Güneş ve rüzgâr elektrik üretiminde hâkim konuma geliyor

Yenilenebilir enerjinin, özellikle rüzgâr ile güneş santrallerinin elektrik üretiminde payının giderek arttığı ve hakim konuma geldiği kaydedildi.

Enerji Günlüğü - Yenilenebilir enerjinin, özellikle rüzgâr ile güneş santrallerinin elektrik üretiminde payının giderek arttığı ve hakim konuma geldiği kaydedildi.

TSKB Enerji Çalışma Grubu, ekonomiye etkileri, global jeopolitik ilişkiler ve çevreyle doğrudan ilişkisi nedeniyle her zaman en önemli sektörler arasında yer alan enerji sektörüyle ilgili bir rapor yayınladı. “Enerji Görünümü 2020” başlıklı rapora göre, yenilenebilir enerjinin, özellikle rüzgâr ile güneşe dayalı elektrik santrallerinden üretilen elektrik enerjisinin toplam enerji arzındaki payı giderek artıyor. Bu durumun arkasında yatan başlıca etkenler de, söz konusu santrallerin çevre dostu olması, üretim maliyetlerindeki artan düşüş eğilimi ve yeni teknolojiler sayesinde bu tip santrallerin elektrik şebekesine uyumunun artması olarak sıralanıyor. 

ÇATI ÜSTÜ VE CEPHE GES YATIRIMLARI ARTACAK

Toplam 1.000 MW bağlantı kapasitesi için gerçekleştirilecek Mini YEKA GES yarışmalarına başvuruların 18-22 Ocak 2021 döneminde yapılacağı hatırlatılan raporda, çatı üstü ve cephe güneş sistemlerine yatırımların artmasının beklendiği kaydedildi. Türkiye’nin, güneşlenme süresi ve güneş ışınım şiddetinin mertebesiyle diğer Avrupa ülkelerine göre avantajlı ve güneş enerjisinden en iyi yararlanan bölgeler arasında yer aldığı belirtilerek, kamu otoritesinin bu konudaki teşvik edici tutumunun da çatı ve cephe güneş sistemlerine yatırımın artacağı beklentisini doğurduğu ifade edildi. 

SANTRALLERDE İÇ TÜKETİM HİBRİT TEKNOLOJİLERLE SAĞLANABİLİR

Raporda ayrıca elektrik üretim santrallerinde, birden fazla kaynaktan elektrik üretilmesinin önünü açan iki yeni düzenleme yayımlandığı kaydedilerek, bu yönetmelikler ile, şebekeye aynı bağlantı noktasında bağlanmak kaydıyla birden fazla enerji kaynağından elektrik üretilebilecek tesisler kurulabilmesi olanağı doğduğu ifade edildi. Üretim tesislerine hibrit teknolojinin eklenmesindeki asıl amacın iç tüketimi karşılamak olduğu belirtildi.

FİNANSMANDA YENİLENEBİLİR YATIRIMLARIN ÖNEMİ SÜRÜYOR

Yenilenebilir enerji projeleri, bir taraftan sürdürülebilirlik perspektifinden çevreye duyarlı projeler olarak kategorize edilirken, diğer taraftan düşen MW başına sabit yatırım tutarlarına karşılık mevcut YEKDEM tarifesinde aynı fiyat seviyesinden satış imkânı ile öne çıkıyor. Bu sebeplerle, geçtiğimiz 1-2 yılda mevcut YEKDEM tarifesinden faydalanan projelerin finansmanının yeni yatırım finansmanı açısından sektörü domine ettiği belirtilen raporda, önümüzdeki dönemde risklerini minimize eden projelerin finansman anlamında öne çıkacağı kaydedildi. Rapora göre çevresel ve sosyal açıdan uluslararası standartları sağlayan ve riskleri aksiyon planları ile yöneten projeler son yıllarda dünyada hızla örnekleri artan “yeşil tahvil” ihracı yoluyla da finansmana erişim imkânı bulabilecek.

Raporda ayrıca iklim değişikliği ve küresel ısınmanın çok ciddi sonuçlara yol açacağına da dikkat çekiliyor.