Enerji Günlüğü - IEA Başkanı Fatih Birol, petrol fiyatlarındaki yükselişin Hürmüz krizinin boyutunu tam olarak yansıtmadığını ve piyasa algısı ile gerçek durum arasında kopukluk yaşandığını söyledi.
Atlantic Council (AC) Front Page yayınına katılarak değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Körfez'deki olaylar başladığında konunun ciddi ve çok hassas olması sebebiyle önce basına konuşmamaya çalıştıklarını ancak üç hafta sonra, zorluğun öneminin ve boyutunun iyi anlaşılmadığını ve bunun çok riskli hale geldiğini düşündükleri için konuşmaya başladıklarını ifade etti.
Birol, Hürmüz krizinin tarihteki en büyük enerji güvenliği tehdidi olduğunu, kriz nedeniyle günlük arz kaybının 13 milyon varile yaklaştığını, petrol fiyatlarındaki yükselişin krizin boyutunu tam olarak yansıtmadığını ve piyasa algısı ile gerçek durum arasında kopukluk yaşandığını söyledi.
Birol, “Bugün itibariyle günde on üç milyon varil petrol kaybettik. Yarın bu rakam daha da yüksek olabilir. Doğalgaz açısından ise, Rusya'nın Ukrayna'yı işgali nedeniyle yaklaşık yetmiş beş milyar metreküp kaybettik ve bugün bu rakamın çok daha üzerindeyiz. Yani enerji, petrol ve doğalgaza ek olarak, küresel ekonomi için çok önemli olan gübreler, petrokimyasallar, helyum ve diğerleri gibi farklı tedarik zincirleri için kritik öneme sahip hayati emtiaları da her gün kaybediyoruz” ifadelerini kullandı.
“KALAN PETROL STOKLARI GEREKİRSE KULLANILABİLİR”
Mart ayında 400 milyon varillik en büyük petrol stokunun serbest bırakılması ardından fiyatların on sekiz dolar düştüğünü kaydeden Birol, üye ülkelerin kalan %80'lik acil durum petrol stokları, gerekirse kullanılabileceğini ifade etti.
“KRİZDEN HERKES ETKİLENECEK”
Yaşanan krizden herkesin etkileneceğini, en başta da bazı Orta Doğu ülkelerinin ciddi şekilde etkileneceğini belirten Birol, “Özellikle jet yakıtı ve dizel konusunda çok büyük zorluklar yaşayacağımıza şaşırmam. Dolayısıyla, bulunabilirlik ve fiyatlar nedeniyle herkesi ve dolayısıyla küresel ekonomiyi etkileyecek. Bu yüzden herkesin, birer birer, ekonomik büyüme beklentilerini gözden geçirdiğini göreceğiz. Birçok ülkede enflasyon güçlü bir şekilde yükselecek. Elbette, her şey bu çatışmanın ne kadar süreceğine bağlı olacak” dedi.
“TOPARLANMA İKİ YIL SÜREBİLİR”
Savaşın sona ermesi halinde bile savaş öncesi duruma dönmenin zaman alacağına dikkat çeken Birol, “Analizlerimiz de gösteriyor ki, krizden önceki duruma geri dönmeyi beklemiyorum. Belki iki yıla kadar sürebilir” dedi.
“ENERJİ GÜVENLİĞİ İÇİN TEK BİR ALTIN KURALIM VAR”
Çözüm önerileri de sunan Birol, “Enerji güvenliği için tek bir altın kuralım var; o da çeşitlendirmeye doğru ilerlemektir. Enerjinizi nereden ve kimden aldığınızı çeşitlendirin. Enerji karışımınızı çeşitlendirin. Ticaret yollarınızı çeşitlendirin. Çeşitlendirme çok önemli. Tek bir ülkeye, tek bir ticaret yoluna, tek bir alana aşırı bağımlılık her zaman risklidir. Avrupa, gaz ve Rusya konusunda bunun bedelini çok ağır ödedi” ifadelerini kullandı.
“YENİLENEBİLİR ENERJİ DAHA HIZLI BÜYÜYECEK”
Bu kriz sonrası yenilenebilir enerjinin daha hızlı büyümesini ve modüler nükleer santrallerin (SMR) piyasaya çıkışının hızlanmasını beklediğini ifade eden Birol, elektrikli araç sayısının ve kömür kullanımında da artış beklediğini belirtti.



