KONUK YAZAR: YALIM SERDAR SERHADLIOĞLU
Türkiye elektrik piyasasında dağıtık enerjinin tabana yayılmasındaki en kritik yasal zemini olan Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği Madde 5.1.ç maddesi (öz tüketim odaklı çatı/cephe GES uygulamaları), ne yazık ki hala, kapasite darboğazları ve kısıtlayıcı regülasyonlar nedeniyle potansiyelinin çok altında seyretmeye devam ediyor. Öte yandan, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Electricity 2026 raporunda da vurgulandığı üzere, değişken yenilenebilir enerjinin ulusal şebekelerde yarattığı ani yük dalgalanmaları, geleneksel şebeke yönetimlerini çaresiz bırakmaya devam ediyor.
SERHADLIOĞLU: DEPOLAMA, ELEKTRİK OYUNUNDA FİGÜRAN DEĞİL ANA KARAKTER
Türk enerji piyasasının bu kaostan çıkışın yolu, 5.1.ç tesislerini sadece “gündüzleri fabrikanın elektriğini bedavaya getiren” pasif sistemler olmaktan çıkartıp; Toplayıcılık lisansları ile yönetilen, “PTF + Esneklik Primi” ile ödüllendirilen devasa bir Sanal Santral (Virtual Power Plant) ekosistemine dönüştürmektir.
ÖZ TÜKETİMDE “YA HEP YA HİÇ” TIKANIKLIĞI
Mevcut şebeke bağlantı rejimimiz son derece statik bir “Ya Hep Ya Hiç” prensibiyle çalışıyor. Bir işletme, 5.1.ç kapsamında bile çatısına GES kurmak istediğinde, trafo merkezinde kapasite yoksa başvuru doğrudan reddediliyor. Üstelik 2026 başında devreye giren regülatif güncellemeler, şebekeye enerji satmayı zaten fiilen bitirdi. Tesis, limitlerini aşarak şebekeye enerji verirse bu miktar “YEKDEM’e bedelsiz katkı” sayılarak cezalandırılıyor.
Türk yatırımcısının hukuki sorumluluğu, sisteme esneklik sağlamak üzerine değil, “tahsis edilen kapasiteyi aşmamak ve sadece kendi çatısı altında tüketmek” üzerine kurgulanmış durumda. Ancak Almanya merkezli Kooperationsforum Großbatteriespeicher raporunda benzer sorunların çözümü için detaylandırılan Esnek Bağlantı Anlaşmaları (FCA) mekanizması, bu kilidi açacak ilk anahtar olabilir.
PEKİ FCA NEDİR VE NASIL ÇALIŞIR?
FCA modelinin pratikte nasıl işlediğini görmek için basit bir örnek verelim:
Mevcut Durum ve Red Cevabı:
ABC Tekstil A.Ş., fabrikasının çatısına 2 MW’lık bir GES kurmak istiyor. Hafta içi bu üretimin tamamını kendi makineleri içinde rahatca tüketecek. Ancak fabrika pazar günleri kapalı. Dağıtım şirketi (EDAŞ) başvuruyu bu nedenle reddediyor: “Çünkü trafosunda sadece 500 kW boş yer var. Pazar günü fabrikan kapalıyken 2 MW’ı şebekeye basarsa trafom arızalanır.”
Sonuç: Sanayici, hafta içi kendi elektriğini bedavaya getirme fırsatını, sadece “pazar günü trafo yanar” ihtimali yüzünden kaybediyor.
Oysa FCA ve Bataryalı Öz Tüketim Modeli Olsaydı durum şöyle olacaktı:
ABC Tekstil, EDAŞ ile bir Esnek Bağlantı Anlaşması (FCA) imzalıyor. Şart: “Pazar günleri şebekeye en fazla 500 kW vereceksin.”
Sanayici, 2 MW GES’in yanına 1.5 MWh kapasiteli bir batarya (BESS) kuruyor.
• Pazar Günü: Fabrika kapalı, GES 2 MW üretiyor. Şebekeye sadece 500 kW veriliyor, kalan 1.5 MW bataryaya yönlendiriliyor.
• Pazartesi Sabahı: Fabrika normal elektrik çekişini yaparken, bataryada depolanan enerji makineleri besliyor. Sanayici pahalı tarifeden elektrik almak yerine kendi depoladığı enerjiyi kullanıyor.
Bu model, hem yatırımcının bekleme listesinden kurtulmasını sağlıyor ve hem de batarya maliyetlerini hızla amorti ediyor.
Oyun Değiştirici Hamle: Toplayıcılık ve “PTF + Esneklik Primi”
Şebekenin gerçekten çökme noktasına geldiği kritik saatlerde ise mevcut “bedelsiz katkı” cezası, Avrupa Elektrik Piyasası Tasarımı (EMD) direktiflerine tamamen ters düşmekte olduğundan daha önce bahsetmiştim. Sistemimizin gerçek bir Flexumer yapısına kavuşması için devreye yeni başlayan Toplayıcı lisansının girmesi zorunludur.
Neden mi? Bir sanayicinin çatısındaki 1 MW’lık bataryanın TEİAŞ için tek başına bir anlamı yoktur. Ancak bir Toplayıcı şirket, 50 fabrikanın bataryasını bulut tabanlı bir yazılımla (EMS) tek bir havuzda birleştirerek 50 MWh’lık bir “Sanal Santral” yaratabilir.
Peki Süreç Nasıl İşler?
• Kriz Anı: TEİAŞ, şebekede ani frekans düşüşü veya darboğaz tespit eder.
• Toplayıcının Müdahalesi: Bataryalara eşzamanlı sinyal gönderilir, enerji şebekeye deşarj edilir.
• Mali Ödüllendirme: TEİAŞ, toplayıcıya PTF üzerinden ödeme yapar ve ek olarak Esneklik Primi verir.
• Gelir Paylaşımı: Toplayıcı, bu geliri yatırımcılarla paylaşır.
Sonuç: Hukuki Dönüşüm Şart
Türk enerji piyasasında “enerji satışı” döneminin kapanması, batarya yatırımlarının önünü kesmemeli; aksine bataryaları “şebeke destek hizmeti” veren yüksek kârlı altyapılara dönüştürmesini hayata geçirmek zorundayız.
Bunda Türkiye’nin karbon nötr hedeflerine ulaşması, güvenliğimiz ve ENTSO-E senkronizasyonunu koruyabilmesi gibi çok önemli nedenlerimiz var:
• Esnek Şebeke Bağlantı Anlaşmaları (FCA) derhal mevzuata dahil edilmeli,
• 5.1.ç yatırımcısının şebekeye verdiği kısıtlı enerjinin “bedelsiz” sayılmasının yanında anlaşacağı Toplayıcı Lisanslı Firma üzerinden gelir paylaşımı kazanmasının yolu açılmalı,
• Toplayıcılık Yönetmeliği, bataryalardan şebekeye deşarj edilecek enerji için PTF + Esneklik Primi mekanizmasını yasal güvence altına alacak şekilde güncellenmelidir.
Bu hukuki restorasyon gerçekleştiğinde, Türkiye’nin çatıları ve bataryaları Avrupa’nın en büyük, en akıllı ve kendi kendini finanse edebilen devasa enerji kalkanına dönüşecektir.
Bu arada, depolama konusuna dair Enerji Günlüğü'nde geçen hafta yayınlanan röportajımı okumak isteyenler için yazının linkini şuraya bırakıyorum:
SERHADLIOĞLU: DEPOLAMA, ELEKTRİK OYUNUNDA FİGÜRAN DEĞİL ANA KARAKTER