1. HABERLER

  2. YENİLENEBİLİR

  3. GÜNEŞ

  4. Tip projeler belirlensin mesken GES’ler çoğalsın - Mesut AKSOY

Tip projeler belirlensin mesken GES’ler çoğalsın - Mesut AKSOY

Ev çatılarına GES kurmanın önündeki en büyük engel, süreçlerin uzunluğu olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre bunu çözmek için TEDAŞ’a önemli bir görev düşüyor: Hibrit ve bataryalı sistemleri de içeren mesken GES tip projeleri hazırlamak.

Tip projeler belirlensin mesken GES’ler çoğalsın - Mesut AKSOY

KONUK YAZAR: MESUT AKSOY (*)

Bir mesken GES projesinde paneller çoğu zaman birkaç günde çatıya çıkar; ama o sistemin gerçekten "çalışır" hale gelmesi bazen aylar alır. Çünkü mesken GES aslında bir montaj işi değil; müşteri, mühendislik ve bürokrasinin aynı anda doğru yürümesi gereken bir süreçtir. Sahada gördüğümüz sorunların çoğu da ekipmandan değil, bu üç paydaş arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklanıyor.

YATIRIMCI MÜŞTERİ

Bu paydaşlar müşteri, kurulum ve mühendislik firması (EPC) ve bürokrasi (dağıtım şirketi, belediye ve ilgili kurumlar) olarak sıralanabilir.

Şimdi bunları birer birer daha ayrıntılı ele almaya çalışalım. Müşteri tarafından başlayalım. Ne de olsa iş dünyasındaki en yaygın mottolardan biri Önce Müşteri sloganıdır. Ancak burada kastedilen müşteri, klasik müşteriden biraz farklıdır. Evet, kişi tüketicidir, müşteridir ama çatı GES’in de yatırımcısıdır.

ANAHTAR KRİTER: ÖZTÜKETİM ORANI

"GES kurduktan sonra fatura ödeyecek miyim?" sorusuyla başlayan yatırım karar verme süreci; çoğu zaman etraflıca araştırılmadan ve sistemlerin gerçek tüketim analizleri yapılmadan, yalnızca "çatıya en fazla kaç panel sığar?" yaklaşımıyla ilerliyor. Çatının dört cephesine rastgele montajlar, inverter girişlerinin bile yetersiz olduğu kurulumlar yapılıyor. Oysa Mesken GES'lerde belirleyici olan kurulu güç değil, öz tüketim oranıdır.

BÜYÜK HER ZAMAN İYİ DEĞİLDİR

Gündüz evde kimsenin bulunmadığı bir yapıda yüksek kurulu güç her zaman yüksek tasarruf anlamına gelmez. Bir konutta üretilen enerjinin değeri, o enerjinin ne kadarının anında evde tüketildiğiyle doğrudan ilişkilidir. Şebekeye verilen fazla enerji, depolama yapılmadığı taktirde öz tüketime kıyasla çok daha düşük bir ekonomik değer taşır. Bu nedenle, tüketim profiline uymayan büyük sistemler kurmak beklenen geri ödeme süresini çok uzatır. O halde, "ne kadar büyük, o kadar iyi" anlayışının, mesken ölçeğinde çoğu zaman geçerli olmadığını söylemek yanlış olmaz.

GÜNEŞE GÜVENİ ZEDELEMEK

Sonuç olarak yatırımcı beklediği ekonomik faydayı göremediğinde, güneş enerjisine olan güveni de zedeleniyor. Mühendislikten uzak yorum ve öneriler ise müşteri tarafında yatırımın ertelenmesine ve memnuniyetsizliğe yol açıyor. Üstelik bu memnuniyetsizlik yalnızca o yatırımcıyla sınırlı kalmıyor; çevresine aktardığı olumsuz deneyim, güneş enerjisine yönelik genel algıyı da olumsuz etkiliyor.

mesken-ges-2026.jpegENERJİ KİMLİĞİNE GÖRE TASARIM

Asıl mesele şu: Bir mesken GES yatırımı tasarlanırken, panel sayısı değil; o evin enerji kimliği dikkate alınmalı. Evin kaç kişi tarafından, hangi saatlerde, hangi cihazlarla kullanıldığı; elektrikli araç, ısı pompası veya havuz gibi yüklerin olup olmadığı, sistemin doğru boyutlandırılması için belirleyicidir. En sağlıklı çözüm, yatırım kararının sağlam verilere dayandırılmasından geçer. Nihai yatırım kararı için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

