolarlardan, 1.2 milyar dolara yükseldi. Bana göre 55 yıllık İpragaz hayatının özetleyecek tek şey; bu bileşenleri değişen şartlar çerçevesinde doğruya yakın kullanabilmiş olmasıdır. Aksi takdirde tek başına güreşen bir şirketin, bugünkü gibi sağlıklı şekilde ayakta kalması pek de o kadar görülen bir şey değil.” 

Önceki ve Sonraki Haberler