İran`a yeni yaptırımlar yolda...

ABD seçimler öncesi İran'la ilgili sıcak çatışma istemiyor. Rusya da, İran ve Suriye konusunda ABD'yi diplomatik yoldan şaşmamaya zorluyor. Washington...

İran`a yeni yaptırımlar yolda...

ABD seçimler öncesi İran'la ilgili sıcak çatışma istemiyor. Rusya da, İran ve Suriye konusunda ABD'yi diplomatik yoldan şaşmamaya zorluyor. Washington ise İsrail'in baskısına dayanamayıp, yeni ekonomik yaptırımları devreye alabilir
Yaklaşık bir yıldır dünya gündemini meşgul eden iki önemli ve birbirine bağlı ülke; Suriye ve İran... Bu iki ülke her şeye rağmen direnmeye devam etseler de, Batı'da ve İsrail’de savaş tehdidi içeren sözler ve yazılar kesilmiyor. Her iki ülke de ekonomik ve siyasi ambargo altında olmalarına rağmen bu ambargoların sonuçları Batı tarafından yeterli ve başarılı görülmüyor.
Özellikle geçtiğimiz günlerde İran’ın açıkladığı rekor miktardaki petrol ihracatından sağladığı gelir tam da bu noktaya parmak basıyor. Bu nedenle ABD ve AB’nin Temmuz ayından itibaren esas olarak uygulanmaya başlayacak yaptırımların sonuçları muhtemelen 2012 yılı sonuna doğru etkisini gösterecektir.
Bu arada Obama Yönetimi halen taktiksel olarak, Kasım'daki seçimler nedeniyle İran'la sıcak bir çatışmaya girmekten kaçınıyor. Washington bunun yerine diplomatik ve ekonomik cezalandırıcı yöntemleri devam ettirmeye çalışıyor. Son olarak ABD Yönetiminden David Cohen, İsrail gazetesi The Haaretz Daily’ye verdiği mülakatta Moskova’da gerçekleştirilecek görüşmelerden de istedikleri sonucu alamazlarsa İran’a yaptırımı daha da sıkılaştıracaklarını belirtti.
Bu durum da İran’dan petrol ve gaz alan ya da İran’a ihracat yapan ülkelerin ekonomilerinin biraz daha sarsılacağı ve yeni yollar arayacağı anlamına geliyor. Bu ülkelerin en başında da Türkiye yer alıyor. Eğer söz konusu yaptırımlar kış aylarına denk gelir ve Türkiye böyle bir baskı altında kalırsa, Ankara'nın İran’dan aldığı doğalgazı kesme lüksü (daha önce de aktardığımız üzere) yoktur.
Önümüzdeki günlerde Moskova’da düzenlenecek İran’ın nükleer çalışmalarının kontrol altına alınmasıyla ilgili zirve büyük önem taşıyor. Çünkü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in üçüncü kez Kremlin’e geldiği günden beri sürekli ABD’ye mesaj gönderen aksiyonları öne çıkıyor. Önce ABD Başkanı Barack Obama’nın davetine rağmen G-8 zirvesine katılmayıp yerine yeni Başbakan Medvedev’i gönderdi. Aynı tarihlerde kendisi Moskova’da Avrasya’nın NATO’su olmaya aday CSTO zirvesine başkanlık etti. Ardından ise İran'la ilgili görüşmeleri Moskova’ya aldırdı. Başından beri Batı ve ABD ile Suriye ve İran konusu üzerinde anlaşmazlık yaşayan ve Dışişleri Bakanı'nın ağzından "İran’a yapılacak saldırı bize yapılmıştır" mesajını verecek kadar ileri giden Rusya, Moskova zirvesi sırasında da İran konusunun mutlaka diplomatik yollarla çözümü veya uzaması için baskı yapacaktır. Anlaşılan buna karşılık ABD tarafı maruz kaldığı İsrail lobisi baskılarına daha fazla yaptırım ile cevap vermeye çalışacak.