Enerji Günlüğü - Avrupa Birliği'ne (AB) ithal edilen demi-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen gibi ağır sanayi ürünlerinin neden olduğu karbon emisyonları için 1 Ocak'tan itibaren ödeme yapılması gerekiyor.
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), ilk etapta demi-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen olmak üzere yüksek karbon kaçağı riski taşıyan 6 sektördeki ürünleri kapsayacak. Kapsamın, 2030'a kadar organik kimyasallar, polimerler gibi diğer ETS kapsamındaki ürünlere genişletilmesi planlanıyor.
SKDM GELİRLERİ İKİ YILDA 1,5 MİLYON EURO’YA ULAŞACAK
AB, SKDM’nin sanayilerin sürdürülebilirlik gereksinimleri daha az katı olan ülkelere taşınmasını yani karbon kaçağını önleyeceğini savunuyor. Komisyonun verilerine göre, SKDM gelirlerinin 2028 yılına kadar yaklaşık 1,5 milyar euroya ulaşması bekleniyor.
AB'nin iklim hedefleri doğrultusunda geliştirilen bir karbon fiyatlandırma aracı olan SKDM, AB'ye ithal edilen karbon yoğun ürünlerde üretim sırasında oluşan sera gazı emisyonlarına bir maliyet yükleyerek AB içindeki üreticilerin rekabet gücünü korumayı, "Karbon kaçağı" olarak bilinen, üretimlerin daha düşük çevre standartlarına sahip ülkelere kaymasını önlemeyi ve küresel olarak daha temiz üretimi teşvik etmeyi amaçlıyor.
TÜRKİYE EN FAZLA ETKİLENECEK ÜLKELER ARASINDA
Mekanizma, özellikle Çin, Hindistan, Türkiye gibi AB'ye yüksek ihracat yapan ülkelerin çelik, alüminyum ve çimento sektörlerini etkiliyor. AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı. Demir-çelik ve alüminyum ihracatında maliyet artışı bekleniyor, ancak düşük karbonlu üretim yapan şirketler avantaj sağlayabilecek.
DİĞER ÜLKELERİN TEPKİLERİ
Çin, Hindistan, Rusya ve Güney Afrika AB’nin uygulamasına karşı çıkarak bunun korumacılık anlamına geldiğini belirtirken bazı ülkeler uygulamanın Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarıyla uyumluluğu konusunda da sorular yöneltiyor.
MISIR MUAFİYET TALEP ETTİ
Mısır, AB'den SKDM muafiyeti talep eden ilk ülke oldu. Mısır, yerel sanayiyi AB SKDM’den korumak için kendi iç karbon vergisini uygulamaya koyuyor ve demir-çelik sektörünün karbon vergisinin mali yükünün %74'ünü karşılayabileceğini belirtiyor.







