Enerji Günlüğü - Türkiye'nin Sürdürülebilir Enerji İş Dünyası Araştırmacıları Birliği (TESAB) tarafından düzenlenen webinarda Enerjisa Üretim'in Tufanbeyli Enerji Üssü'nde yürütülen adil geçiş ve dönüşüm çalışmaları paydaşlarla paylaşıldı. Enerjisa Üretim Sürdürülebilirlik Lideri Tuğçe Tuğlu Özalpay'ın sunum yaptığı oturumda, 450 MW linyit ve 19 MW hibrit güneş kapasitesiyle Türkiye elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 2'sini karşılayan Tufanbeyli tesisi için 2040 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda oluşturulan dönüşüm stratejisi aktarıldı.
TESAB Genel Sekreteri Ayten Sümer açılış konuşmasında, kurumun pandemi sürecinden bu yana bilgilendirici oturumlar düzenlediğini belirterek Ekim 2021'de Ankara'da gerçekleştirilecek Enerji Stratejileri Konferansı'nın ikinci toplantısında iklim değişikliği konusunun da ele alınacağını hatırlattı. Toplantıda söz alan EURELECTRIC Türkiye Sosyal Sürdürülebilirlik Çalışma Grubu Başkanı Selma Ülker ise adil geçiş gündeminin uluslararası arenada giderek daha fazla yer kapladığını vurguladı. Birleşmiş Milletler İklim Taraflar Konferansı öncesinde yayımlanan öncelik belgelerinde temiz enerji dönüşümü başlığı altında yer alan "adil ve güçlü bir dönüşümün yolunun herkes için sürdürülebilir ve güvenli enerji sağlanmasıyla geçtiği" vurgusunu aktaran Selma Ülker, "neticede her şey insan için; insanı geride bırakmadan hareket etmek lazım, sadece teknolojiye değil öncelikle insana yatırım yapmak gerçekten çok kıymetli" dedi. 27 ülkeyi kapsayan araştırmada konunun çok paydaşlı yapısına ve bölgesel dinamiklere göre değişkenlik gösteren niteliğine dikkat çekildi.
ADİL GEÇİŞ: BİR ÖĞRENME YOLCULUĞU
Tuğçe Tuğlu Özalpay, Tufanbeyli'deki adil geçiş çalışmalarını bir proje değil, bir öğrenme süreci olarak nitelendirdi. "Enerji dönüşümü artık sadece teknoloji dönüşümü ya da emisyon azaltımı meselesi değil" diyen Tuğlu Özalpay, uluslararası standarttaki "kimseyi geride bırakmama" ilkesinin her adımı yönlendirdiğini belirtti. Her bölgenin ekonomik yapısı ve sosyal dinamiklerinin birbirinden farklı olduğunu, dolayısıyla tek tip bir adil geçiş modelinin geçerli olmadığını söyleyen Tuğlu Özalpay, "başarılı adil geçiş uygulamaları hazır çözümlerle değil yerel ihtiyaçları anlamakla başlar; biz Tufanbeyli'ye cevaplarla gitmedik, sorularla gittik ve anlamak istedik" dedi.
Tesisin 2040 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda kapsamlı bir iklim geçiş planının hazırlandığını açıklayan Tuğlu Özalpay, tüm dönüşüm senaryolarının değerlendirildiğini ve Tufanbeyli özelinde karbon yakalama teknolojileri üzerinde pilot çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Kömürden çıkış takvimi sorularına ise şu yanıtı verdi: "Bu bir kömürden çıkış projesi değil, bu bir dönüşüm projesi. Tufanbeyli Enerji Üssü'nü dönüştüreceğimizi ama bunu çalışanlarımızı da yanımıza alarak, onların iyiliğini de gözetecek şekilde yöneteceğimizi açık ve şeffaf biçimde ilettik."
ÇOK PAYDAŞLI SÜREÇ VE YEŞİL BECERİ EKSENİ
Tuğlu Özalpay, planlama sürecinde masa başı çalışmalardan kaçınarak sahaya indiklerini aktardı. Çalışanlarla anket yapıldığını ve paydaşların katılımıyla çalıştaylar düzenlendiğini belirten Tuğlu Özalpay, süreçte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile yakın temas kurulduğunu söyledi. Adil geçişin tek bir şirketin yürütebileceği bir süreç olmadığını ve makro politika desteğinin zorunlu olduğunu vurguladı.
Çalıştaylar sonucunda iki ana eksen belirlendi: yeşil beceri odaklı istihdam ile bölgesel kalkınma ve ekonomik çeşitlendirme. Bu iki eksen altında 20'ye yakın proje fikri tanımlandı. "İnsanlar değişimden korkmуyor, insanlar daha ziyade belirsizlikten korkuyor" diyen Tuğlu Özalpay, Tufanbeyli için net bir stratejik hedef ve vizyon ortaya koymanın tam da bu yüzden kritik önem taşıdığını ifade etti.
