İsrail ve ABD İran’ı vurdu Rusya kazandı

Birol OĞUZ

Uluslararası siyaset ve ticaret gerçekten ilginç dengelerle birbirine bağlı. Bazı istisnalar hariç hem bıçak sırtında her an bir tarafa devrilmeye meyilli hem incecik ipliklerle bağlı koptu kopacak şekilde…

İsrail ve ABD’nin; “İran’a ders vereceğiz, yıkıp geçeceğiz, yok edeceğiz” nidalarıyla başlattığı İran saldırıları, lider katliamı dışında pek bir sonuç doğurmadı. Liderler değişse de rejim yerinde. Hatta rejim muhalifleri mevzii kaybetmiş durumda.

İki büyük silahlı güce kafa tutması, geri adım atmaması İran’ı neredeyse kahraman yaptı. İsrail açısından oldukça fazla kazanım ifade ediyor olsa bile ABD tam anlamıyla çuvallamış durumda.

Konuyla ilgili önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi ABD ile birlikte körfez ülkeleri ciddi zarar görürken, büyük petrol firmaları ve Rusya gibi Hürmüz Boğazına bağlı olmayan petrol ihracatçısı ülkeler bu işten fayda gördü.

ABD’nin İran üzerinden Çin’e darbe vurma çabası da tamamen boşa çıkmış durumda…Trump kuzu kuzu Çin’e gitti ve neredeyse eli boş döndü.

Hemen arkasından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’de Çin’e bir ziyaret gerçekleştirdi.

Amaç Rusya ile Çin arasında söz konusu olan “Sınırsız İşbirliği/Ticaret” ortaklığını geliştirmek, geleceği planlamak ama Trump her iki lidere de gerek kalmadan söz konusu ortaklığın gelişimi için gereken çabayı göstermişti zaten.

İRAN SAVAŞI TİCARET HACMİNİ ARTTIRDI 

İki ülke arasında uzun yıllardır geçerli olan “Sınırsız İşbirliği/Ticaret” ortaklığı, uzmanlara göre neredeyse sınırına yaklaşmışken, İran savaşı sayesinde tekrar ivme kazanmış durumda.

Özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi sonrası uygulanan ambargolar neticesinde, Çin, Rusya’nın hem ihracat hem ithalat anlamında en büyük ortağı haline gelmişti. Son dört yıl içerisinde ticaret hacmi yüzde 50’nin üzerinde artış kaydederken, 200 milyar ABD dolarını aşarak hedeflerine de ulaşmalarını sağlamıştı. 

Çin, Rusya’nın başta petrol, doğal gaz, kömür gibi enerji kaynaklarının temel alıcısı olurken, Rusya buradan kazandığı paralar ile Çin otomotiv ve elektronik sanayiinin en büyük müşterilerinden biri olmuştu. 

Ancak enerji kaynaklarında özellikle Rus ürünleri için fiyatların ciddi düşüş kaydetmesi, mevcut doğal gaz boru hattı kapasitesinin tam olarak kullanılıyor olması ve artırılamaması gibi sebeplerden, Rusya az kazanınca az harcamaya başlamıştı.

Yüzde 50’nin üzerinde artış kaydeden ticaret hacmi 2025 yılında gerilemeye başladı. 

Rusya'nın Çin’e ihracatının neredeyse yarısını oluşturan petrol ihracatının değeri yüzde 20 düşerken, petrol ürünleri yüzde 33, kömür ihracatı ise yüzde 27 düşüş kaydetti. Bunda, Çin’in biraz kaynak çeşitlendirmesi biraz düşük fiyatlı İran petrolüne yönelmesi ve oraya da destek atması da etkendi. 

Bunun sonucunda, ticaret hacmi 2025'te yüzde 7 oranında düşüş kaydederek 227 milyar ABD doları seviyelerine indi.

Çin resmi rakamlarına göre, Rusya'nın Çin'e ihracatı yüzde 3,9 azalarak 125 milyar ABD dolarına inerken, Çin'in Rusya'ya ihracatı ise yüzde 10 azalarak 103 milyar ABD doları seviyelerine indi. Rusya'ya binek otomobil ihracatı yüzde 44, yük araçları ihracatı yüzde 67, Telekom ekipmanları yüzde 27 ve bilgisayar sevkiyatları yüzde 31 azaldı.

2026 YENİDEN DOĞUŞ YILI 

2025 yılı iki ülke arasındaki ticaret hacminde gerileme yılı olmuşken, Trump sayesinde 2026 yılı yeniden doğuş olarak nitelendirilebilecek göstergeler ile başladı. 

İki ülke arasındaki ticaret hacmi, Ocak-Nisan döneminde yıllık bazda %20 artış sergileyerek 85 milyar ABD doları seviyesine ulaştı. Rusya ihracatı %17 artarak 47 milyar ABD doları, Çin ihracatı ise %23 artış göstererek 38 milyar ABD dolarına ulaştı.

Peki nasıl gerçekleşti bu?

Trump sağ olsun… Hürmüz kapandı, Rusya'nın Çin'e petrol ihracatı yüzde 22, petrol ürünleri ihracatı ise yüzde 9 arttı. Fiyatlar da tavan yapınca Rusya’nın artık harcayacak parası da oldu. Otomotiv ihracatı hemen hemen iki katına çıkarken, elektronik ihracatı yüzde 21 artış gösterdi.

Bu karşılaştırma, düşüş gösteren 2025 yılı rakamları sebebiyle gerçek durumu göstermez diyebilirsiniz ama 2024 yılı rakamları ile karşılaştırıldığında da yüzde 10 civarı bir artışa işaret ediyor olması tezimizi yeterince destekliyor. 

ABD VURDU, RUSYA KAZANDI

Kriz gerileme gösterdiği takdirde ticaret hacmi tekrar 200 milyar ABD dolar seviyelerine inebilir ama Çin’in enerji gereksinimi hem Rusya hem İran için tatmin edici ölçülerde olmaya devam edecek, bu da bir yandan Çin’in ihracatını desteklerken Yuan ile ticaret hedefine de hizmet edecektir.

Çin, bu yolda emin adımlarla ilerliyor. Elinde tuttuğu ABD hazine bonosu rakamlarını ve değişimi takip ederek Çin’in nereye doğru gittiği görülebilir.

Not: Yazıda kullanılan rakamlar, bağımsız Rusya haber sitesi The Moscow Times’dan alınmıştır.