1. YAZARLAR

  2. Murat LeCompte

  3. Dizelde 100 dolar şoku ve G7’nin müdahalesi
Murat LeCompte

Murat LeCompte

KÜRESEL ENERJİ RAPORU
Yazarın Tüm Yazıları >

Dizelde 100 dolar şoku ve G7’nin müdahalesi

28 Eylül - 4 Ekim haftası, küresel enerji piyasalarında ekran fiyatları (türev piyasalar) ile fiziki teslimat koşulları arasındaki makasın uçuruma dönüştüğü, lojistik risklerin ise fiili bir çatışma zeminine oturduğu kritik bir hafta oldu.

Vadeli işlemlerde Brent petrol, G7’nin stratejik rezerv müdahalesi ve diplomatik sinyallerle haftayı 107 dolar seviyelerinden açıp 102 dolar seviyelerine doğru gevşeyerek kapattı. Ancak finansal piyasalardaki bu geri çekilme sahayı yansıtmıyor.

Zira kâğıt üzerindeki ICE Brent 102 dolara gerilerken, fiziki kargoları temsil eden "Dated Brent" 120 doların üzerine fırladı!

Aynı ürün için oluşan bu yaklaşık 18 dolarlık prim, krizin artık bir fiyat spekülasyonu değil, tamamen bir "fiziki teslimat ve moleküle erişim" krizi olduğunu kanıtlıyor.

İşte 28 Eylül – 4 Ekim haftasının öne çıkan dört ana kırılma noktası:

1. Hürmüz’de Yedi Günde Sekiz Saldırı ve Çöken Trafik

Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği geçtiğimiz hafta en ağır darbelerinden birini aldı. UKMTO raporlarına göre (Bildiri #143–150) yedi günde en az sekiz ticari gemi hedef alındı:

  • Kuveyt bandıralı Al Funtas ve Kazimah III tankerlerinde çıkan yangınların yanı sıra, ADNOC yönetimindeki Mersin Prosperity, Al Ruwais ve Anglo-Eastern’ın Sinbad gemileri de doğrudan vuruldu. Saldırılardan biri makine dairesine isabet etti.
  • Hedef alınan tankerlerin tamamına yakınının AIS (otomatik takip sistemi) sinyallerini kapatmış olması dahi füzelerden kaçınmaya yetmedi.
  • İran Devrim Muhafızları’nın boğazı geçmeye çalışan her geminin "hasar göreceği" uyarısının ardından ticari geçişler durdu. Normal şartlarda günde ortalama 125 geminin geçtiği boğazdan geçtiğimiz perşembe günü yalnızca 4 emtia gemisi geçebildi.

Pentagon’un bölgeye üçüncü bir uçak gemisi görev grubu ve yaklaşık 10 bin takviye asker sevk etmesi, boğazdaki krizin haftalar değil, aylar sürebilecek yapısal bir ablukaya dönüştüğünü gösteriyor.

2. Dizel Şoku: 100 dolarlık Rafineri Marjı ve G7 Müdahalesi

Ham petroldeki türbülans rafine ürünler piyasasında doğrudan bir paniğe dönüştü.

ABD’de perakende dizel fiyatı galon başına 6,50–6,53 dolar bandına oturarak tüm zamanların rekorunu kırdı.

Rafinerilerin bir varil ham petrolden ürettiği dizelden elde ettiği kâr marjı (“crack spread”) 100 doları aşarak tarihsel normallerinin 5 katına çıktı.

Bu baskı altında Washington’da rota değişiklikleri yaşandı:

  • Beyaz Saray önce Amerikan dizel ihracatını durdurma tehdidinde bulundu, ancak piyasanın kilitlenmesi riskine karşı cuma günü resmi olarak geri adım attı.
  • 2 Ekim’de Fransa Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda acilen toplanan G7 ülkeleri, piyasaya 4 ayda 100 milyon varil stratejik rezerv salma kararı aldı. Bu paketin kritik noktası, arzın ilk 20 gününde dizelin doğrudan öne çıkarılacak olması.

