Taner Yıldız: Akkuyu`da elverişsiz bir durum yok

Enerji Günlüğü - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Akkuyu Nükleer Santrali'nin kuruluşuyla ilgili ortada herhangi bir elverişsiz durum olmadığını...

Taner Yıldız: Akkuyu`da elverişsiz bir durum yok

Enerji Günlüğü - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Akkuyu Nükleer Santrali'nin kuruluşuyla ilgili ortada herhangi bir elverişsiz durum olmadığını belirterek, hedeflerin korunduğunu söyledi. Yıldız, "TANAP'ın TAP tercihi nedeniyle Nabucco masadan kalkmış değil" dedi. 

Rus ITAR-TASS Haber Ajansı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’la yaptığı bir röportajı yayınladı. Rus meslektaşlarımızın Bakan Taner Yıldız’a yönelttiği soruların içinde de bazı önemli bilgiler ve anlamlı ifadeler yer alması nedeniyle sorular da dahil olmak üzere röportajın tam metnini yayınlıyoruz. İşte 13 Eylül 2013 tarihli röportaj:

ITAR-TASS: GAZPROM'un son raporunda yazıyor ki, 2013 ilk altı aylık döneminde Türkiye'ye gaz sevkiyatı geçen sene ayni dönemine göre azaldı ve 14 milyar metreküpten 12,9 milyar metreküpe düştü. Bunun sebebi nedir? Acaba Rusya veya başka ülkeden gelen doğal gaza alternatif var mı? Şeyl gazı araştırmaları devam ediyor mu, ne durumdadır?


Taner Yıldız: Türkiye’nin Rusya’dan aldığı doğalgaz miktarında mevsim şartlarına göre değişimler olabilmektedir. Doğalgaz ticaretimiz kontratlarımız kapsamında sürmektedir. Halihazırda Rusya’nın yanı sıra Azerbaycan ve İran’dan doğalgaz, Cezayir ve Nijerya’dan LNG kontratlarımız çerçevesinde alımlarımız sürmektedir. Diğer yandan Türkiye, sürekli artan enerji ihtiyacını göz önüne alarak kaynak ve güzergah çeşitliliği kapsamında çalışmalarına devam etmektedir. Kendi petrol ve doğalgazımızın üretimini artırmak için arama çalışmalarımız sürmektedir. Ayrıca şeyl gazı konusunda araştırma ve çalışmalarımız da sürmektedir. Çeşitli bulgulara ulaştığımız bazı bölgelerimizdeki potansiyelin değerlendirilmesi konusunda TPAO’nun yerli-yabancı şirketlerle görüşmeleri sürmektedir.

ITAR-TASS: Akkuyu nükleer santralı projesi nasıl gelişiyor? Belli ki çalışma süresi en az 1.5 sene kadar uzadı. Ayrıca, bazı uzmanların ifadelerine göre, Akkuyu sözleşmesi Rusya tarafı için ekonomi bakımından, Türkiye tarafı için ise ekoloji bakımından elverişli değildir. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Taner Yıldız: Biz nükleer santralle ilgili teknik çalışmalarımıza devam ediyoruz. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile nükleer altyapımızın 19 başlık altında (nükleer mevzuat, nükleer güvenlik, fiziksel güvenlik, çevre, insan kaynakları planlaması vb.) gözden geçirilmesi çalışmaları başlatıldı. Bu çalışmada mevcut durumumuz ortaya konacak ve atılması gereken adımlar tespit edilecek. Bu çalışma 2013 sonunda bitecek. Ayrıca nükleer santralin Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız ilgili kamu kurumlarının da katılımıyla Akkuyu Elektrik Üretim AŞ’nin hazırladığı ÇED raporunu inceleyecek.

EK GÜVENLİK TEDBİRLERİ GECİKTİRDİ

Türkiye olarak biz de Rusya da bu yatırımın büyüklüğünün, öneminin farkında olarak bu adımı attık. İki ülkenin anlaşmasından sonra Fukuşima kazası oldu. Bundan dolayı Akkuyu'da yapılacak santralde güvenlik tedbirlerinin de artırılması gerektiği ortaya çıktı. Bunun süre olarak da belli bir karşılığı olacaktır. İki ülkenin de teknik anlamada titizlikle çalıştığını ben özellikle belirtmek istiyorum. Eğer ortada elverişsiz bir durum olsaydı, hem Rusya hem de Türkiye bu adımı atmazdı. Siyasi istikrarın peşinden giden bu büyük proje Türkiye’de gerçekleşmiş olacak. Bizim 2019 yılı elektrik üretimiyle alakalı hedeflerimizde şuanda herhangi bir şaşma söz konusu değil.

100 MİLYAR $ TİCARET HACMİNE ULAŞACAĞIZ

ITAR-TASS: İkili görüşmelerde ticaret hacminin 100 milyar dolara ulaştırılması hâlâ amaçlanıyor. Bu büyük bir rakamdır. Sizce, bu rakama ulaşması mümkün mü ve ne zaman gerçekleşebiliyor?

Taner Yıldız: Rusya Federasyonu ile ilişkilerimiz son 10 yıldır, yani Türkiye’nin siyasi istikrara kavuşmasıyla birlikte ivme kazanmıştır. Rusya Federasyonu ile ikili ticaretimizin hacmi 2002 yılında 5 milyar dolarken, 2012 yılında 33.3 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. 2002 yılından 2012 yılına kadar olan süre baz alındığında ise her sene ortalama yüzde 24,1 oranında bir artış kaydedildiğini görüyoruz.

Öngörülerimiz doğrultusunda ikili ticaret hacmimiz 2023 yılına kadar da 100 milyar doları aşacaktır. Bizim Rusya Federasyonu ile bu hedefleri yakalayacağımıza inanıyorum.

TL-RUBLE İŞBİRLİĞİ TİCARETİ KOLAYLAŞTIRIYOR

ITAR-TASS: Rusya'nın dövizi - ruble artık Türkiye'de tanındı. Sberbank ile DenizBank ortak olup beraber çalışıyorlar. Bu durum Türkiye için ne getiriyor? Rus şirket ve sermayenin Türkiye piyasasına gelmesi Türkiye ekonomisi için ne getiriyor, ne kadar faydalıdır?

Taner Yıldız: Konuyla ilgili yaptığımız yasal düzenlemelerle ülkemiz, diğer para birimlerinin ikili ticari ilişkilerde kullanılmasını serbest hale getirerek hukuki altyapı çalışmalarını tamamlamıştır. Türk-Rus Bankacılık ve Finans Alanında İşbirliği Çalışma Grubu'nun Türk-Rus Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) bünyesinde kurulmasını 2010 yılında kararlaştırdık.

İki ülke ticaret çevrelerinin işlemlerini yerel para birimleri ile yapmaları, Rus Rublesine ve Türk Lirasına olan güvenin arttırılması için oluşturuldu. Bizim buradaki esas amacımız, yerel paralar ile ticaret yapmak isteyen kişilere bu imkânı sağlamak için gerekli bürokratik engelleri kaldırmaktır. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası verilerine göre, 2002 yılından bu yana Rusya’dan Türkiye’ye gelen doğrudan yatırım tutarı 2,7 milyar dolar düzeyindedir. Rusya, 2013 Ocak-Haziran dönemi itibariyle ise Türkiye’de doğrudan yatırım yapan ülkeler arasında 147 milyon dolar ile 10. sırada yer almaktadır. Son 10 yıldır ülkemize yapılan yabancı yatırımlar da zaten Türkiye’nin istikrarına duyulan güvenin en açık göstergesidir. Bu anlamda ülkemiz sürekli büyüyen ekonomisiyle, yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi olmaya devam edecek.

NABUCCO, GÜNDEMDEN KALKMIŞ DEĞİL

ITAR-TASS: NABUCCO ve TransAnatolia (TANAP) boru hatları Türkiye için stratejik önem taşımaktadır. NABUCCO ile durum çok karmaşık. Belli ki konsorsiyum üyeleri iş temposunu azalttılar. Bunun sebebi nedir? Acaba petrol boru hatların dolumu için petrol kaynağı arayışı mı devam ediyor?


Taner Yıldız: Bildiğiniz gibi Şahdeniz konsorsiyumu TANAP’tan Avrupa’ya gidecek gaz için TAP projesini seçti. Ancak bu Nabucco’nun tamamen masadan kalktığı anlamına gelmiyor. Avrupa’nın sürekli artan doğalgaz ihtiyacı göz önüne alındığında sadece TAP değil, bunun gibi birden çok projeye ihtiyaç duyduğu söylenebilir. Bir projeyi seçmek, diğerinden vazgeçildiği anlamına gelmiyor.

Önceki ve Sonraki Haberler