Son 12 aylık tüketim verilerinin analiz edilmesi,

Mümkünse saatlik yük profillerinin incelenerek ağırlıklı tüketimin ne zaman gerçekleştiğinin belirlenmesi,

Gelecekteki yük artışlarının (EV şarjı, ısı pompası vb.) öngörülmesi,

Sistemin kWp üzerinden değil; yıllık üretim, öz tüketim oranı ve geri ödeme süresi üzerinden değerlendirilmesi.

Doğru analiz edilmiş bir mesken GES, gereğinden büyük kurulmuş bir sistemden hem daha ekonomik hem de çok daha verimli olur.

KURULUMCU TARAFI

Müşteri, yani yatırımcı cephesinden sonra şimdi de kurulumu yapacak tarafa, yani mühendislik firmasına (EPC) bakalım. Üzülerek belirtmeliyiz ki, birçok projede fiyat odaklı rekabet, mühendisliğin önüne geçiyor. Farklı yönlerdeki çatıların tek MPPT altında toplanması, gölgelenme analizlerinin yapılmaması, string hesaplarının ihmal edilmesi ve uygun olmayan ekipman seçimleri nedeniyle sistemler daha ilk günden performans kaybetmeye başlıyor. Bunun temelinde de, sektöre girişin kolay olması ve yeterli denetim mekanizmasının bulunmaması yatıyor.

MÜHENDİS OLANLA OLMAYAN BİR OLUR MU HİÇ?

Müşteri/yatırımcı çoğu zaman teklifleri yalnızca toplam fiyat üzerinden karşılaştırdığı için, mühendisliğe yatırım yapan firma ile yapmayan firma aynı kefeye konuyor. Bu da kaliteyi değil, en düşük fiyatı ödüllendiren bir rekabet ortamı doğuruyor. Ahşap üzerine panel ve inverter montajı, plastik klemp kullanımı, 1x6 NYAF kablonun DC kablo yerine kullanılması, topraklama ve aşırı gerilim koruması (SPD) eksiklikleri, çatı statiği hesaplanmadan yük bindirilmesi gibi uygulamalar sektöre olan güveni zedeliyor. Üstelik bu tür kurulumlar yalnızca performans kaybı değil; yangın ve güvenlik riski de oluşturuyor.

GES’İ KURUP ORTADAN KAYBOLMAK YOK

Genelde tüm projeler, özelde de çatı GES’lerle ilgili bir diğer yaygın sorun ise satış sonrasına ilişkin yaşanıyor. Kuran ama arkasında durmayan, izleme ve bakım taahhüdü vermeyen firmalar nedeniyle yatırımcı, arıza anında yalnız kalıyor. Oysa bir GES, devreye alındığı an değil; 25 yıllık ömrü boyunca doğru çalıştığı sürece değer üretir.

Sektör olarak malzeme tedarikçilerinin bayi yapılanması oturduğu takdirde, zincirleme olarak bir kontrol ve işleyiş mekanizması haline gelecektir. Çözüm; tekliflerin yalnızca fiyat üzerinden değil, mühendislik kriterleri üzerinden değerlendirilmesidir:

Üretim tahmini (PVGIS/saha bazlı)

Performans oranı (PR)

MPPT mimarisi ve string tasarımı

İzleme ve uzaktan bakım sistemi

Kullanılan ekipman kalitesi ve garanti süreleri

Mühendislik firmasının uzmanlığı ve referansları

Yatırımcı bu kriterleri sorduğunda, EPC firmaları da mühendisliğe yatırım yapmak zorunda kalacak; böylece fiyata dayalı rekabet yerine kaliteyi ve verimliliği merkeze alan bir rekabet hakim hale gelecektir.

mesken-ges-2026-dikey.jpegBÜROKRATİK SÜREÇLER

Çatı GES’lerle ilgili üçüncü taraf olan bürokrasi de çok önemli. Çünkü bugün mesken GES projelerinde en büyük zaman kaybı teknik uygulamalarda değil, süreç yönetiminde yaşanıyor. Birçok proje birkaç gün içerisinde kurulabilecek durumdayken, kabul ve onay süreçleri nedeniyle aylarca devreye alınamıyor. Bunun temel sebeplerinden biri standart uygulama eksikliği. Bir belediyenin yeterli gördüğü belgeyi başka bir belediye kabul etmeyebiliyor.

FIRSATÇILAR KOL GEZİYOR

Benzer durum itfaiye görüşlerinde de yaşanıyor. Aynı tip projeler için farklı bölgelerde farklı uygulamalarla karşılaşılabiliyor. Bazen belediyenin evin mimarından fenni mesuliyet belgesi talebi, mimarın bunu fırsata çevirerek afaki ücret talebi yatırımın gerçekleşmemesine sebep oluyor.

TİP PROJE EKSİKLİĞİ, DENEYİMSİZ PERSONEL

Dağıtım şirketleri tarafında ise aynı mevzuatın farklı yorumlanması nedeniyle proje onay süreçleri öngörülemez hale gelebiliyor. Kabul işlemleri için görevlendirilen personelin mesleki deneyimi sürecin uzayıp kısalmasına neden olabiliyor. Özellikle meskenlere yönelik hibrit ve depolamalı sistemlerde standart tip proje eksikliği, dağıtım şirketleri ve yatırımcılar açısından ilave belirsizlik oluşturuyor. Kabul sonrası eklenen bataryalar yatırımcı ve EPC firması sorumluluğuna bırakılmış durumda.

ŞEBEKEDEN KAÇIŞ VE HİBRİT ÇÖZÜMLER

Bu durum yalnızca yatırımcıyı mağdur etmiyor. Aynı zamanda yatırımcıların şebeke bağlantılı ve mevzuata uygun sistemler yerine tamamen şebekeden bağımsız çalışan off-grid veya hibrit çözümlere yönelmesine de neden oluyor. Şebekedeki yükü nasıl yöneteceğiz derken şebekede hiç gözükmeyen, güneşin yetersiz olduğu kapalı ve yağışlı havalarda ortaya çıkan şebeke bağlantılı off-grid sistemlerin ani yük talebi bugün olmasa da yönelimin artması ile ilerleyen yıllarda yönetilmesi güç hale gelecektir.

STANDARDİZASYON EKSİKLİĞİ, KONTROLSÜZ ÇÖZÜMLER

Bu aşamada ortaya çıkan ikinci bir problem daha var. Mesken GES uygulamalarında yeterli standartlaşmanın bulunmaması ve denetim mekanizmalarının yetersiz kalması nedeniyle bazı firmalar yatırımcıları plansız ve kontrolsüz çözümlere yönlendirebiliyor. Sonuçta mühendislik hesaplarından uzak, uzun vadede güvenlik ve performans sorunları oluşturabilecek uygulamalar ortaya çıkabiliyor.

İYİLEŞTİRME VE DÜZENLEME ÖNERİLERİ

Buraya kadar işleyişi ve yaşanan diğer sorunları aktarmaya çalıştık. Şimdi de süreçlerin hızlandırılıp iyileştirilmesi için yapılması gerekenlere dair önerilerimizi sıralayalım istedik.

✓ Mesken hibrit ve depolamalı sistemler için standart tip projeler oluşturulmalı.

✓ Belediye uygunluk süreçleri ülke genelinde standardize edilmeli.

✓ İtfaiye görüşleri için ortak kriterler belirlenmeli.

✓ Dağıtım şirketleri için bağlayıcı uygulama rehberleri yayınlanmalı.

✓ Başvuru ve kabul süreçleri dijital platformlar üzerinden takip edilebilmeli.

✓ 25 kW altı projelerde statik proje kaldırılmalı. Mümkün değilse proje SMM belgeli inşaat mühendisleri tarafından imzalanmalı veya EPC firması sorumluluğunda olmalı.

✓ EPC firmalarında mesleki yetkinlik aranmalı.

✓ Meskenler için çağrı mektubu sonuçları 15 gün içerisinde değerlendirilmeli, mümkünse

dijital onay ile evraklar tam ise direkt çağrı mektubu verilmeli.

✓ Mesken GES uygulamalarına yönelik teknik standartlar ve denetim mekanizmaları

güçlendirilmeli.

✓ Yeni yapılacak villa ve mesken projelerinde çift yönlü sayaç altyapısı standart hale

getirilmeli.

