Enerji Günlüğü- Dünya Nükleer Endüstrisi Durum Raporu'nun (WNISR 2026) lansmanında, küçük modüler reaktörler (SMR), nükleer yakıtta Rusya'ya alternatif arayışları ve Fukuşima'nın 15 yıl sonra süren etkilerini değerlendirdi. Energy Policy dergisi baş editörü Prof. Dr. Stephen Thomas, SMR'lerin ticari olarak henüz olgunlaşmadığını anlatırken, emekli fizikçi Sebastian Stier ve Japonya Atom Enerjisi Komisyonu Eski Başkan Yardımcısı Tatsujiro Suzuki de sırasıyla nükleer yakıt tedarikindeki bağımlılıkları ve Fukuşima'nın kalıcı izlerini aktardı.
2030'DAN ÖNCE Ü ELEKTRİK ZOR
Küçük modüler reaktörler (SMR) hakkında bilgi veren Energy Policy dergisi baş editörü Prof. Dr. Stephen Thomas, büyük reaktörlerdeki ölçek ekonomisinin terk edileceğinden SMR'lerin kilowatt başına maliyetlerinin daha yüksek çıkacağını söyledi. Batı dünyasında ticari olarak çalışan bir SMR bulunmadığını da belirten Thomas, "Ana SMR tasarımlarının hiçbiri, bağımsız düzenleyici kurum tarafından tam bir güvenlik incelemesinden geçmedi. ABD milyarlarca dolar kamu teşviki aktarsa da ticari SMR'lerden ilk elektriğin elde edilmesi 2030'ların ortalarından önce mümkün değil. Öte yandan 2040'tan önce SMR'lerin küresel iklim değişikliği üzerinde belirgin bir etki yapması da imkânsız" değerlendirmesinde bulundu.
JAPONYA’DA NÜKLEERE GÜVEN SAĞLANAMADI
Japonya Atom Enerjisi Komisyonu Eski Başkan Yardımcısı Tatsujiro Suzuki ise, Fukuşima kazasının ardından Japonya'da nükleer enerjinin yavaş yavaş geri döndüğünü belirterek, bu yılın Temmuz ayı itibarıyla 15 reaktörün faal olduğunu, kaza öncesindeki 50 GW'lık kapasitenin yerini bugün 14 GW'lık bir kapasitenin aldığını, nükleerin elektrik üretimindeki payının ise geçen yıl yüzde 8,4'ten 2025'te yüzde 9,2'ye yükseldiğini aktardı. Hükümetin nükleerden azami düzeyde yararlanmayı hedeflerken bu enerjiye olan bağımlılığı da mümkün olduğunca azaltmayı öngördüğünü belirten Suzuki, kazadan bu yana ilk kez yeni reaktör inşaatı için hazırlıkların başladığını, yeniden devreye alınan Onagawa 2 ile kamuoyu desteğinin bir miktar arttığını, ancak Chubu Electric'in 2013'ten bu yana süregelen sismik veri sahteciliğinin bu yıl ortaya çıkmasıyla halkın yüzde 30'unun hâlâ kararsız kaldığını, güvenin tam anlamıyla kazanılamadığını vurguladı.
FUKUŞİMA'NIN ETKİLERİ SÜRÜYOR
Fukuşima'daki söküm sürecine değinen Suzuki, hükümetin 2051'de tamamlamayı hedeflediği ancak kimsenin gerçekten inanmadığı bu takvimde, 880 ton erimiş yakıt enkazının (corium) çıkarılmasının 12 ila 15 yıl süreceğinin ve 500 milyar yene (yaklaşık 5,7 milyar dolar) mal olacağının tahmin edildiğini kaydetti. Sahada biriken yaklaşık 1,25 milyon metreküp suyun üçte ikisinin hâlâ denize salınamayacak kadar kontamine olduğunu, 14 milyon metreküp kontamine toprağın 2045'e kadar bölgeden çıkarılmasının yasal zorunluluk olduğunu belirten Suzuki, 381 bin kişilik tarama grubunda 371 şüpheli veya doğrulanmış çocukluk çağı tiroit kanseri vakası tespit edildiğini, tahliye edilenlerin de travma, anksiyete ve kronik sağlık sorunları yaşadığını sözlerine ekledi.
Erdem Duru- Enerji Günlüğü / İSTANBUL








