Saldanlı: Kaçak elektrik kullanımı sübvansiyonla önlenir

Enerji Günlüğü - Gediz Elektrik Dağıtım ihalesinde en yüksek teklifi sunan Elsan-Tümaş-Karaçay Ortak Girişim Grubu’nun sözcüsü, Aydın Denizli Muğla...

Saldanlı: Kaçak elektrik kullanımı sübvansiyonla önlenir

Enerji Günlüğü - Gediz Elektrik Dağıtım ihalesinde en yüksek teklifi sunan Elsan-Tümaş-Karaçay Ortak Girişim Grubu’nun sözcüsü, Aydın Denizli Muğla illerinin elektrik dağıtımını yapan AYDEM'in patronu, Bereket Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, özellikle Güneydoğu Anadolu illerindeki yüksek oranlı kaçak elektrik kullanımının önlenmesi için bir öneri ortaya attı.
DÜNYA Enerji Sayfası için Mehmet Kara'nın sorularını cevaplayan Saldanlı, şirketin hedeflerini, projelerini anlattı, sektöre ilişkin bazı sorunlara da değindi. Şubat ayında tekliflerin toplanacağı İstanbul Anadolu Yakası (AYEDAŞ) ve Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ özelleştirme ihalelerine de katılacaklarını belirten Saldanlı, "Piyasa payının yüzde 30'dan fazlasının alınamayacağı kuralı var. O sınırlar içinde kalmak şartıyla enerjiyle ilgili ihalelere katılıyoruz" dedi. Gediz'i devralınca paylarının yüzde 9'a ulaşacağını anlatan Saldanlı, "Daha payımız var yani. Dolayısıyla AYEDAŞ ve Toroslar ihalelerine katılabiliriz. Yönetim Kurulu karar verecek bağlayıcı bir şey söylemek istemiyorum ama Güneydoğu'dakilere belki katılmayabiliriz" diye konuştu.

KAYIP KAÇAK SORUNU
Ceyhan Saldanlı, elektrik faturalarında ayrı gösterilen kayıp-kaçak bedelinin satılan ürünün maliyetinin bir parçası olduğunu belirterek "Bir yerden bir yere 100 kilo karpuz taşıyorsan ve 10 tanesi yolda kırılıyorsa, karpuzu satarken bu fireyi satış maliyeti içinde dikkate almak zorundasın. Hiç bir tüketici, karpuzun şu kadarını yolda düşürmüşsün, ben onun maliyetini ödemem diyemez. Ama rekabete açarsın, bir kişi 10 fire veriyordur, diğeri 15, düşük fireli çalışan maliyetini düşşük tutmuştur ve daha düşük fiyata satış yapabilir" dedi.
EPDK'nın hedef kayıp kaçakları düşüre düşüre yüzde 10'a getirdiğini hatırlatan Saldanlı, "Zaten teknik kayıplar yüzde 8, 8.5 civarında. Dağıtım şirketleri, daha fazla kayıp verdikleri zaman aradaki farkı ceplerinden ödüyorlar. Az verirlerse kâr edecekler ama daha fazla aşağıya indirmeye imkan yok. Çünkü önemli kısmı teknik kayıp zaten. Hal böyleyken şirketleri hatalı görmek yanlış" diye konuştu.
Elektrikteki teknik kaybın yüzde 22.5'ten yüzde 8.5'e kadar düşürüldüğünü anlatan Saldanlı, "Toplam kayıp kaçak yüzde 10'a düşünce, kaçak kısmı yüzde 2.5'e geriledi. Dünyanın her yerinde bu kadar kaçak var" dedi.

GÜNEYDOĞU'NUN YÜKÜNÜ BATI MI ÇEKİYOR?
Ceyhan Saldanlı, Güneydoğu’daki kaçağın batıya ödetildiği yönündeki yakınma ve eleştirilere ilişkin soru üzerine şu görüşleri dile getirdi:
"İki dağıtım bölgesi dışındaki kayıp kaçak Avrupa ortalamasının altında. O bölgedeki kayıp kaçağı da oradaki dağıtım şirketi ödüyor. Öyle birebir onların diğer taraflara fatura edildiği doğru değil. Oradaki şirkete yüzde 30 hedef verilmiş, kayıp kaçak yüzde 70-80. 50 puanlık kısmı dağıtım şirketi ödüyor, yüzde 30'luk kısım Türkiye geneline yansıtılıyor. O da yarım puan bir puan bir şey düşüyor herkese taksim edildiğinde. Ama şu da var. O bölgedeki yüksek kaçak oranı vatandaşın yapısının bozukluğundan kaynaklanmıyor. Çünkü 10-15 sene öncesine kadar oradaki kayıp kaçak oranları da ülkenin diğer yerlerinden çok farklı değil, kayıtlara baktım ben. Elektrik icat edildiğinden beri parasız kullanıyor değil insanlar. Eskiden borçlarını öderken sonradan bir kayıp kaçak artışı söz konusu. O bölgedeki insanlara da haksızlık yapılmamalı. Ama realite de bu, şu anda artan ve baş edilemeyen bir kayıp kaçak oranı var, bu düzeltilmeli..."

KAÇAK ELEKTRİĞE ÇÖZÜM: SÜBVANSİYON
Ceyhan Saldanlı, özellikle Güneydoğu'da yaygın olan kaçak elektrik kullanımının önüne nasıl geçilebileceği sorusuna cevabı şu:
"Hazır çözümüm yok ama planlar geliştirmek lazım. Bence sübvansiyon yapmak ve yavaş yavaş ödemeye alıştırmak herhalde. Ve insanların sağduyusuna hitap etmek lazım. Gelir seviyeleri düşük insanların elektrik faturasının bir bölümünün Hazine tarafından sübvanse edilmesi lazım. Çünkü o bölgelerde iş hayatının sürdürülebilirliğinde de biraz sıkıntılar olabilir. Terör nedeniyle yatırımlar az, işsizlik yüksek, gelir düzeyleri düşük. Bunlarla mütenasip bir çözüm üretmek lazım. Olay biraz da sosyal diye düşünüyorum aynı zamanda. Dolayısıyla işsiz, ödeyemeyecek durumdaki insanların çocuklarını okula göndermesi için para ödeniyorsa, burda da elektrik vazgeçilmez birşey, devlet tarafından yardım edilmesi gerekebilir. İnsanları zorunlu suç işlemeye itmemek lazım. Yani enerji parasını ödeme konusunda sıkıntısı olan insanlara bir miktar destek verilmesi lazım. Nasıl ki kömür dağıtıyorsanız, elektrik faturasının bir bölümü de devlet tarafından üstlenilebilir. Giderek gelişen ticaret ve düzelen ekonomik performansla azaltarak gidecek bir proje üzerinde çalışılabilir. Bu ilelebet uygulanamaz."

Önceki ve Sonraki Haberler