1. HABERLER

  2. ELEKTRİK

  3. Depolama finansmanı için öngörülebilir gelir modeli

Depolama finansmanı için öngörülebilir gelir modeli

Aksa Yenilenebilir Enerji Genel Müdür Yardımcısı Erinç Kısa, elektrik borsasında sıfır fiyat oluşan saat dilimi sayısındaki artışın, elektrik depolama sistemlerinin önemini iyice gözler önüne serdiğini ifade etti.

Depolama finansmanı için öngörülebilir gelir modeli

Enerji Günlüğü - Türkiye Elektrik Sanayi Birliği TESAB, yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim kapasitesindeki artış ile birlikte daha yoğun şekilde gündeme gelen depolama sistemlerinin ele alındığı bir panel düzenledi. 

Eurolectic Türkiye Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Depoalama Çalışma Grubu Başkanı Tolga Aktoprak moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Aydın Law Kurucu Ortağı Avukat Serhat Aydın ile Aksa Yenilenebilir Enerji Genel Müdür Yardımcısı Erinç Kısa depolama sistemlerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştılar. 

PİYASADA ARZ FAZLASI VE SIFIR FİYAT GERÇEĞİ

Oturumda paylaşılan verilere göre elektrik piyasasında son 5 yılda oluşan fiyat hareketleri, depolama sistemlerinin fizibilitelerini doğrudan etkiliyor. Bu süre içinde Piyasa Takas Fiyatı (PTF) tam 82 kez, sıfır olarak belirlendi. Bu durumu, piyasanın esneklik ihtiyacının bir göstergesi olarak değerlendiren uzmanlar, bundan böyle hafta içi saatlerde bile sıfır fiyatların görülebileceğini vurguladılar. 

ERİNÇ KISA: FİZİKİ OPSİYON SÖZLEŞMESİ GİBİ... 

Aksa Yenilenebilir Enerji Genel Müdür Yardımcısı Erinç Kısa, geçmiş dönemlerde 3-4 bin megavatsaat (MWh) seviyelerinde seyreden arz fazlası rakamlarının, 15 Şubat gibi tarihlerde 9 bin MW saat seviyesine tırmandığına dikkat çekti. Bu rakamların, elektrik depolama ünitelerinin artık bir tercihten ziyade piyasada fiziki bir opsiyon sözleşmesi gibi çalışması gerektiğini gösterdiği değerlendirmesinde bulunan Erinç Kısa, "Üretimin tüketimi aştığı saatlerde enerjiyi hapsedip, ihtiyacın olduğu yüksek fiyatlı saatlerde sisteme vermek yatırımın temel mantığını oluşturuyor" dedi. 

HUKUKİ ÇERÇEVE VE "SUI GENERIS" SÖZLEŞMELER

Panelde, depolama tesislerine ilişkin hukuki altyapının henüz standart bir kalıba oturmadığı, bu durumun taraflar için hem fırsat hem de risk yarattığı ifade edildi. Avukat Serhat Aydın, bu sözleşmelerin hukuk literatüründeki yerini şu sözlerle açıkladı: "Enerji depolama sözleşmeleri, klasik borçlar hukuku tanımlarına tam olarak sığmayan, (sui generis) yani kendine özgü yapılardır. Burada esneklik alımı sözleşmeleri (FPA), kapasite tahsisine dayalı kira modelleri ve hizmet odaklı optimizasyon yapıları gibi farklı modellerle karşılaşıyoruz. Sözleşmenin niteliğine göre bazen vekalet bazen de eser sözleşmesi hükümleri devreye giriyor." 

DEPOLAMA SÖZLEŞMELERİNE EMANET AKTİ BENZETMESİ  

Aydın, hukuki risk paylaşımına dair şu uyarıda bulundu: "Vekalet sözleşmelerinde bir özen borcu varken, eser sözleşmelerinde belirli bir sonucun, yani performansın taahhüdü söz konusudur. Yatırımcı ile teknoloji sağlayıcı arasındaki bu ayrım, bir uyuşmazlık anında yargıcın olaya bakışını tamamen değiştirir. Ayrıca, sanayicilerin kendi tesislerine kurdukları ünitelerde enerjinin depolanıp geri alınması durumu, hukukumuzdaki vedia (emanet) akdiyle benzerlikler taşıyor."

YATIRIMDA ÖNE ÇIKAN 5 ANA İŞ MODELİ

Türkiye’deki depolama projelerinin 5 farklı iş modeli üzerinden ilerlediği kaydedildi. Bu modeller; depolamalı elektrik üretim tesisleri, mevcut santrallere bütünleşik üniteler, müstakil depolama tesisleri, şebeke işletmecilerinin sistem güvenliği için kullandığı kapasiteler ve son kullanıcı odaklı 'sayaç arkası' sistemler olarak sıralandı.

Erinç Kısa, yatırım iştahı ve finansman ayağına ilişkin şunları söyledi:

"Aksa Yenilenebilir Enerji olarak bu yıl içinde 200 bin kilovatsaat (kWh)  kapasiteyi aşan depolama tesisini devreye almayı planlıyoruz. Ancak burada asıl kritik olan 'bankability' yani bankaların projeye bakışıdır. Bankalar, belirsiz arbitraj gelirleri yerine daha öngörülebilir, kapasite ödemesi içeren modelleri finanse etmeye daha yatkın. Öz kaynak getirisi pekiştirmek isteyen yatırımcılar ise fiyat riskini alarak serbest piyasa ticaretine odaklanıyor," 

KAMUNUN MÜDAHALE GÜCÜ VE RİSK YÖNETİMİ

Av. Serhat Aydın, depolama faaliyetleri kamu hizmeti olarak görüldüğü için, devletin kamu yararı gerekçesiyle sözleşme serbestisine müdahale etme yetkisinin her zaman baki kaldığına dikkat çekti. Aydın, "2018 yılındaki döviz hareketliliği sonrası getirilen kısıtlamalar bunun en somut örneğidir. Yatırımcılar, tesisin 15 yıllık işletme ömrü boyunca bu tür mevzuat değişikliği risklerini mutlaka maliyet kalemlerine dahil etmelidir" görüşünü dile getirdi. 

YAZILIMIN TİCARİ BAŞARIDAKİ ROLÜ

Aksa Yenilenebilir Enerji GMY Erinç Kısa, depolama projelerinde kullanılan yazılımın önemine değinirken "Batarya ekipmanlarını ithal etsek bile, bu üniteleri piyasa verilerine göre yönetecek olan algoritmaları yerli imkanlarla geliştiriyoruz. Doğru zamanda doldurma ve boşaltma kararı veren bir yazılım, projenin toplam gelirini yüzde 20 ile yüzde 30 arasında artırabiliyor" dedi. Kullanılacak yazılımın kalitesinin, bataryanın fiziksel ömrünü ve şarj-deşarj döngülerini de koruyarak yatırımın ömrünü uzatımına dikkat çeken Kısa, "Dolayısıyla başarılı bir depolama yatırımı; mühendislik, esnek bir hukuki yapı ve gelişmiş bir yazılım mimarisinin bileşimidir" ifadelerini kullandı. 

Enerji Günlüğü 

İlgili Haberler