1. YAZARLAR

  2. Murat LeCompte

  3. Brent 110 doları aşarken enerji ateşkesinin sonu
Murat LeCompte

Murat LeCompte

KÜRESEL ENERJİ RAPORU
Yazarın Tüm Yazıları >

Brent 110 doları aşarken enerji ateşkesinin sonu

12–18 Ekim haftası, küresel enerji piyasalarında diplomatik iyi niyet beyanları ile sahadaki fiziki gerçekliklerin sert bir şekilde ayrıştığı bir dönüm noktasına sahne oldu.

Hafta başında manşetlerle sunulan "enerji ateşkesi" ve stratejik rezerv müdahaleleri ekran fiyatlarında kısa süreli bir gevşeme yaratsa da, fiziksel sahadaki eşzamanlı şoklar piyasayı hızla gerçeğe döndürdü.

Nitekim geçtiğimiz cuma günü Brent petrol mayıs ayından bu yana ilk kez 110 dolar/varil seviyesini test ederken, WTI yaklaşık yüzde 10’luk sıçramayla 101 doların üzerine yerleşti.

Piyasadaki bu sert kırılmanın arkasında üç temel etken bir araya geldi:

  • Hürmüz Boğazı ve çevresinde ticari gemi kayıplarının boyut değiştirmesi,
  • Suudi Arabistan enerji altyapısına yönelik füze saldırıları,
  • Ukrayna’nın Rus rafinerilerine yönelik saldırılarını yeniden başlatması.

İşte 12–18 Ekim haftasının öne çıkan dört ana başlığı ve küresel enerji dengelerine etkileri:

1. Hürmüz Hattında Kırılma: Artık Yalnızca Tankerler Değil, Kargo Gemileri de Hedef

Hürmüz Boğazı ve Umman Körfezi hattında seyrüsefer güvenliği, savaşın en karanlık haftasını geride bıraktı. UKMTO (Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları) verileri, ay başından bu yana yayımlanan uyarı sayısının rekor kırarak 25'e yaklaştığını gösteriyor.

Ancak bu haftaki gelişmeler önceki saldırılardan iki kritik noktada ayrıştı:

  • Gemi Kayıpları: Salı günü Umman açıklarında vurulan Singapur bayraklı konteyner gemisi GFS Pridealev alarak battı. Hemen ardından bir diğer konteyner gemisi GFS Giselle isabet alırken, dökme yük gemisi Cape Dao’nun da kaybedildiği bildirildi. Saldırıların yalnızca tankerleri değil, kuru yük ve konteyner taşımacılığını da doğrudan hedef alması Hürmüz krizini genel bir küresel tedarik zinciri krizine dönüştürdü.
  • Lojistik Vergisi: OPEC’in bakanlar düzeyindeki değerlendirmelerine göre, Hürmüz hattında navlun ve savaş riski sigorta primleri taşınan kargonun toplam değerinin üçte birini aşmış durumda.

Füceyre (Fujairah) Limanı yüklemeleri, Umman açıklarındaki STS (Gemiden Gemiye Transfer) operasyonları ve Kızıldeniz’e giden bypass hatları sayesinde bölgenin toplam ham petrol çıkışı savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 70’ini yakalasa da bu mekanizma neredeyse tamamen ham petrole hizmet ediyor; rafine ürünler ve LNG bu kanaldan akamıyor.

2. "Enerji Ateşkesi"nin Sonu: St. Petersburg ve Ryazan Rafinerisi Hedefte

Washington tarafından hafta başında kamuoyuna duyurulan kâğıt üzerindeki "enerji ateşkesi" sahada yalnızca üç gün sürebildi. Moskova ve Kiev tarafından resmi olarak hiçbir zaman teyit edilmeyen bu fiili duraklama, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik yeni bir saldırı dalgası başlatmasıyla tamamen çöktü.

  • Ryazan Rafinerisi: Moskova’ya 300 kilometre mesafede bulunan ve Rusya’nın toplam rafine akaryakıt üretiminin yaklaşık yüzde 5’ini tek başına karşılayan Rosneft’e ait Ryazan tesisi insansız hava araçlarıyla vuruldu ve tesiste yangın çıktı.
  • St. Petersburg Terminali: Hafta sonuna girerken yıllık 12,5 milyon ton kapasiteli devasa St. Petersburg petrol terminali ve bağlantılı akaryakıt depoları hedef alındı.

