Nasıl ama? Güzel bir yaklaşım değil mi? Kim söylüyor bunu? Dünyanın Deli Dumrul’u...
Yanlış okumuyorsunuz. Adam diyor ki; “Vurulabilecek birçok başka hedef var, dizel yakıtı hedef almayın. Bu dünyaya zarar veriyor.”
Ben zaten İran’a saldırarak, Hürmüz’ün kapanmasına sebep olarak yeterince sorun çıkarttım. Petrol fiyatları zirvede, yakıt fiyatları deseniz durmak bilmiyor… Siz de gidip rafineri vuruyorsunuz.
Trump efendi durmuyor, konuşmaya devam ediyor…
“Ukrayna, Rus enerji hedeflerini vurmamayı kabul etti. Rusya da aynı şeyi yapmayı kabul etti. Dünya genelindeki dizel fiyatı artışının asıl nedeni İran değil büyük ölçüde Rusya-Ukrayna Savaşı'dır.”
ABD’de dizel fiyatları galon başına 6,23 dolarla rekor seviyeye ulaşırken, benzin fiyatları da galon başına 4,32 dolara yükseldi ve Trump “Vallahi de billahi de ben yapmadım” diyor.
Ah ah, bunlar hep Ukrayna ile Rusya yüzünden...
Adamlar savaşıyor, ne yapacaklar peki?
Karadeniz’de Türk gemileri var, gidin onları vurun demek istiyor herhalde.
Zaten vuruyorlardı, daha çok vurun diyor olmalı...
Karadeniz’de son beş ay içinde 15 kadar Türk gemisi saldırıya uğradı.
Her iki tarafça, her iki tarafın limanlarında veya yük taşırken.
Yaralısı var, ölüsü var, hafif hasarlısı, ağır hasarlısı, batanı var…
Son olarak 13 Eylül 2026 tarihinde Lionfish gemisi saldırıya uğradı.
Türkiye bayraklı, Türkiye şirketi sahipli bir konteyner gemisi bu.
Diğerlerinden farklı olarak, Ambarlı-Trabzon (sonraki durağı Rusya diyenler de var ama resmi açıklama olmadan tam olarak bilemeyeceğiz) arasında giderken vurulmuş olması.
Yani gemi Türkiye’deki bir limandan yine Türkiye’deki bir başka limana giderken vuruluyor.
Hem de Türkiye karasularında.
Konuyla ilgili resmi bir açıklama hala yok.
Türkiye karasularında, Türkiye limanları arasında seyreden bir gemi vuruluyor ama resmi ve yarı resmi makamlardan “tık” yok.
Gemide yangın çıkıyor, söndürülüyor.
Allahtan ölü-yaralı yok.
Trabzon’a doğru yoluna devam ediyor gemi.
Öyleyse konuyu kapatmaya, örtmeye çalışalım.
Niye?
Çünkü aslında çok ciddi, açıklamaya muhtaç bir durum söz konusu.
Deli Dumrul, “İki taraf ile de konuştum, enerji tesislerine saldırı olmayacak” dediğine göre, Karadeniz’de ticari gemilere saldırılar devam edecek.
Her iki taraf da, diğerinin ticaretine, günlük hayatının devamına, gelir kapılarına zarar verip, yıldırmak istiyor. Gerçek savaştan yoruldular. Savaşın yaklaşık 8 milyon insanın yer değiştirmesine ve 1.6 milyon insan kaybına sebep olduğu belirtiliyor.
İnsan gücü azalınca ve insan kaybından uzak durmak istendiği için savaş yıpratma savaşına döndü. Son hamlede birbirlerinin ticaretlerine zarar vermek.
Her iki ülkede de, alım-satım iki yönlü ticarete engel olunarak hem gelir kaybı oluşturmak hem ülke vatandaşlarına sıkıntı yaşatarak savaştan çekilmesini sağlamak amaçlanıyor.
Ukrayna’nın, son dönemlerde Rus rafinerilerine saldırıları bu amaca mükemmel hizmet ediyordu ama Deli Dumrul, gidişattan fazlasıyla rahatsız olunca “durun” dedi, “başka şeylere yönelin” diye de yol verdi: Etrafta Türkiye’nin gemileri var, onları vurun... Onlar da gelip bizim karasularımızda, bizim gemilerimizi vuruyor.
Ve biz susuyoruz…
Bu iş muhtemelen kapalı kapılar ardında yoğun bir şekilde görüşülüyor, fırçalar çekiliyor ama kamuoyundan saklanıyor.
Prensip belli: Açıklama yapmaktan kaçınmak istiyorsanız, işin üstünü örtün, unutturmaya çalışın.
İlginç bir şekilde Türkiye her iki tarafı da idare etmeye çalışıyor ama idare ederken zarar da görmeye başladık.
Kıyılarımıza vuran, hava sahamızı ihlal edip kontrolsüzce şuraya buraya düşen insansız araçlar kimseye zarar vermediği için üstünde çok durulmuyor ama gemilerimize saldırı sadece saldırıya uğrayan gemilerle ilgili değil. Aynı zamanda bizim ticaretimizle de ilgili.
Bu iş devam ettiği sürece, hatta Deli Dumrul’un yönlendirmesi ile artış gösterdiği takdirde en çok zarar gören ülkelerden biri olacağız.
“Vurulacak başka şeyler” bizim gemilerimiz olmasın diye düşünenler olmalı.
Her ne kadar kamuoyuna yönelik bir açıklamaya rastlanmasa da…