✓ Tüm mevcut sayaç parkının dönüşmesi kısa vadede mümkün olmasa da, yeni yapılarda

çift yönlü sayaçların standart hale gelmesi gelecekteki GES entegrasyonlarını ciddi

şekilde kolaylaştıracaktır.

✓ Yeni yapılacak trifaze mesken tesisatlarında faz dağılımına yönelik standartlar oluşturulmalı. Mesken içi tesisat dağılımı yüklere göre ayarlanmalıdır.

Elektrikli araç şarj istasyonları, hidroforlar, havuz pompaları, ısı pompaları ve yüksek güçlü elektrikli cihazların yaygınlaştığı günümüzde yüklerin fazlar arasında dengeli dağıtılması hem şebeke kalitesi hem de kullanıcı tarafındaki enerji verimliliği açısından önem taşımaktadır.

✓ Mesken elektrik panoları geleceğin enerji sistemlerine uygun tasarlanmalı.

Bugün birçok yapıda enerji izleme sistemleri, elektrikli araç şarj üniteleri, bataryalar ve güneş enerjisi sistemleri sonradan eklenmeye çalışılıyor. Oysa proje aşamasında oluşturulacak standart pano yapıları sayesinde enerji analizörleri, yük yönetim sistemleri ve enerji depolama çözümleri için gerekli altyapı hazır hale getirilebilir.

✓ Enerjinin dijitalleşmesi desteklenmeli. Standartlaşmış sayaç, pano ve haberleşme altyapıları sayesinde üretim, tüketim, depolama ve elektrikli araç şarj verilerinin tek platform üzerinden takip edilmesi mümkün olacaktır. Bu yaklaşım yalnızca GES yatırımlarını değil, gelecekteki akıllı şebeke uygulamalarını da destekleyecektir.

Sonuç olarak geleceğin konutları yalnızca elektrik tüketen yapılar değil; elektrik üreten, depolayan, yöneten ve gerektiğinde şebekeye destek veren enerji merkezleri olacak. Bunun için yalnızca güneş paneli değil; sayaçtan panoya, faz dağılımından dijital izlemeye kadar tüm altyapının bugünden standardize edilmesi gerekiyor. Mesken GES'in önündeki en büyük engel teknoloji değil; süreçlerin uzun, belirsiz ve bölgeden bölgeye değişken olmasıdır. 
 

(*) Mesut Aksoy - Enerji Sistemleri Yüksek Mühendisi.

mesut-aksoy-mescoen.jpgMesut Aksoy, lisans eğitimini Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri  Bölümü’nde tamamladı. Master eğitimini de aynı dalda, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde tamamladı. 

Öğrencilik döneminden itibaren, eğitimini aldığı alanlarla ilgili aktif çalışmalar yürüttü. Kasım 2014-Kasım 2018 döneminde Enerji Sistemleri Mühendisliği Öğrenci Birliği Başkanlığı görevini üstlendi. Yine öğrencilik döneminde, 2016-2020 yılları arasında ülkenin çeşitli illerinden 150’ye yakın üniversiteden 2 bini aşkın öğrencinin oluşturduğu inovasyon ekosistemi InovaTim’in üyeleri arasında yer aldı. 

Okul sonrası profesyonel iş hayatına 2019-2020 döneminde, sigorta sektöründen giriş yaptı. Güneş enerji santralleri (GES) başta olmak üzere, enerji santrallerinde gerek kurulum gerekse işletme aşamalarında karşılaşılabilecek riskleri teminat altına alan özel poliçeler geliştiren Kotra Sigorta’da çalıştı. Aynı dönemde Yenilenebilir Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi TESPAM’da Koordinatörlük görevini üstlendi. 

Mart 2021 tarihinde kurduğu MESCOEN Danışmanlık Şirketi ile güneş enerjisi alanında teknik danışmanlık, işveren mühendisliği ve bağımsız üçüncü taraf kalite denetimi hizmetleri sunmaya başladı. Uzmanlaştığı alanlar ise güneş paneli kalite denetimleri, saha kontrolleri ve performans analizleri olarak sıralanıyor. Enerji verimliliği ve yenilikçi ürün geliştirme alanlarında da faaliyetlerini sürdüren Aksoy, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen Enerji Yöneticisi Sertifikası’na sahip.