Enerji Günlüğü - Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, düzenlediği basın toplantısında, son 20-25 senedir dünyada yenilenebilir enerjinin iklim değişikliği odağında ilerleyip geliştiğini, son dönemde ise durumun biraz değiştiğini söyledi. Son yıllarda bu durumun değiştiğini anlatan Erden, “Son beş senedir yenilenebilir enerjideki dönüşümün temel tetikleyicisi iklim değişikliğinden önce enerji bağımsızlığı ve enerjide arz güvenliğidir” dedi.
NÜKLEER YADSINAMAZ GERÇEK
İbrahim Erden, 2022 yılında açıkladığı ve 2035 yılı hedefledini içeren ulusal enerji stratejisinin göbeğine yenilenebilir enerjiyi yerleştiren Türkiye’nin bunun yanına nükleer enerjiyi de koyduğunu hatırlattı. “O alanda çalışan profesyoneller olmasak da nükleerin de yadsınamaz bir önceliği olduğunu görüyoruz” diyen Erden şöyle devam etti:
“Ama yenilenebilir enerjinin önemli bir avantajı var, hem yatırım maliyetleri nükleere göre çok daha ucuz, hem de yakıt maliyeti olmayan ve sürdürülebilirliği çok daha güvenilir bir teknolojiler bütünü. Özellikle rüzgâr ve güneşin Türkiye’de potansiyeli neredeyse sınırsız ve bundan sonraki yıllarda yatırımı sonsuz bir şekilde neredeyse yapılmaya devam edecek teknolojiler.”
YILDA 2000 MW İLAVE RES GÜCÜ
Türkiye’nin rüzgârda Avrupa’nın en fazla kurulum yapan üçüncü ülkesi konumuna geldiğini anlatan Erden, “Geçtiğimiz seneki rakamlar ile biz şu anda 14.700 MWe güce ulaşmış durumdayız. Toplam rüzgâr elektriği kurulu gücümüz 15.000 MW’in üzerinde” diye konuştu. Son bir yılda da 2.000 MW seviyesinde rüzgâr kurulumunun tamamlandığını kaydeden Erden, “Bu son 15 senenin en yüksek yıllık kurulumu. Biz bir önceki yüksek kurulumuzu, 2020 yılında 1.800 MW seviyesine ulaşarak başarmıştık” ifadesini kullandı.
RES PROJELERİ ADIM ADIM HAYATA GEÇECEK
İbrahim Erden’e göre Türkiye rüzgâr yatırımlarına aynı hızla devam edebilecek bir proje portföyüne sahip. 18.500 bin MW’ı depolamalı rüzgâr santrallerinden oluşan eldeki proje stoku, hem yerli hem yabancı yatırımcılara bu sektörün ilerleyeceğine dair öngörüde bulunma imkânı veriyor. TÜREB Başkanı İbrahim Erden, “Eldeki projelerin ilki bu yıldan başlamak üzere peyderpey hayata geçeceğini düşünüyoruz ve görüyoruz” dedi.
YATIRIM SÜREÇLERİ HIZLANIYOR
İbrahim Erden, yatırım süreçlerini hızlandıracak altyapı da hazırlandığını belirterek şöyle dedi:
“Enerji Bakanlığı’nın, enerji tesislerinde imar düzenlemesi yapma ve ruhsatlandırmaya dönük çok değerli bir yetki aldı. Bu da inşallah bu sene hayata geçecek. Bu da, eldeki büyük rüzgâr portföyünü, yenilenebilir portföyünü, bundan sonraki yıllarda da her yıl daha da artacak şekilde, yıllık kullanımları daha da artacak şekilde, destekleyecek. Bu da yatırım ortamında önemli bir öngörülebilirlik ve hızlanma sağlayacak diye düşünüyoruz.”
YERLİ TEKNOLOJİ, YERLİ ÜRETİM
TÜREB Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’deki RES kapasite artışlarının sanayide de hareketlenmeye sebep olduğunu belirtirken “Çünkü ne kadar çok YEKA yapılırsa sanayimiz de, o türbinleri yerli imkânlarla üretmek, aksamlarını yerlileştirmek üzere yatırımlara girişiyor. Çünkü YEKA’nın şartı yerlilik” dedi. Türkiye’de halen üç kanat fabrikasının hayata geçmesine dönük çalışmalar bulunduğunu anlatan İbrahim Erden, bunlardan en az ikisinin bu yılın ikinci çeyreğinde hayata geçmesini beklendiklerini söyledi.
DEPOLAMADA DA YERLİLİK ŞARTI
İbrahim Erden kanat dışındaki aksam üreticilerinin de kendi kapasitelerini, YEKA süreçlerine göre ayarlamaya dönük çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Erden, bu arada TÜREB olarak depolamalı projelerde yerli aksam kullanımına yönelik teşvikleri güçlendirecek bazı çalışmalar yürüttüklerini, bu konuda enerji, sanayi ve ticaret bakanlıkları ile temas halinde olduklarını ifade etti.
