1. HABERLER

  2. KÖMÜR

  3. Enerjisa'nın yerli kömür santrali yenilenebilir enerji üssüne dönüşecek

Enerjisa'nın yerli kömür santrali yenilenebilir enerji üssüne dönüşecek

Yerli linyitten elektrik üreten Enerjisa Üretim Tufanbeyli TES, güneş desteğiyle hibrit tesise dönüştü. Yeni GES'ler yolda, nihai hedef 2040'ta tesisi tamamen yenilenebilir enerji üssüne dönüştürmek.

Enerjisa'nın yerli kömür santrali yenilenebilir enerji üssüne dönüşecek

Enerji Günlüğü - Sabancı Holding ile Alman E.ON ortaklığı Enerjisa Üretim, kıyı ili Adana sınırları içinde olmasına rağmen denizden 1500 metre yükseklikteki Tufanbeyli Termik Santrali’nin kapılarını Enerji Günlüğü’ne açtı. Santral, çevredeki yerleşim birimlerini etkileyen, aynı zamanda onlardan etkilenen, çeşitli paydaşlara da açık bir tür yaşam merkezine dönüştürülmüş durumda.

Türkiye’nin yerli linyitten üretim yapan büyük ölçekli yatırımlarından biri olan Tufanbeyli TES, içinde resim sergileri açılan, başka sanat etkinlikleri ile eğitim seminerlerine de ev sahipliği yapan, teknik anlamda edindiği bilgi birikimini sektördeki diğer aktörler ve akademisyenlerle de paylaşan bir üretim merkezi görünümünde. Bu haliyle Enerjisa Üretim’in “Üretiyoruz” mottosunun cisimleşmiş hali denilebilir.

Tufanbeyli TES, son devreye giren büyük ölçekli kömüre dayalı elektrik santrallerinden biri konumundaki tesisin elektrik üretmek dışında başka özellikleri de var. Sektörde eksikliği en çok ihtiyaç hissedilen yetişmiş insan kaynağını yetiştiren, bilgi üreten, üretilmiş bilgiyi işleyip ar-ge çalışmalarında kullanan, tüm birikimini akademisyenlerin, üniversitelerin ve ar-ge çalışmaları yapan baka kurum ve kuruluşların da hizmetine sunan bir üretim kompleksi denilebilir. Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Bayçöl, portföylerinde bulunan Tufanbeyli Termik Santrali’ne dair sorularımızı cevapladı.

Tufanbeyli TES’i kısaca tanısak?

Tufanbeyli Termik Santrali, 450MW kurulu gücüyle Türkiye’nin arz güvenliğine katkıda bulunmanın da ötesinde bir tesis. Bu santral her yıl ortalama 3 milyon kilovatsaatin (kWh) üzerinde üretim yapıyor. Ama biz tesisimizin sadece enerji arz güvenliğinin bel kemiğini oluşturmasına, Türkiye’nin ekonomi açısından fayda sağlayan bir tesis konumunda bulunmasına bakmakla yetinmiyoruz. Çünkü santral, santralde çalışan arkadaşlar, aynı zamanda tüm Enerjisa Üretim’dekiler kendi bulundukları konumların, lokasyonların, varlıkların ötesinde düşünmeye alışkınlar. Tufanbeyli Santrali de hakikaten bir santralden çok ötesi.

Ne demek istiyorsunuz, biraz açar mısınız?

Burası Enerjisa Üretim için ve aynı zamanda sektör için bir eğitim merkezi. Sadece Türkiye enerji sektörüne değil, dünya enerji sektörüne... Bu manada, bir santralden çok ötede konumlanmış vaziyette. Aynı zamanda sektöre örnek olabilecek bir tesis. Burası bir üniversite kampüsü de aslında. Kendi sınıfında, Türkiye’nin son kurulmuş, yakın zamanda işletmeye geçmiş santrallerden biri. Teknolojisiyle, dijitalleşmesiyle, altyapısıyla; sektörün, şebekenin ihtiyaçlarına cevap vermesi kabiliyetiyle de başka bir yere konumlanmış vaziyette.