Ukrayna lideri Volodymyr Zelensky’nin Financial Times’a verdiği röportajda, Rusya’nın Ukrayna’nın elektrik altyapısını vurmayı bırakmadığını belirterek "İşimiz bitti, artık durmayacağız" mesajını vermesi, rafineri savaşlarının daha da tırmanacağını netleştirdi.

3. Dizel Açığı ve ABD’de 1982’den Bu Yana En Düşük Stoklar

Küresel enerji denkleminde en sert gelişmeler dizel segmentinde yaşanmaya devam ediyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) üye ülkeler üzerinden 20 milyon varillik dizel arzını öne çekme kararı ve ABD Enerji Bakanlığı'nın 17 milyon varillik SPR ham petrol takası açması piyasayı sakinleştirmeye yetmedi.

Zira acil durum rezervleri yalnızca ham petrol tutarken, kriz ham petrol değil, doğrudan rafine ürün kıtlığından kaynaklanıyor.

Rakamlar tablonun ciddiyetini özetliyor:

  • ABD'de haftalık distile (motorin/jet yakıtı/kalorifer yakıtı) stokları 102 milyon varile gerileyerek 1982 yılından bu yana görülen en düşük mevsimsel seviyeye indi. New York toptan dizel vadeli işlemleri galon başına 4,90–4,93 dolar seviyesinde konsolide olurken, dizel rafineri marjı (“crack spread”) 100 dolar/varil üzerinde işlem görmeye devam ediyor.
  • Rusya’ya karşı mevcut yaptırımlardan geçici olarak muafiyet tanınan ABD-Rusya dizel mutabakatı kapsamında, Primorsk’tan yüklenen 40 bin tonluk ilk kargo Akdeniz havzasına yöneldi.
  • Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak’ın yıl sonuna kadar ayda 3–3,5 milyon ton ihracat kapasitesine ulaşılabileceği yönündeki açıklamalarına karşın, Moskova’nın kendi ihracat yasağı ekim sonuna kadar yürürlükte kalmaya devam ediyor.

Piyasa vaatleri dinlese de kış kapıdayken fiziki distile açığının primini ödemekten vazgeçmiyor.

4. LNG Kısıtı ve Avrupa’nın Yüzde 73’lük Kış Riski

Doğal gaz cephesinde ise Avrupa kıtası kış sezonunda hedeflenen depolama güvenlik marjının oldukça gerisinde kalıyor.

  • Depolama Açığı: Avrupa Birliği genelinde yeraltı doğal gaz depolama doluluk oranı %73 seviyesinde. Birlik mevzuatının öngördüğü yüzde 80 kış eşiğinin belirgin şekilde altında kalınması, gösterge TTF fiyatlarını megavat saat başına 70–85 euro bandına (yaklaşık 24–26 $/MMBtu) itmiş durumda.
  • Katar Mücbir Sebebi: QatarEnergy, İtalyan Edison başta olmak üzere Avrupalı ve Asyalı alıcılara yönelik LNG teslimatlarındaki mücbir sebep uygulamasını kasım sonuna ve aralık ayının başına kadar uzattı. Sıvılaştırılmış doğal gazın Hürmüz çevresinden dolaştırılabileceği bir boru hattı veya bypass kanalı bulunmadığı için pazar bütünüyle ABD LNG kargolarına bağımlı kalmaya devam ediyor.

Genel Değerlendirme

12–18 Ekim haftasının bizlere gösterdiği en yalın gerçek şu: Küresel enerji piyasalarında ekran fiyatları geçici diplomasi başlıklarıyla kontrol altına alınamıyor. Hele fiziksel teslim fiyatları hiç mi hiç alınamıyor.

Hürmüz’de kuru yük ve konteyner gemilerinin batması, Suudi Arabistan’da Riyad Havalimanı saldırıları sonrası uluslararası enerji devlerinin (BP, Shell) Riyad’daki Dünya Petrol Kongresi’nden çekilmesi ve Rus rafinerilerine yönelik dron akınlarının yeniden başlaması, fiziksel risk primini 110 dolarlık Brent seviyesine çıkardı.

Ham petrol, donanma refakatleriyle ve STS aktarımlarıyla bir şekilde adresine ulaşıyor; ancak ne hasar gören rafinerilerin yerine yenisi bir gecede inşa edilebiliyor ne de boğazın ardında sıkışan LNG açık denizde hortumlarla nakledilebiliyor.

Henüz kış soğukları tam anlamıyla başlamamışken, piyasa fiziksel altyapıya inen her darbenin faturasını peşin olarak kesiyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar