Enerji Günlüğü - Türkiye Elektrik Sanayi Birliği TESAB’ın hazırladığı Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye’nin Rotası raporu yayımlandı. Çalışmada dünya genelinde hızla büyüyen veri merkezi sektörünü mercek altına alınıyor. Türkiye’nin bölgesel bir veri merkezi üssü olabilmesi için sahip olduğu avantajların da sıralandığı raporda, Ankara’nın bu konuda atması gereken adımlar da sıralanıyor.
Raporda küresel kapasite artışları, enerji tüketimindeki yükseliş, bölgesel yatırım eğilimleri, yapay zekânın sektöre etkileri ve Türkiye’nin rekabet gücünü artırabilecek politika önerileri kapsamlı şekilde değerlendiriliyor.
Yapay zekâ uygulamaları, bulut bilişim hizmetleri ve dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte veri merkezleri küresel ekonominin en stratejik altyapılarından biri haline geldiğini vurguluyor.
VERİ MERKEZİ VE KALKINMA YARIŞI
TESAB Başkanı ve EÜAŞ Genel Müdürü Zafer Benli, veri merkezlerinin artık yalnızca dijital ekonominin değil, ülkelerin enerji güvenliği, teknolojik bağımsızlığı ve küresel rekabet gücünün de temel unsurlarından biri haline geldiğinin altını çizdi.
Zafer Benli, Türkiye’nin coğrafi ve stratejik konumu, gelişen enerji altyapısı ve büyüyen dijital ekonomisi ile bölgesel bir veri merkezi üssü olabilecek önemli avantajlara sahip olduğunu belirtti. Yapay zekâ çağında veri üretimi ve işleme kapasitesinin ülkelerin kalkınma yarışındaki konumunu belirlediğini vurgulayan Genel Müdür Zafer Benli, veri merkezi yatırımlarının ise Türkiye için stratejik bir fırsat alanı oluşturduğuna dikkat çekti.
VERİ MERKEZLERİ STRATEJİK BİR FIRSAT
Veri Merkezleri: Küresel Gelişmeler ve Türkiye’nin Rotası Raporu’ndan notlar:
- Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında köprü konumunda bulunan Türkiye gelişen dijital ekonomisi ve artan veri işleme ihtiyacı sayesinde veri merkezi yatırımları açısından önemli bir potansiyele sahip.
- Türkiye’nin veri merkezi olma potansiyelini ekonomik değere dönüştürebilmesi için güçlü enerji altyapısı, yüksek kapasiteli elektrik şebekesi, uluslararası bağlantı kapasitesi ve yatırım dostu düzenlemeleri kritik öneme sahip.
- Veri merkezleri ile yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu ve modern soğutma teknolojilerinin kullanımı, sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından öne çıkarken, Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarını büyütmeye devam etmesi de önemli.
- Küresel ortalama Güç Kullanım Etkinliği (PUE) değeri 2020’de 1,53 iken 2024’te 1,41’e geriledi. Teknolojik gelişmelerin sürmesi halinde bu değerin 2030 yılına kadar 1,29 seviyesine düşebileceği belirtiliyor.
TÜRKİYE NE YAPMALI?
Raporda, Türkiye’nin veri merkezi yatırımlarından daha fazla pay alabilmesi için neler yapması gerektiğine ilişkin değerlendirmeler de yer alıyor. Bunlardan biri, yüksek yoğunluklu yapay zekâ uygulamalarına uygun altyapıların geliştirilmesi. Bir diğer öneri ise yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması ki Türkiye bu ronuda yakın coğrafyanın, hatta küresel piyasaların öne çıkan pazarlarından biri. Tüm bunları sağlamanın yanında, Türkiye’nin veri merkezi yatırımlarından daha fazla pay alabilmesi için uluslararası yatırımcılar için cazip bir ekosistem oluşturması da en kritik şartlardan biri olarak öne çıkarılıyor.
Rapor, veri merkezlerinin yalnızca teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda enerji, sanayi ve dijital dönüşüm politikalarının kesişim noktasında yer alan stratejik bir alan olduğunun altını çiziyor.
VERİ YARIŞINI YAPAY ZEKÂ KIZIŞTIRIYOR
TESAB’ın Veri Merkezleri raporuna göre, dünya genelinde bu alana yönelik talep, yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte tarihi seviyelere ulaştı. Uluslararası Enerji Ajansı verileri küresel veri merkezi kapasitesinin 2020 yılında yaklaşık 60 GW seviyesindeyken, 2024 yılında 97 GW’a yükselerek yüzde 60’ın üzerinde büyüme kaydettiği not ediliyor. Aynı dönemde veri merkezlerinin elektrik tüketimi ise 269 TWh’den 416 TWh’ye çıktı.
TÜRKİYE’NİN BEŞ KATI ELEKTRİK ÇEKECEK
Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde küresel veri merkezi kurulu gücünün 2030 yılında 226 GW’a, 2035 yılında ise 277 GW’a ulaşması bekleniyor. Elektrik tüketiminin ise 2030 yılına kadar 945-1000 TWh seviyesine çıkacağı öngörülüyor. Yapay zekâ kullanımının daha hızlı yaygınlaştığı senaryoda ise küresel veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030 yılında 1.300 TWh’ye, 2035 yılında ise 1.750 TWh’ye ulaşabileceği tahmin ediliyor. Bu miktar, Türkiye’nin bugün itibariyle yıllık elektrik tüketiminin (360 milyar kWh) yaklaşık beş katına karşılık geliyor.
Küresel büyümenin merkezinde Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik bölgeleri bulunuyor. Kuzey Amerika’da veri merkezi kapasitesinin 2024’te 52,8 GW’dan 2030’da 108 GW’a yükselmesi beklenirken, elektrik tüketiminin 427 TWh’den 910 TWh’ye çıkacağı öngörülüyor. Asya-Pasifik bölgesinde ise kapasitenin 44 GW’tan 85 GW’ın üzerine, elektrik tüketiminin ise 317 TWh’den 712 TWh’ye yükselmesi bekleniyor. Avrupa’da veri merkezi kapasitesinin aynı dönemde 24 GW’tan 38 GW’ın üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.
FIRSAT ADIMLAR FIRSATI TÜRKİYE’NİN AYAĞINA GETİRİR
Rapora göre veri merkezleri önümüzdeki dönemde yalnızca dijital ekonominin değil, enerji politikalarının, elektrik şebekesi yatırımlarının ve sürdürülebilir kalkınma stratejilerinin de merkezinde yer alacak. Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinde doğru adımları atması halinde bölgesel veri merkezi üssü olma fırsatını değerlendirebileceği belirtiliyor.
Raporu ücretsiz olarak indirmek için lütfen TIKLAYINIZ...