Ancak rezerv satışı piyasaya yeni üretim eklemiyor; yalnızca mevcut yeraltı stoklarını tüketiyor.

Üstelik Çin’in ekim ayı boyunca benzin, motorin ve jet yakıtı ihracatını askıya alması, küresel dizel açığını daha da derinleştirdi.

3. Ukrayna’nın Rafineri Seferi: Rusya Petrol İşleme Kapasitesinin %40’ı Soru İşareti

Avrasya cephesinde ise rafineri altyapısına yönelik en kapsamlı saldırı dalgası kaydedildi. Perm ve Novoshakhtinsk tesislerinin durmasının ardından, 1–2 Ekim gecesi Lukoil’in yıllık 14,8 milyon ton kapasiteli Volgograd rafinerisi ile Transneft’in Samara dağıtım istasyonu (Avrupa’nın en büyük depolama ve sevkiyat çiftliklerinden biri) hedef alındı. Rusya’nın üçüncü büyük tesisi olan Tatneft-Taneco (340 bin v/g) da doğrudan hasar gördü.

Kpler verileri, Rusya’nın ham petrol işleme hacminin 3,8 milyon varil/gün ile son 21 yılın en düşük seviyesine gerilediğini ortaya koyuyor.

Moskova, iç piyasayı korumak için dizel ihracat yasağını 31 Ekim’e kadar uzatmak zorunda kaldı.

Zelensky’nin Reuters’a yaptığı açıklamada rafineri kampanyasının şiddetleneceğini ve Rusya’nın petrol işleme kapasitesinin neredeyse %40’ının devre dışı kaldığını öne sürmesi, Rus ürünlerinin yakın vadede küresel sisteme dönemeyeceğini teyit ediyor.

4. Gaz Piyasasında İki Ayrı Dünya ve OPEC+ Kararı

Doğal gaz piyasasında ise Atlantik havzası ile Avrasya arasındaki uçurum belirginleşti:

  • Katar LNG’sinin Yokluğu: Katar, sevkiyat yapamadığı 35 kargo için mücbir sebep uygulamasını uzattı. Qatargas kaynaklı ihracat yıllık bazda %96 gerilemiş durumda.
  • Avrupa’nın Kış Endişesi: AB’nin yeraltı depolama oranı %70–71 seviyesinde takıldı (beş yıllık ortalama %80’in üstünde; Almanya’da ise şu anda %57). G7 rezerv açıklamasıyla TTF kontratları 74 €/MWh’den 69 €/MWh’ye gerilese de kış öncesi fiziki güvenlik sağlanmış değil.
  • ABD İstisnası: Henry Hub 3 dolar civarında sakin seyrini sürdürürken, ABD LNG terminalleri tam kapasiteyle çalışarak 2026’da 120 milyon tonluk rekor ihracat rotasında ilerliyor.

Tüm bu tablo içinde OPEC+ 4 Ekim toplantısında kasım üretim kotalarını sabit tuttu.

Ancak çekirdek üyelerin fiili üretimi, savaş ve lojistik engeller nedeniyle kotaların zaten yaklaşık 5 milyon varil/gün gerisinde kalıyor.

Dolayısıyla kâğıt üzerindeki bir "sabit tutma" kararı, fiziki piyasada arz sıkılığının devamı anlamına gelir.

Genel Değerlendirme

28 Eylül – 4 Ekim haftası, finansal piyasaların rezerv satış manşetleriyle 5 dolarlık indirimler kaydetmesine rağmen, fiziki petrol dünyasının kendi kanunlarıyla hareket ettiğini gösterdi.

Brent’in vadeli kontratlara 18 dolar fark atması, Hürmüz’den günde yalnızca birkaç geminin geçebilmesi ve dizel marjlarının 100 doları görmesi tek bir gerçeğe işaret ediyor:

Dünya ham petrol kıtlığından ziyade rafine ürün ve lojistik geçit kıtlığı yaşıyor.

Rafineriler alevler içindeyken ve tankerler boğazlarda hedef alınırken, acil durum stoklarıyla yangını söndürmek giderek zorlaşıyor.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar