Bizim gibi kendisi sömürülen, en fazla yerli işbirlikçilerin, emperyalist sömürgenlerle birlikte nemalandığı ülkeler bu işi pek bilmeyiz.
Mafya dizilerini izleyerek, işletmelere, firmalara nasıl çökülüyor öğrenmek mümkün ama bir ülkeye nasıl çökülür ki? Bunu düşünmesi bile bizim için zor gerçekten.
Ama Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve onun görgüsüz, faşist zihniyetli lideri Trump sağ olsun, bize öğretiyor.
Evet, bütün dünyanın gözü önünde, mırıldanmalar dışında kimsenin gıkı çıkmadan, adamlar bir ülkeye çöktüler.
3 Ocak 2026 tarihinde, ABD birlikleri kısa bir harekât ile Venezüella’nın tartışmalı da olsa resmi başkanını, karısı ile birlikte derdest edip ABD’ye götürüyor ve uyuşturucu karteli yönetmek suçundan tutukluyor.
Kısa harekât, 60 civarında çoğu Kübalı (Bu da ayrı bir tartışma konusu, Venezuella Cumhurbaşkanını Kübalı askerler koruyor?) asker zayiatı, mevcut başkan yardımcısı ve diğer yöneticiler sessiz.
Nasıl ama? Büyük devlet olmak böyle bir şey işte. Acaba herkes, bizi kıskandıkları gibi ABD’yi de kıskanıyor mudur?
Anlaşılan önceden ayarlanmış bir baskın, mevcut başkan yardımcısı geçici başkan olarak atanıyor, yöneticiler göreve devam. Peki fark nerede? Şurada: Petrolün ve diğer bazı kaynakların kontrolü ABD’ye geçiyor, satılacak yeri ABD belirliyor, parayı ABD alıyor, harcamayı ABD yapıyor.
Bu paralar nereye harcanıyor derseniz, asıl konumuz da tam olarak burası. Yani çökme tam olarak buraya.
Haziran ayında Donald Trump’ın bir açıklaması var, “Bu savaşı kazanmamız 48 dakika sürdü ve milyonlarca varil petrol getirdik” diyor. Adam utanmadan, ABD’nin Venezuela’daki askeri operasyonun maliyetini petrol sayesinde “28 kat fazlasıyla” karşıladığını açıklıyor.
Operasyonu yap, harcadığının 28 katını al. Nasıl ama?
PARALAR NEREDE?
22 Temmuz 2026’da, Financial Times’ta yer alan bir haberde, ABD’nin Venezuella petrolünün satışından, yılın ilk 6 ayında 13 milyar ABD doları gelir elde ettiği yazıyor. Ancak aynı haberde 10 milyar ABD dolarının ortada olmadığı açıklandı ve kel görünmüş oldu.
ABD tarafından bugüne kadar yapılan tek resmî açıklama Nisan ayında yapılmış. Dışişleri Bakanlığı'nda üst düzey bir yetkili olan Michael Kozak, ABD Kongre üyelerine Caracas’a 3 milyar dolar gönderildiğini ve uluslararası denetçilerin banka hesaplarını izlediğini belirtmiş.
ABD Enerji Bakanlığı paranın her iki ülkenin halkına da fayda sağlayacak şekilde kullanılacağını, Dışişleri Bakanlığı ise milyarlarca doların Venezuela ekonomisine akacağını iddia etmiş. Ama Temmuz 2026 itibariyle 13 milyar doların 10 milyar doları ortada yok.
ABD hükümeti bu paranın nerde olduğu, nereye harcandığı konularında en ufak bir açıklama yapmamış.
Organize İşler filmini anımsıyor musunuz? Bir sahne vardı…
Araba nerede?
Satıldı…
Para nerde?
Gelecek…
Araba nerde?
Satıldı…
Para nerede?
Gelecek…
Araba nerede?
...
Görüyoruz ki ABD’de çok organize.
Petrol nerede?
Satıldı…
Para nerde?
?
İşte tam da bu durumu yaşıyor Venezuella.
Petrol gelirleri geleneksel olarak Venezuela ulusal gelirinin yaklaşık dörtte birini oluşturduğundan, bu paraların ülkeye dönmemiş olması zaten kötü olan ve düzeleceği söylenen ekonominin de iyice kötülemesine yol açıyor.
New York Times’ın haberine göre, Venezuela’nın finans sistemi ve enerji sektörünün denetimi, fiilen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun kontrolünde.