Yerli linyit düşük kalorili deniliyordu, zor olmuyor mu üretim?

Biz Tufanbeyli’yi, hemen bitişiğindeki maden sahasından besliyoruz. Buradaki kömür 1000 kilokalorinin (Kcal) biraz üzerinde bir kalorifik değere sahip. Bu kaynağı elektriğe çevirme sürecini zorlayan başlıklardan biri kalorifik değer. Çünkü çok düşük bir kalorifik değerden bahsediyoruz. İkincisi kömürün karakteristiği maden sahası boyunca değişken. Dolayısıyla hem kömürün santrale uygun hale getirilmesi sürecini hem de yanma işleminde en verimli proses akışlarını çok iyi yönetmeniz gerekiyor. Bu ciddi bir mücadele, ciddi bir mühendislik konsantrasyonu gerektirdi.

Peki sonuç?

Santrali ilk işletmeye aldığımız 2016 yılındanenerjisi-termik-santral.jpeg itibaren önce santrali randımanlı ve stabil çalışacak konuma getirmeye çalıştık. 2019 yılına kadar süren o mücadelede hem linyit, hem fuel oil’i beraber yaktığımız zamanlar oldu. Her bir ünitemiz 150MW, toplam kapasitemiz 450 MW olmasına rağmen 300 MW civarında bir üretim yaptığımız saatler çok oldu. Şimdi artık mekanik kurulu gücün de çok ötesine geçmiş vaziyetteyiz. Stabil bir vaziyette 460 ve 470 MW bandında üretim yapan bir santral haline geldik.

Piyasa şartları çalışma süresini kısaltmıyor mu?

Türkiye’de linyit santralleri emre amadelikte yıllık 4-5 bin saatleri yakaladığında genelde başarılı addedilir. Burası o manada da her sene rekorunu kırmaya devam etti. 2018-19-20-21 üretim ve emre amadelik rekorlarıyla geçti. Bu yılın (2022) sonunda da ekibimizin rekor kıracağından eminiz. Hem madencilik süreçlerimizde hem kömürdeki enerjinin elektrik enerjisine çevirme süreçlerinin hepsinde, ciddi çoğunluğu da burada çalışan arkadaşların emeğiyle oluşan teknik mühendislik fokuslarıyla, santrali Avrupa standartlarında, hatta Avrupa’daki birçok santralden daha iyi konuma getirebilmiş vaziyetteyiz.

Burada geliştirdiğiniz know how, başka tesislerde kullanılabiliyor mu?

Kesinlikle. Çünkü bütün sektör oyuncuları da kabul eder sanırım, en kompleks santraller normalde linyit santralleridir. Dolayısıyla burası kendi başına aslında bir üniversite gibi, burada pek çok deneme yapabiliyoruz, bazı sorulara cevap bulabilmek için konuyu araştırtabiliyoruz. İnsanlara farklı meziyetler kazanma imkanı sunabiliyoruz. Burada çalışan arkadaşlarımız diğer alanlarda da farklı pozisyonların ilk adayları haline geliyorlar.

Şirket dışına da bilgi desteği veriyor musunuz?

Enerjisa Üretim olarak burada ne öğrendiysek sektördeki diğer santral sahibi şirketlerle de paylaşıyoruz. Onlara bütün know how’ımızı açtık. İsteyen herkesle öğrendiklerimizi, kazanımlarımızı, hatta yaptığımız hatalarımızı memnuniyetle paylaşıyoruz. Bunları paylaşmak için seminerlere, konferanslara da katılıyoruz, birebir ilişkilerimizi de devam ettiriyoruz.

En çok aklınızda kalan, size çok şey öğreten hatalar nelerdi?

