Türkiye-Irak Boru Hattı davasında son durum

Birol OĞUZ

Övünmek gibi olmasın ama Enerji Günlüğü olarak, alanımızla ilgili gündemi oluşturan konulara gerçekten hep zamanında yer vermiş, haber veya yazılarla okuyucuyu bilgilendirmişiz.

Bunu yaparken de birilerini savunmak veya birilerini yermek değil, gerçeği yalnızca gerçeği vurgulamaya çalışmışız… Hamaset yapmadan, çekinmeden, doğrunun gerçeğin peşinden gitmişiz.

Bugünlerde de çok konuşulan bir konumuz var, Irak petrolünün izinsiz taşınması ve satılmasından kaynaklı Irak’a tazminat ödenmesi...

Aslında konu ilk gündem olduğunda, yani tahkim kararının verildiği 2023 yılında da işin aslı astarı nedir diye Enerji Günlüğüsütunlarında yer vermişiz konuya ve açıklamaya çalışmışız.

O dönemle ilgili olarak anımsatmamız gereken en önemli nokta şu ki; Irak tarafı çok daha fazla bir tazminat talep ederken, tahkim kurulu talep edilenlerin çoğunu kabul etmiyor. Gerekçesi ise söz konusu petrol üzerinde Irak Kürtlerinin de hakkı olduğu ve merkezi hükümetin buna müdahale edemeyeceği yönünde... 

Tahkim Türkiye’yi tek bir konuda mahkûm ediyor. O da petrolün taşınması, satılması değil sadece ve de sadece merkezi hükümet izni olmadan yüklenmesi konusu. 

Çünkü 2010 tarihinde ana sözleşme üzerinde, bizim de kabulümüz(Bakan Taner Yıldız) ile yapılan bir değişiklik ile boru hattından gelen petrolün yüklenmesi için Irak Petrol Bakanlığı’na bağlı SOMO şirketinin izni gerekiyor. 

Yani 2010 yılında bu değişikliği kabul etmesek tazminat söz konusu olmayacak. Ayrıca bizim de Irak tarafından haklı gerekçelerle tazminat taleplerimiz var.

Peki sonrasında ne oluyor?

Tahkim Kurulu tarafından, 2023 yılında, 2014-2018 yılları için hükmedilen tazminata yönelik olarak Türkiye hemen bir ödeme yapmıyor ve istinaf mahkemesine giderek karara itiraz ediyor.

Son günlerde olayın tekrar alevlenme sebebi ise işte bu istinaf mahkemesinin sonuçlanması ve Türkiye’nin başvurusunun reddedilmesi.

Yani 2023 tarihinde belirlenen bir tazminat, sonrasında bizim istinaf başvurumuz ve geçen günlerde istinaf mahkemesinin başvurumuzu kabul etmeyerek tazminatı netleştirmesi.

“Durun daha bitmedi, itirazımız var, onlar da bize ödeyecek” falan denilse de bunlar laf kalabalığı. Türkiye devleti olarak Irak devletine yaklaşık 1.5 milyar ABD doları (faizler hariç) ödemekle yükümlüyüz. 

Irak tarafı da taahhüt ettiği kadar petrolü sevk edemediği için tazminat ödeyecek, ödemediği navlunlar var… Faizleri devreye girecek, hesaplamalar bile zaman alacak. Göreceğiz... 

Konuya genel olarak baktığınızda yapılanların elle tutulur yanı yok aslında.

Irak devleti ile bir sözleşmeniz var, yani muhatabınız merkezi hükümet ama siz gidip Kürt yönetimi ile iş birliği yapıyor, merkezi hükümeti es geçiyorsunuz. 

Peki bu kadar mı? Tabii ki hayır…

Bakanlar kurulu kararı ile özel şirketlere yol veriyorsunuz, Türkiye üzerinden transit taşımacılık yapabilirler diyorsunuz ve boru hattınızı kullandırıyorsunuz. Irak ve Türkiye tarafında etkili ortaklara sahip bir şirket, bu petrol ticaretinin sonucunda neredeyse milyar dolar ciro yapıyor… Türkiye de boru hattını boş tutmayıp biraz navlun parası almış oluyor (Biz aldığını varsayıyoruz, BOTAŞ gelirlerine bakmak lazım). 

Irak Kürt bölgesinde Genel Enerji (General Energy - Ortakları arasında Karahmehmet var) Tak Tak bölgesinde petrolü çıkarıyor, Powertrans taşımayı yapıyor. Ve 2012’den itibaren Irak merkezi hükümeti ses yükseltmeye başlıyor... 

Taşınan petrol azken sorun yoktu belki ama işler büyüyünce işler değişiyor. Ve ABD devreye giriyor “Abarttınız, Irak merkezi hükümeti haklı” diyor. Buna rağmen iş tatlı, kazanç da iyi ki, her iki tarafta da yönetime yakın kişilerin ortağı olduğu söylenen firma işini yürütmeye devam ediyor.

Ne zaman ki Irak tahkime başvuruyor ve 2023 yılında tahkim kararı çıkıyor, hat kapatılıyor, kazanç duruyor. Ama atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş. Powertrans neredeyse milyar doları koymuş cebe…

Bugün itibariyle, iktidar diyor ki; “Bu iş BOTAŞ’ın sorumluluğunda yürüyen bir iştir, BOTAŞ sınırdan itibaren hat üzerinden petrolü taşır, Ceyhan’da yüklemesini yapar. Başka şirket falan biz bilmeyiz. Irak’ın da sorumlulukları vardı ve yıllardır yerine getirmiyordu, yani onun da bize borcu var.”

Süreç devam ediyor. Karşılıklı tazminat miktarları hesaplanacak, sürelere göre faizler hesaplanacak, mahsuplaşma yapılacak ve kimin kime ne kadar borcu var ortaya konacak.

Irak 30 milyar ABD doları tazminat talebi ile çıktığı yolda cebine para koyabilecek mi göreceğiz ama bu işin daha devam eden 2018-2023 dönemine ilişkin tarafı da olduğunu unutmamak gerek.

İşin bir ilginç tarafı da şu ki; bu kadar probleme sebep olan ve 1977 yılından beri petrol taşıyan hattın sözleşmesi bu ay sonu bitecek.

Türkiye tarafı, “Sözleşme yenilenmeyecek, daha uygun koşullarla ve artırılmış kapasite ile yeni bir sözleşmeye ihtiyaç var, bu olana kadar geçici olarak bir yıl süreyle uzatılacak” diyor... 

İzleyip göreceğiz… Bu konuyu başka bir yazıda değerlendirmek gerekecek. Çünkü bu konu, Ankara açısından çift yönlü çalışmak üzere projelendirilen KKTC-Türkiye doğalgaz boru hattı kadar önemli bir konu...