1. HABERLER

  2. PETROL

  3. Hürmüz Boğazı krizi Türkiye’ye 9 milyar dolar ek maliyet yükledi

Hürmüz Boğazı krizi Türkiye’ye 9 milyar dolar ek maliyet yükledi

İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizinin başlamasından bu yana yükselen petrol ve gaz fiyatlarının Türkiye'ye şimdiden yaklaşık 9 milyar dolarlık ek maliyet yüklediği açıklandı.

Hürmüz Boğazı krizi Türkiye’ye 9 milyar dolar ek maliyet yükledi

Enerji Günlüğü - 350 org, ABD ve İsrail’İn İran’a saldırması ve sonrasında yaşanan Hürmüz Boğazı krizi ile fosil yakıt fiyatlarında artan fiyatlara ve fosil yakıt şirketlerinin olağanüstü kârlarına dikkat çekerek, fosil yakıt şirketlerinin olağanüstü kârlarına güçlü ve kalıcı vergiler uygulanması çağrısında bulundu.

Türkiye enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü hâlâ ithal fosil yakıtlardan karşılıyor. Bu durum, ülkeyi küresel petrol ve gaz fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı son derece kırılgan hale getiriyor. İklim kriziyle mücadele etmeyi amaçlayan uluslararası kâr amacı gütmeyen bir çevre örgütü 350.org'un analizine göre, İran'daki savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin etkisiyle yükselen petrol ve gaz fiyatları Türkiye'ye şimdiye kadar 9,04 milyar dolarlık ek maliyet getirdi.

IMF'nin fiyat senaryoları, Türkiye'nin enerji tüketim verileri ve son dönemdeki petrol ile gaz fiyatlarına dayanıan analizde, gerilimin yıl sonuna kadar sürmesi halinde bu maliyetin 24,59 milyar dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. Gerilim hızla sona erse bile yıl sonuna kadar oluşacak ek maliyetin 14,05-14,79 milyar dolar arasında olacağı tahmin ediliyor.

GERÇEK MALİYET DAHA YÜKSEK

Analiz enflasyon, gıda ve gübre fiyatlarındaki artış ile ekonomik daralma gibi dolaylı etkileri kapsamadığı için gerçek ekonomik zararın, yalnızca petrol ve gaz fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan doğrudan maliyetlerden çok daha yüksek olması bekleniyor.

“FOSİL YAKIT ŞİRKETLERİ VERGİLENDİRİLMELİ”

350 Türkiye'den Barış Eceçelik yaptığı değerlendirmede, milyarlarca dolarlık bu yükü yurttaşlar ve işletmeler üstlenirken, fosil yakıt şirketlerinin rekor düzeyde kâr açıklamaya devam ettiğine dikkat çekti. Bunun kabul edilemez bir adaletsizlik olduğunu kaydeden Eceçelik, “Fosil yakıt şirketlerinin olağanüstü kârları adil biçimde vergilendirilmeli ve bu gelirler yenilenebilir enerjiye, iklim krizine uyum çalışmalarına ve fosil yakıtlardan hızlı ve adil bir çıkışın finansmanına aktarılmalıdır. Gerçek enerji güvenliği, fosil yakıtlara daha fazla bağımlılıkta değil; yenilenebilir enerjiye daha hızlı geçiştedir” dedi.

350.org şu çağrıda bulunuyor:

- Savaş, piyasa krizleri ve enerji fiyatı şokları dönemlerinde fosil yakıt şirketlerinin olağanüstü kârlarına güçlü ve kalıcı vergiler uygulanması,

- Özellikle Küresel Güney ülkelerine çok uluslu şirketleri vergilendirme konusunda daha fazla yetki sağlayacak uluslararası vergi kurallarının güçlendirilmesi,

- Fosil yakıt şirketlerinden elde edilecek kamu gelirlerinin yenilenebilir enerjiye, iklim krizine uyum çalışmalarına ve fosil yakıtlardan hızlı ve adil bir çıkışın finansmanına yönlendirilmesi.