Venezuela ihracatından elde edilen gelirler önce ABD Hazinesine, oradan da kademeli olarak Venezuela’ya aktarılıyor. Paranın kimler tarafından ve hangi amaçlarla harcanabileceğine Marco Rubio karar verirken, aynı zamanda ülkede ticari faaliyet yürütmesine izin verilen kişileri de belirliyor.
Ne güzel bir düzen değil mi? Başkasının malına çök, satıp parayı cebe at, sonra kim kullanacak, nasıl kullanacak sen belirle.
ABD NE İÇİN GİTMİŞTİ?
Beyaz Saray’ın tezine göre; ABD petrole çökmeden önce, petrol gelirleri ülke ekonomisi için kullanılmadığı ve rejim tarafından cebe atıldığı için ülke ekonomisi çok kötüydü. Ancak yeni dönemde, petrol gelirleri sayesinde ülke ekonomisi güçlü bir toparlanma yaşayacaktı.
Ancak Washington’daki Ekonomi ve Politika Araştırma Merkezi’nde görev yapan Venezuelalı ekonomist Francisco Rodriguez’in, Financial Times’a verdiği demeçten anlıyoruz ki, resmi ilk çeyrek büyüme oranı yüzde 2.5 ile neredeyse beş yılın en düşük seviyesinde gerçekleşmiş. Rodriguez “Venezuela'nın ilk çeyrekte petrol gelirlerindeki artışa rağmen daha hızlı büyümemesinin nedeni muhtemelen ABD’nin bu gelir artışının tamamını Venezuela hükümetine aktarmamış olmasıdır” diyor.
Petrol nerde?
Yok…
Para nerde?
Yok…
Bunlar olurken, ülke bir de doğal felaket yaşadı biliyorsunuz. Venezüella Haziran 2026’da çok büyük iki depremle sarsıldı. Birleşmiş Milletler (BM - UN), felaketin verdiği zararın 37 milyar dolar civarında olduğunu açıkladı. Peki ABD ne yaptı? Venezuela’ya 386 milyon dolar insani yardım ve destek sağlamak üzere asker gönderdi.
Gözleriniz yaşarmıştır eminim, ne kadar yardımseverler.
Olay ABD’de bile rahatsızlık yaratmış durumda. Hem Cumhuriyetçiler hem Demokratlar, kongrede, fonların harcanması ve yolsuzluğu önleme tedbirleri konusunda açıklama talep ederek yönetime baskı yapmaya başlamış durumdalar.
Demokrat üyeler, yönetimin petrol gelirlerinin yönetimine ilişkin yeterli bilgi paylaşmadığını belirterek şeffaflık eksikliğini eleştirirken (niye adamların malına çöktük diye değil itiraz), Cumhuriyetçi Temsilci María Elvira Salazar da fonların kullanımına ilişkin ayrıntılı raporların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini ifade ediyor.
Bu arada mevcut geçici Başkan Rodriguez ve yönetimi, IMF nezdindeki kaynaklara ve İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan Venezuela altınlarına erişebilmek için uluslararası girişimlerde bulunuyor.
ÇÖKMENİN İTİRAFI
Aslında çökmenin itirafını da ABD yönetimi kendisi yapıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Ocak ayında Kongre'ye yaptığı açıklamada, "Venezuela'da hükümet tarafından yönetilen yozlaşmış ve çökmüş bir petrol şirketi var" ve "rejimi bir arada tutan şey yolsuzluk ve rüşvetti" demiş.
Temmuz ayına geldiğimizde görüyoruz ki, değişen hiçbir şey yok, aynı yozlaşmış rejim, aynı yapı, aynı petrol şirketi. Değişen, kasanın başına Trump geçti…
Venezuela'nın devlete ait petrol ve doğalgaz şirketi PDVSA, 2016'dan beri petrol gelir rakamlarını yayınlamıyordu, şimdi de Trump ve ekibi rakamları kamuoyuna açıklamıyor.
Trump yönetimi, Venezuela'nın altın ve diğer mineral ihracatını da kontrol ediyor, iş petrolle de bitmiyor yani...
Çöktün mü tam çökeceksin…
Organize İşler bunlar:
Petrol nerede?
Para nerede?
Bir de “Parayı takip et, suçluyu bulursun” sözü var, oraya hiç girmeyelim en iyisi.