NKP: Nükleere değil halkların temel ihtiyaçlarına para harcanmalı

NKP, Türkiye’de bulunan ABD-NATO nükleer silahlarının derhal çekilmesi, İncirlik Üssünün yabancı güç ve silahlardan arındırılması ve BM Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması’nın acilen imzalanarak TBMM’den geçirilmesi gerektiğini açıkladı.

Enerji Günlüğü - NKP, nükleer silahlanmaya ayrılan bütçelerin, yaşam mücadelesi veren Türkiye ve dünya halklarının temel ihtiyaçları doğrultusunda harcanması gerektiğini açıkladı.

Nükleer Karşıtı Platform (NKP), Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine 77 yıl önce atılan atom bombasının yıldönümünde bir açıklama yaptı. 6 ve 9 Ağustos 1945 tarihinde gerçekleştirilen bu insanlık dışı saldırının ardından nükleer silahları üstünlük kurma ve güvenlik teminatı olarak gören emperyalist ülkelerin, herhangi bir çatışma halinde silahların caydırıcı özelliğini avantaj saymış, nükleer silahlanma ve nükleer santral kurma yarışına hız verdikleri kaydedilen açıklamada, son olarak Rusya-Ukrayna savaşında da bunun görüldüğü kaydedildi.

Açıklamada şöyle devam edildi:

“Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Kampanya (ICAN) raporu, küresel nükleer silah harcamalarının 2021’de arttığını, yılın her dakikasında nükleer silahlara 156 bin 841 dolar harcandığını ortaya koymuştur. ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa, Hindistan, İsrail, Pakistan ve Kuzey Kore’nin 1 yıl içinde tahminlere göre mevcut toplam 13 bin 400 olan nükleer silahlarını muhafaza etmek ve geliştirmek için ayırdıkları bütçenin ise 82.4 milyar dolar olduğu bildirilmiştir. İnsanlığı yok etmek için heba edilen bu kaynakların, dünyada insanlığın temel gereksinimlerinin acil olarak karşılanması, sağlık ve adil kalkınma için kullanılması gerekmektedir. Çok önemli bir insani kazanım olan Birleşmiş Milletler Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması’na katılım 2021 yılında artış gösterse de, nükleer silah üreten ve bulunduran ülkeler bu anlaşmaya karşı çıkmayı sürdürmektedirler.”

“TÜRKİYE’DE SİYASİ İKTİDAR AKKUYU NGS’Yİ TAMAMLAMA TELAŞINDA”

24 Şubat 2022 tarihinde başlayan Rusya-Ukrayna savaşında da Ukrayna’da bulunan nükleer santrallar çevresinde çatışmalar çıkarıldığı, Çernobil’in hedef durumuna getirildiği belirtilen açıklamada, Türkiye’deki siyasi iktidarın konuya yaklaşımı ile ilgili şu noktalara dikkat çekildi:

“7 Temmuz 2017’de Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ezici bir çoğunlukla dünya uluslarının üçte ikisi tarafından imzalanmış, 50’nin üzerinde ülke parlamentosu tarafından onaylanarak 22 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ne yazık ki NATO kapsamında ABD nükleer silahlarını ülkemizde barındıran siyasi iktidar, bu anlaşmayı imzalamaktan kaçınmıştır. ABD nükleer silahlarını topraklarında muhafaza etmekle kalmayan siyasi iktidar,  nükleer silahlara geçiş teknolojisi sayılan, Akkuyu’da Rusya tarafından inşa edilen ülkemizin ilk nükleer santralının dördüncü ünitesinin de temelini atarak 2023 yılına kadar tamamlama telaşına düşmüştür. İtibar ve güvence aracı olarak gördüğü nükleer silahlar konusunda ise çalışmalar içinde bulunulduğunu açıklamıştır.

İktidarda bulunduğu süre boyunca milli güvenlik ve enerji talebini gerekçe gösteren siyasi iktidar; milli güvenliğimizi tehlikeye atacak, enerji talebine de çare olamayacak, ancak sermayeye kaynak aktarım aracı olan nükleer santrallarda diretmektedir. Sinop İnceburun, Kırklareli İğneada gibi ülkemizin en güzide köşelerinde nükleer santrallar kurma gafletine düşen siyasi iktidar, uygulamakta olduğu yanlış enerji politikalarının kötü sonuçlarından çıkış yolu olarak nükleer santralları görmekte, nükleer lobilerce iklim krizine çare olarak gösterilen nükleer santrallar ile enerji bağımlılığına yeni bir halka daha eklemektedir.”

“TÜRKİYE’DEKİ ABD-NATO NÜKLEER SİLAHLARI DERHAL ÇEKİLMELİ”

Platform açıklamasında, Türkiye’de bulunan ABD-NATO nükleer silahlarının derhal çekilmesi, İncirlik Üssünün yabancı güç ve silahlardan arındırılması, Birleşmiş Milletler Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması’nın daha fazla vakit kaybetmeden acilen imzalanarak TBMM’den geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.