BENAN ÖZTÜRK-ÖZEL RÖPORTAJ
İstanbul Avrupa yakasının elektrik dağıtım ve perakende satış süreçlerini yöneten CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytaç, 2025 yılı kapanış verilerini ve 2026 yılına dair piyasa öngörülerini Enerji Günlüğü ile paylaştı. İstanbul Avrupa yakasının elektrik tüketim profilini ve 2025 yılı istatistiklerini içeren veriler, enerji piyasalarındaki arz-talep dengesi ile kentsel dönüşümün etkilerini gözler önüne seriyor. Bu bilgiler kentin sosyo ekonomik yapısındaki değişimi ve enerji maliyetlerindeki beklentileri ortaya koyuyor.
İstanbul Avrupa yakasındaki konut hareketliliği ve taşınma istatistikleri 2025 yılında nasıl bir seyir izledi?
İstanbul Avrupa yakasında 2025 yılı verilerine göre toplam taşınma sayısı 550 bin seviyesine ulaştı. Bu rakam, bir önceki yıl ile kıyaslandığında yüzde 18 mertebesinde bir yükselişe tekabül ediyor. Özellikle yeni konutlara geçiş süreçlerinde yüzde 20 oranında bir artış kaydedildi. Son 5 ile 6 yıllık periyodu analiz ettiğimizde, bu bölgedeki toplam taşınma trafiğinin 3 milyon barajını geçtiği görülüyor. Şehrin dinamizmi, abonelik verilerine bu şekilde yansıyor. İnşaat sektöründeki yeni konut arzının devam etmesi, bu hareketliliğin temel itici gücü olarak öne çıkıyor. Batı aksındaki Esenyurt, Beylikdüzü ve Başakşehir ilçeleri, yerleşim yoğunluğunun odağı olmayı sürdürüyor.
KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ABONELİK VERİLERİNE ETKİSİ
Kentsel dönüşüm süreci enerji aboneliklerini ve altyapı verilerini nasıl etkiliyor?
Kentsel dönüşüm, İstanbulun en önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Verilerimize göre, kentsel dönüşüm kaynaklı hareketlilikte geçen yıla oranla yüzde 105 düzeyinde bir artış gerçekleşti. Yaklaşık 50 bin abonenin kentsel dönüşüm nedeniyle güvenli konutlara geçtiği veya binaların yenilenme sürecine girdiği saptandı. Bazı ilçelerimizde son 6 yıllık değişim oranları yüzde 10 seviyesini aştı. Bu süreç sadece bir yer değiştirme değil, aynı zamanda daha modern ve verimli enerji altyapısına sahip binalara geçiş anlamı taşıyor. Eski yapı stokunun yenilenmesi, teknik kayıpların azalması ve daha güvenli bir elektrik şebekesi yönetimi açısından da avantaj sağlıyor.
İSTANBUL AVRUPA YAKASINDA TÜKETİM PROFİLİ VE DEMOGRAFİ
Bölgedeki abonelerin demografik yapısı ve yabancı abone sayısındaki değişim hakkında neler söylersiniz?
Bölgedeki abone profilimizi incelediğimizde yaş ortalamasının 51 olduğunu görüyoruz. Cinsiyet dağılımında ise yüzde 70 erkek, yüzde 30 kadın abone yapısı mevcut. Hizmet verdiğimiz en genç abone 18, en yaşlı abone ise 110 yaşında. Yabancı abone verilerinde ise belirgin bir azalma söz konusu. 2025 yılında yabancı abone sayısı 31 bin kişi azaldı. Bu da yüzde 16 oranında bir düşüşe işaret ediyor. Bu veri, bölgedeki yabancı nüfusun yerleşim tercihlerindeki değişimi ve göç hareketliliğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Abone verilerindeki bu değişim, bölgenin sosyoekonomik yapısındaki dönüşümün de bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
İlçe bazlı tüketim alışkanlıklarında öne çıkan farklılıklar nelerdir? Esenyurt özelindeki veriler neyi gösteriyor?
