Yıldız: Ormanlar anayasa ile korunuyor!

Enerji Günlüğü - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, yeni Petrol Yasası ile orman alanlarının petrol aramasına açılacağı ve TPAO’nun...

Yıldız: Ormanlar anayasa ile korunuyor!

Enerji Günlüğü - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, yeni Petrol Yasası ile orman alanlarının petrol aramasına açılacağı ve TPAO’nun özelleşeceğine ilişkin eleştirilerine cevap verdi. Yıldız, “Ormanlar anayasa ile korunuyor” dedi. “Muhalefetin bir kısım eleştirilerinin olması normaldir” diyen Bakan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ancak Türk Petrol Yasası özellikel 1954 yılından bu tarafa bütün düzenlemelerin sistematize eden ve bundan sonraki yıllarda yatırımcıların önünü açacak önemli bir yasa olarak geliyor. Enerji Komisyonundan geçti. Ormanlarımızın korunması Anayasa ile güvence altına alınmıştır; o manada herhangi bir sıkıntı olmaz. Biz çevreye rağmen değil, çevreyle beraber projelerimizi gerçekleştiriyoruz. Önemli olan Türkiye’nin petrol ve doğalgaz ithalatı ile ilgili yaptığı bütün işlemlerin yerli kaynaklar haline gelmesiyle alakalı çalışmalardır. Bizim AK Parti hükümetlerimizle beraber 13.5 katına çıkardığımız arama faaliyetlerinin daha düzenli bir şekilde yapılabiliyor olmasıdır. Uluslar arası sermayeye, uluslar arası yatırımcılara özellikle denizlerimizdeki aramaları açmaktır, onları teşvik etmektir. Bu yasa TPAO’nun bir teşkilat yasası değildir. Onun yasasını düzenlememektedir. Onun teşkilat yasası hazırlıkların yaptığımız ve mutfak çalışmalarını tamamladığımız diğer bir kanun tasarısıyla beraber TBMM onayına sunulacaktır. O açıdan böyle bir aksaklık söz konusu değildir.”

“GENSORUNUN GERÇEK MUHATABI ENERJİ BAKANLIĞIDIR”

Bakan Yıldız, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verilen ve bugün Genel Kurul’da görüşülecek olan gensoruda hükümet adına konuşacak olması ile ilgili bir soru üzerine, “İthamlar enerji sektörüyle alakalı; Kuzey Irak veya Irak’la yapılan anlaşmalar çerçevesindedir. O yüzden Sayın Davutoğlu’nun muhatap alınması doğru değildir. Bu gensorunun muhatabı aslında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanılğı’dır” dedi.

Bir uluslar arası anlaşma niteliğinde olması gerekçesiyle gensorunun Dışişleri Bakanlığı’na verildiğinin belirtildiğini söyleyen Yıldız, Bakanlar Kurulu’ndan TBMM Genel Kurulu’na getirilen uluslar arası bir anlaşma söz konusu olmadığı için gensorunun Dışişleri Bakanlığı’na verilmesinin yanlış olduğunu söyledi. Yıldız, “Tabii ki Türkiye enerji kaynaklarıyla ilgili hususlarda özellikle son 10 yılda geliştirdiği tüm kabiliyetlerini her ülke için kullanmak durumundadır. 8 bin kilometre ötedeki Venezuela’da, Kolombiya’da operasyon yapmaya çalışan TPAO nasıl kalkıp da Basra’daki El Ambar bölgesindeki veya Irak’ın bir bölgesindeki yere kayıtsız kalır. Bize bu soruyu soranların aslında bunu farklı bir şekilde sorması ve yorumlaması lazım. Bize ‘Niçin daha farklı ülkelerde bu operasyonları yapmıyorsunuz, niçin petrol ve doğalgazla ilgili kaynaklara sahip olmuyorsunuz?’ diye soru sorulması ve bunun için gensoru verilmesi lazım. Ama arkadaşlarımız farklı bir yolu tercih ettiler” diye konuştu.

“TÜRKİYE’YE MUHALEFET, YANINDA BULUNMAMAK DEMEKTİR”

Yıldız, Bakan Davutoğlu yurt dışında olmasa dahi bugün bu gensoruya geleceğini de belirterek, “Çünkü enerjiyle alakalı çok fazla konu var, daha doğrusu konunun tamamı enerjiyle alakalı” dedi. Söz konusu enerji anlaşmasının neden ırak merkezi hükümetiyle değil de Kuzey Irak bölgesel yönetimi ile imzalandığının sorulması üzerine Yıldız, “Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ciddi bir yönetim sergilemektedir. Nerede ne zaman nereye imza atacağını, nereye atmayacağını, hangi yerde bulunacağını çok iyi tespit eder. Hatırlarsanız 2.5 yıl önce bizim Merkezi Irak hükümetiyle yaptığımız 4 büyük anlaşma vardır. İkisi doğalgaz ikisi de petrolle alakalı. Bu anlaşmaların fazla kamuoyunda yer almadığını görüyorum. Oysa bundan 25 milyar dolarlık ve Türkiye’nin hissesine 5.5 milyar dolar hisse düşen bir anlaşmadır bu. Yani Merkezi Irak Hükümeti ile yaptığımız çalışmalar devam ediyor. Böyle bir karmaşa, sıkıntı varmış intibası oluşturmak Irak’lı kardeşlerimizden ziyade bize yapılan haksızlıktır. Bu eleştirileri yapanların nerede durduğunu tekrar gözden geçirmesi lazım. Yani Türkiye’nin muhalefetinde bulunmak, Türkiye’nin yanında bulunmamak anlamına gelmemektedir. Arkadaşlarımız içerideki konuşmalardan sonra bu konuda daha fazla ikna olacaklardır” diye konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler