Enerji Günlüğü - Kuzey Denizi'ne kıyısı olan veya yakınında bulunan ülkelerden İngiltere, Almanya, Norveç, Danimarka, Hollanda, Belçika, Fransa, İrlanda, Lüksemburg ve İsveç tarihi bir anlaşmaya imza attılar. Toplam 10 Avrupa ülkesi, yaşlanan petrol havzasını bir "temiz enerji rezervuarına" dönüştürmeyi amaçlayan tarihi bir anlaşma kapsamında Kuzey Denizi’nde açık deniz rüzgar enerjisi şebekesi kurma konusunda anlaştı. Konuya ilişkin anlaşma Hamburg'da düzenlenen Kuzey Denizi Zirvesi sırasında imzalandı.
Ülkeler, anlaşma kapsamında deniz altı kablolarıyla birden fazla ülkeye doğrudan bağlanan deniz üstü rüzgar santralleri inşa edecek. Planların, 100 bin MW açık deniz rüzgar enerjisi kapasitesi sağlaması bekleniyor. Bu ise yaklaşık 143 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılamaya yetecek bir miktar.
9,5 MİLYAR EURO KAMU YATIRIM TAAHHÜDÜ
Anlaşma ile 2030'a kadar 9.5 milyar euro kamu yatırımı taahhüt edildi. Uzun vadede 2040'a kadar da sektörün 1 trilyon euro civarında yatırım çekmesi bekleniyor.
TRUMP’IN ELEŞTİRİSİNE YANIT NİTELİĞİNDE
Avrupa ülkelerinin bu kararın, Davos 2026 Dünya Ekonomik Forumu'nda ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’nın enerji politikalarına yönelik yaptığı eleştirilere bir yanıt niteliğinde olması dikkat çekiyor. Trump, konuşmasında Avrupa'nın "net sıfır" ve yenilenebilir enerji geçişini "ekonomik intihar" olarak nitelendirirken, Kuzey Denizi'ni örnek göstererek fosil yakıt üretimini kısıtlamanın yanlışlığını vurgulamıştı.
Trump, İngiltere'nin Kuzey Denizi'nin üzerinde oturduğunu ama onu kullanmadığını kaydederek, ”Tükenmiş diyorlar ama değil, 500 yıl yetecek petrol ve gaz var" diyerek, rezervlerin hala muazzam olduğunu savunmuştu.
Kuzey Denizi'ndeki offshore rüzgar projelerini "para kaybeden rüzgar değirmenleri" olarak nitelendiren Trump, "Avrupa rüzgar santrallerine bayılıyor ama bunlar kaybeden şeyler" diyerek, Çin'in bile kendi ülkesinde rüzgar kullanmadığını, sadece "aptallara sattığını" iddia etmişti. Avrupa'nın rüzgar odaklı geçişinin enerji fiyatlarını patlattığını, sanayiyi zayıflattığını ve dışa bağımlılığı artırdığını savunmuştu.