Hane başı elektrik tüketiminde ilçeler arasında belirgin farklar bulunuyor. İstanbul Avrupa yakasında en yüksek elektrik tüketimi Sarıyer ilçesinde gerçekleşirken, en düşük tüketim rakamları Esenler ilçesinde kaydedildi. Tüketim miktarları; konut büyüklüğü, hane halkı sayısı ve kullanılan elektrikli cihazların çeşitliliğiyle doğrudan ilişki barındırıyor. Esenyurt ise tüketim hacmiyle merkezi bir konumda yer alıyor. Nüfusu 1 milyon sınırını aşan Esenyurt, tek başına Türkiye’deki 57 ilden daha büyük bir nüfus yoğunluğunu temsil ediyor. Haliyle hem taşınma trafiğinde hem de toplam tüketim hacminde Esenyurt, istatistiklerimizin zirvesinde bulunuyor.
BAHAR AYLARINDA PİYASA TAKAS FİYATI ÖNGÖRÜLERİ
Tüketicilerin ve piyasanın yakından takip ettiği elektrik fiyatları önümüzdeki dönemde nasıl bir trend izleyecek?
Enerji borsasında oluşan piyasa takas fiyatları, arz ve talebin kesişme noktasında belirleniyor. Şu an için ülkemizde yağışlı bir dönemin içinden geçiyoruz. Barajlardaki doluluk oranlarının artmasıyla hidroelektrik santrallerinin üretim kapasitelerinde yükseliş bekliyoruz. Aynı zamanda rüzgar santrallerinin verimliliği de yüksek seyrediyor. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte ısınma amaçlı enerji talebi azalma eğilimine girecek. Arz tarafındaki artış ve talep tarafındaki bu düşüş birleştiğinde, piyasa takas fiyatlarının ilkbahar döneminde düşük seviyelerde seyredeceği tahmin ediliyor. Bu durum piyasa bazlı fiyatlamalar için olumlu bir zemin oluşturuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artması, referans fiyatların istikrara kavuşmasında kritik rol üstleniyor.
SON KAYNAK TEDARİK TARİFESİ VE YENİ LİMİT DÜZENLEMESİ
Mesken aboneleri için son kaynak tedarik tarifesi limitlerinde yapılan değişiklik ne anlama geliyor?
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Bakanlık kararıyla, mesken aboneleri için uygulanan yıllık tüketim limiti 2025 yılı itibarıyla 5 bin kilovatsaatten 4 bin kilovatsaat seviyesine çekildi. Bu düzenleme, yüksek tüketimi olan hane halkını doğrudan ilgilendiriyor. Yıllık 4 bin kilovatsaat limitini aşan aboneler, sübvansiyonlu tarifeden çıkarak enerji borsasındaki maliyetlere endeksli fiyatlar üzerinden faturalandırılıyor. Analizlerimize göre, bu değişimden abonelerimizin yaklaşık yüzde 30'luk bir kısmı etkileniyor. Bu limitin yıl sonuna kadar 4 bin kilovatsaat olarak kalması öngörülüyor. Karar mercii olan kurumlar, piyasa koşullarına göre bu limitleri her yıl yeniden değerlendirmeye alıyor.
Bu limit değişikliği tüketicilerin tasarruf alışkanlıklarını nasıl etkiler?
Limitlerin aşağı çekilmesi, yüksek tüketimli haneleri enerji verimliliğine yönlendirme potansiyeli taşıyor. Özellikle elektrikli araç kullanımı veya yoğun klima kullanımı gibi ek yükleri olan aboneler, yıllık 4 bin kilovatsaat sınırını daha yakından takip etmek durumunda kalacaklar. Biz CK Enerji olarak tüketicilerimizi bu konuda bilgilendirmeye ve verimlilik odaklı çözümler sunmaya devam ediyoruz. Enerji piyasalarındaki serbestleşme ve maliyet bazlı fiyatlandırma süreçleri, tüketicinin kendi tüketimini yönetmesi noktasında bir farkındalık oluşturuyor. Enerji tasarrufu sadece bireysel maliyetleri düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda ülke ekonomisine ve enerji arz güvenliğine de katkı sağlıyor.