Türkiye’de linyit kaynakların genelde 900-1500 kilokalori arasında bir kalorifik değere sahip. Hemen hemen her santralde yapılan ilk hata, bu aralığa düşen her kömüre aynı kömür muamelesi yapılması oluyor. Biz de kömürü biraz küçümsediğimizi ya da bazı ayrıntılara gereken önemi vermediğimizi görmüş olduk. İlk adım olarak madencilik faaliyetlerimizi yeniden tanımladık, şekillendirdik. İkincisi bu kömürün santrale ulaştırılması ve ulaştığı andaki fiziksel özelliklerinin belirlenmesiyle hatalar yaptığımızı fark ettik, onları da düzeltmiş olduk. Üçüncüsü de esas belki know how oluşturduğumuz yer, bu kömürün yanma işleminin yapılması gereken bütün ayarlar. Bu ayarlar denemeyle, adım adım, çok ince hesaplar yapılarak oldu. Onların hepsinde hatalar yaptık. Her hata bize öğretti. O ürünleri de kazanca çevirmeyi başardık.

Öğrendikleriniz bütün termik santrallere teşmil edilebilir mi?

Ciddi kısmı Türkiye’deki hemen hemen bütün linyit santrallerine, belki yüzde 70 oranında hitap edebilecek ya da uygunluk sağlayabilecek başlıklar. Bu manada da, gerek enerji Enerji Üretim AŞ (EÜAŞ) ile gerek özel sektörde linyit santralimizi çalıştıranlarla irtibat halindeyiz. Yakın zamanda bizden sonra devir sürecinde olan ya da bizle beraber emre amadelik mücadelesini, verimlilik mücadelesini veren sektör oyuncularıyla da kazanımlarımızı paylaştık.

450 MW kurulu gücündeki bir santral nasıl oluyor da 460 küsur MW güçle çalıştırılabiliyor?

Aslında normalde yer altında bulunan bir enerjiyi başka bir enerji formuna çevirmeye çalışıyoruz ve her form değişikliği beraberinde kayıp da getirir. Bu kayıpları azaltmaya çalışarak alabildiğimiz enerjiyi maksimize etmeye çalıştık. Teknik olarak da altyapımız, buhar türbinlerimizden 150MW’ın üstünde üretim yapmamıza izin veriyordu. Her ünitemiz 157MW’a kadar mekanik olarak üretim yapabilme kapasitesine sahip. Burada da adım adım santrali üretim başına 154-155-156MW bandına yerleştirdik. Hem bütün prosesin kendi içerisindeki verimliliğine dokunmuş olduk, hem de elimizde olan mekanik potansiyeli gerçekten üretime çevirmiş olduk.

Burayı hibrit santrale dönüştürme projeniz ne durumda?enerjisa-uretim-bandirma-dogalgaz-santrali-jpg.jpg

Bizim gurur duyduğumuz lokasyonlarımızdan bir tanesi Bandırma’daki enerji üssümüz. Orada halihazırda tüm Türkiye’nin arz güvenliğinde çok önemli pozisyona sahip olan Bandırma 1 ve Bandırma 2 doğal gaz santrallerimiz bulunuyor. Bunlar hem esnek hem de şebekenin bütün ihtiyaçlarına cevap verebilecek santraller. Aynı zamanda o enerji üssü güneş santraline ve dönüş suyunda çalışan bir hidroelektrik santraline sahip. Türkiye’nin ilk yeşil hidrojeni de bu yıl orada üretilmişti. Oradan da ilham alarak, Tufanbeyli TES’teki potansiyelimizi bilerek Tufanbeyli’yi bir enerji üssü haline getirmek istiyoruz. İlk adımımız burayı bir hibrit santrale çevirmekti, oldu. Burası teknik olarak 450MW ile 600MW aralığında güneş santraline ev sahipliği yapabilecek alana ve güneş alma potansiyeline sahip. İlk iki adımımızı attık, 20MW mertebesinde güneş santralimiz işletmeye geçti. Onu daha da büyütmek istiyoruz. Aynı zamanda Ar-Ge faaliyetlerimiz devam ediyor. Buraya farklı enerji üretme, elektrik üretme kaynaklarını da kazandırıyor olacağız. Hedefimiz 2040’lara geldiğimizde buranın tamamen bir yenilenebilir enerji üssüne dönmüş olması. 

 Mehmet KARA - Tufanbeyli / ADANA 

Önceki ve Sonraki Haberler