1. HABERLER

  2. YENİLENEBİLİR

  3. GÜNEŞ

  4. ENSİA’dan depolama işini hızlandıracak öneri

ENSİA’dan depolama işini hızlandıracak öneri

Enerji Günlüğü - ENSİA Başkanı Elvan Aygün Anbar, depolamalı elektrik santralleri beklenen geliri sağlamadığı için yatırımların yavaş ilerlediğini söyledi, eldeki proje stokunun hayata geçirilebilmesi için yatırımcıya ek gelir kalemleri sunulmasını önerdi

ENSİA’dan depolama işini hızlandıracak öneri

MEHMET DAYIOĞLU - ÖZEL RÖPORTAJ

 

Enerjinin üretimi, iletimi, dağıtımı ve kaynakları dünya gündeminde önemli bir yer kaplıyor. Hem devletlerin hem de şirketlerin ilgi alanına giren enerji güvenliği, Ukrayna-Rusya ve İran-İsrail-ABD savaşlarıyla birlikte daha da dikkat çeken bir konu haline geldi. Son gelişmeler, enerjinin tüketileceği yerde üretilmesi gerekliliğini bir kez daha ispatlar nitelikte. Bu noktada yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi bir kez daha akıllara kazındı.

 

AYLIK MAHSUPLAŞMA DEVREDE

 

O cephede özellikle iki konu başlığı tartışılıyor. Birincisi, güneş ve rüzgârdan öztüketim amaçlı elektrik üretmek isteyenlere sağlanan aylık mahsuplaşma imkanının kaldırılarak, saatlik mahsuplaşmaya dönülmesi. Bu değişim, söz konusu yatırımları eskisi kadar cazip olmaktan çıkarırken uygulamanın eski mahsuplaşma modeli ile kurulmuş tesisleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi, mevcut işletmecilerin canını sıkmış durumda. 

 

ELEKTRİK DEPOLAMANIN ÖNEMİ

 

Tartışılan ikinci konu başlığı ise yenilenebilir kaynakları daha fazla devreye sokmayı sağlayacak elektrik depolama yatırımlarının durumu. 2022 yılı sonlarında izni verilen yaklaşık 35 bin MW’lik rüzgâr ve güneşe dayalı depolamalı elektrik santrali projelerinin neden yavaş ilerlediği sorgulanıyor.

Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Başkanı Elvan Aygün Anbar, Enerji Günlüğü’nün sorularını cevaplarken bu konulara dair değerlendirmelerini de paylaştı. 

 

Elektrik piyasasında son dönemin en çok konuşulan konularından biri ‘saatlik mahsuplaşma’. Bu konu hakkında sizin görüşünüz nedir?

 

Saatlik mahsuplaşma yatırımcının canını sıktı ama bu bir mecburiyet. Eğer bu adım atılmasaydı şebeke çökme riskiyle karşı karşıya kalırdı. Bugüne kadar yenilenebilir enerji yatırımcıları şebekeyi bir depo gibi kullanıyordu; ürettiklerini verip ihtiyaç duyduklarında geri alıyorlardı. Ancak İber Yarımadası'ndaki (İspanya, Portekiz) sistem çöküşü bize gösterdi ki şebekeyi depo olarak kullanmak sürdürülebilir değil.

 

Saatlik mahsuplaşma yatırımcıları nasıl etkiledi? Özellikle geçmişte yatırım yapanlar için bir mağduriyet söz konusu mu?

 

Geçmişte santral yatırımı yapmış olanların maliyet hesapları ve kazanç modelleri değiştiği için moralleri bozuk. Burada en kritik nokta geriye dönük uygulamalar. Eğer düzenleme geçmiş yatırımları kapsayacak şekilde geriye dönük işletilirse bu gerçekten can sıkıcı olur. Çünkü bu projeler belirli kredi ve gelir modelleriyle yapıldı. Ancak yeni yapılacak yatırımlar için bir sakıncası yok; yeni yatırımcılar artık hesaplarını, pik noktalarını ve kuracakları gücü bu sisteme göre belirleyecekler.

 

Şebekenin sağlığı için çözüm nedir?

 

Yenilenebilir enerjiyi baz yük haline getirmenin tek yolu enerji depolama sistemleridir. Şebekeyi depo olarak kullanmaktan vazgeçip enerjiyi kendi sistemlerimizde depolamalıyız. Şebekenin ayakta ve dinamik kalması her şeyden daha kıymetli.

 

Türkiye'deki depolama yatırımlarının durumunu nasıl görüyorsunuz? Lisanslar veriliyor ama hayata geçen proje sayısı az gibi duruyor.

 

Şu an depolamalı santraller beklenen oranda para kazandırmıyor, bu da yatırımları yavaşlatıyor. Yan hizmetler, arbitraj ve regülasyon gibi alanlarda daha net ödeme modelleri ve çerçeveler çizilirse yatırımlar hızlanacaktır. Mevcut modelle önümüzdeki 7-8 yıl içinde Türkiye’de kurulu depolama sisteminin 7-8 gigavat’ı (GW) (Lisanslanmış projeler geçmeyeceğini öngörüyorum.

 

Enerji krizi ve fosil yakıtlardan çıkış süreci hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Körfez’deki gerilimler küresel doğalgaz ve petrol rezervlerinin yüzde 20’sini kullanım dışı bıraktı, bu da ciddi bir enflasyon artışına yol açıyor. Enerji bağımsızlığı ve ekonomik toparlanma için yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmak ve fosil yakıtlardan hızla çıkmak zorundayız. Dibimizde yaşanan her olay ekonomimizi etkiliyor; bu yüzden kendi kaynağımızı üretmek bir tercih değil, mecburiyettir.

 

Mehmet DAYIOĞLU - Enerji Günlüğü