Yeşil beceri çalışmalarında Tufanbeyli Akademi platformu ve üniversitelerle iş birliğine gidildiği aktarıldı. Çukurova Üniversitesi ile imzalanan protokol çerçevesinde Tufanbeyli Meslek Yüksekokulu öğrencilerine staj ve uygulamalı eğitim imkanları sağlandı; gelecekteki ihtiyaçlara yönelik müfredat geliştirme çalışmalarına katkı sunuldu. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile ortaklık kapsamında 2026 yılına kadar Tufanbeyli Akademi'nin mesleki yeterlilik sertifikası verebilen akredite bir kurum haline getirilmesi hedefleniyor. Tuğlu Özalpay, bu dönüşümün yalnızca kurumları için değil, "tüm enerji sektörünün gelecekte ihtiyaç duyacağı nitelikli ve dinamik iş gücünün yetiştirilmesi açısından" önem taşıdığını vurguladı. Enerjisa Üretim'in Sabancı Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen Power MBA programı da beceri odaklı dönüşüm vizyonunun parçası olarak değerlendirildi.
KIRSAL KALKINMA VE EKONOMİK ÇEŞİTLENDİRME
Projenin ikinci ekseni olan bölgesel kalkınma kapsamında, bölgenin tek bir santrale bağımlı ekonomik yapısından kaynaklanan kırılganlığın azaltılması öncelikli hedef olarak belirlendi. Tuğlu Özalpay, "Santrale bağımlı bir ekonomi oluştuğunda kırılganlık seviyesi artıyor; santralle geçim sağlamayan bölge halkı diğer geçim kaynaklarını neredeyse elimine ediyor. Bölgesel kalkınmanın çarpan etkisiyle sürdürülebilmesi için tüm bu ekonomik faaliyetlerin güçlü biçimde devam etmesi şart" dedi.
Bu çerçevede yerel akademisyenler ve EBRD desteğiyle sumak gibi tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği projeleri başlatıldı, kadın kooperatifleri desteklendi, sera ve sulama altyapısı sağlandı, fidan bağışlarında bulunuldu. Çiftçilere yalnızca girdi temin etmekle yetinilmeyip doğru sulama yöntemleri, rejeneratif tarım uygulamaları ve ürün ticarileştirme süreçlerini kapsayan bütünsel bir eğitim modeli uygulandı. Linyit sahası çevresinde mısır ekimi gerçekleştirilerek toprak iyileştirme çalışmaları da başlatıldı. Selma Ülker bu bütünsel yaklaşımı, "Umarım balık vermek değil, balık tutmayı öğretiyoruz diyorsunuzdur; çok güzel" sözleriyle değerlendirdi.
SORU-CEVAP: PROJE SEÇİMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Toplantının soru-cevap bölümünde proje önceliklendirme kriterlerinin sorulması üzerine Tuğlu Özalpay, seçim sürecinde akademik rehberlikten yararlandıklarını açıkladı. Projelerin kısa vadeli (1 yıla kadar), orta vadeli (1-3 yıl ve 3-5 yıl) ve uzun vadeli (5 yıl üzeri) olmak üzere gruplandırıldığını belirten Tuğlu Özalpay, temel ölçütlerin "bölge halkı için ölçeklenebilir sosyal etki yaratması", "belirlenen iki ana eksene hizmet etmesi" ve "şirket desteği çekildikten sonra da kendi kendine fayda üreterek sürdürülebilir kalabilmesi" olduğunu aktardı.
Yerel halkın santralde istihdam baskısının nasıl yönetildiğine ilişkin soruya ise Tuğlu Özalpay, santralin mevcut iş gücüyle operasyonlarını sürdürdüğünü, bölge gençlerine ise geleceğin yeşil becerilerinin şeffaf bir iletişimle aktarıldığını belirterek yanıt verdi. Uluslararası kömürden çıkış takvimlerine ilişkin sorularda ticari gizlilik sınırını koruyan Tuğlu Özalpay, 2040 net sıfır vizyonu doğrultusunda karbon yakalama dahil farklı teknolojik senaryoların değerlendirilmeye devam ettiğini aktardı. Önümüzdeki hafta iklim haftasında Polonya'daki adil geçiş uygulamalarını inceleyeceğini belirten Tuğlu Özalpay, Tufanbeyli modelinin Türkiye'deki diğer dönüşüm süreçlerine ilham kaynağı olmasını hedeflediklerini vurgulayarak sunumunu tamamladı.