RÜZGÂR AKSAMI TEDARİKÇİSİ TÜRKİYE
TÜREB Başkanı İbrahim Erden, YEKA projelerinde kullanılan türbinlerde yerlilik oranının yüzde 55’in üzerinde olduğunu belirterek “Bu bizi Avrupa’nın en güçlü beş rüzgâr sanayi ülkesi arasına sokmuş durumda. Globalde, ticari çekişmeleri ve ekonomik savaşları, rüzgâr endüstrisinde Çin’in gücünü dikkate aldığınızda, Türkiye’nin Avrupa ve Batı dünyası için önemli bir türbin ve aksamları tedarikçisi olduğu yadsınamaz bir gerçek. Hem de bundan sonra bunun kuvvetlenmesi çok daha mümkün” dedi.
YERLİ EKİPMANIN "ÇOĞALTAN" ETKİSİ
Yerli rüzgâr endüstrisinin, Türkiye’ye başka alanlarda da imkânlar yaratacağını ifade eden TÜREB Başkanı İbrahim Erden “Türbinin kanadında kullandığımız karbon fiber, bugün savunma sanayinin en önemli girdilerinden biri. Bu alandaki şirketler dünya pazarlarına rüzgâr türbinleri için parça üretirken, yerli savunma sanayimize de çok önemli bir aksam üretiyor. Aslında rüzgâr ekipmanı için ürettiği bir parça daha sonra sanayicinin ikinci, üçüncü ürünü haline gelebiliyor. Biz bu sektörel genişlemeyi rüzgârla sağlayabildiğimiz için, bugün rüzgâr endüstrisinin içerisinde faaliyet gösteren otomotiv ve kimya endüstrisi kökenli pek çok şirketimiz var” ifadelerini kullandı.
2026 SONUÇ ALMA YILI
TÜREB Başkanı İbrahim Erden, 2026 yılına dönük öngörülerini aktarırken “2025 bizim için bir zemin hazırlama yılı oldu. 2026’nın bir uygulama ve sonuç alma yılı, rüzgâr santralarını devreye alma yılı, sanayide gelişme yılı olacağını öngörüyoruz. İnşallah devreye girecek fabrikalar yanında, ilk depolamalı tesisler de devreye girmeye başlayacak. YEKA projelerinin kademe kademe hayata geçirilmeye devam edeceğini göreceksiniz” dedi.
Deniz üstü rüzgâr santrali projeleri konusunda da çalışmalar yaptıklarını anlatan TÜREB Başkanı İbrahim Erden şöyle devam etti:
“Burada dünya bankasıyla önemli işbirlikleri yapıyoruz. İnşallah bu yıl, Enerji Bakanlığımız bu yılın sonuna doğru ilk deniz üstü rüzgâr santralı ihalesinin yarışmasını gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda Karadeniz’de, Marmara Denizi’nde, Ege Denizi'nde çeşitli teknik çalışmalar yapıldı, önemli finansal çalışmalar yapılıyor. Umuyoruz, bu sene ihalesi yapılmış ve önümüzdeki yıllarda hayata geçiyor olacak.”
2026’DA NE KADAR RES KURULUR?
Türkiye’nin bu yılı 2000 MW’ın üzerinde rüzgâr santrali kurulumu ile tamamlayacağı öngörüsünü paylaşan TÜREB Başkanı İbrahim Erden “Bundan sonra 2030’a kadar da yıllık kurulumların 2000 MW’nin altında kalmadan, adım adım yukarı giderek devam edeceğini düşünüyorum” dedi. Tahminlerinin dayanağını da açıklayan TÜREB. Başkanı şunları söyledi:
“Biliyorsunuz 120.000 MW’lık bir 2035 yılı yenilenebilir hedefi var. Bunun 48.000 MW’ı rüzgâr. Bunun da 5.000’ini deniz üstü için ayırdık. 15.000 MW’ı işletmede. Bunun üzerine 18.500 MW’lık bir depolamalı kapasite var. Bunun yanına YEKA’lar geliyor, 10-12.000 MW mertebesinde. Bir de kapasite artışları geldiğinde biz aslında o 48.000 MW’ı dolduracağız.”
YILDA 2.5 MİLYAR DOLARLIK RES YATIRIMI
İbrahim Erden, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile imzalanan anlaşmalarla orta ve uzun vadede 4’er 5’er bin MW’lık daha rüzgâr ve güneş kurulumları beklendiğini de hatırlattı. TÜREB Başkanı, 2030’da depolamalı projeler kapsamında en az 10.000 MW’lik RES kurulu gücü ile 10.000 MWh depolama kapasitesinin devreye girmiş olacağını belirterek “Bu 2035’e giden yolu adım adım sürdürecektir. 2.000 MW’lık bir kurulum, Türkiye’de en azından 2-2.5 milyar dolar mertebesinde bir yeni yatırım demek. Bundan sonra 2.0-2.5-3.0, yani o 1.000 MW’lar ne kadar artarsa parasal yatırım tutarı da o kadar artacaktır” diye konuştu.
Mehmet KARA - Enerji Günlüğü / İSTANBUL





