1. HABERLER

  2. KÖMÜR

  3. İklim Ağı: Adil Geçiş Taslağı kömür bölgelerine çözüm sunmuyor

İklim Ağı: Adil Geçiş Taslağı kömür bölgelerine çözüm sunmuyor

İklim Ağı, Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı’nda kömür sektörünün dönüşümüne yönelik somut bölgesel eylemlerin, yeni istihdam alanlarının ve gelir güvencesinin belirsiz kaldığını açıkladı.

İklim Ağı: Adil Geçiş Taslağı kömür bölgelerine çözüm sunmuyor

Enerji Günlüğü - İklim alanında çalışan 17 sivil toplum kuruluşundan oluşan İklim Ağı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hazırladığı Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı’nın katılımcılık, istihdam güvencesi ve kömür bölgelerinin ekonomik dönüşümü açısından önemli eksiklikler taşıdığını açıkladı. Bu eksikliklerin özellikle işçiler ve yerel topluluklar üzerindeki etkileri ele alındığı açıklamada, taslağın kömür bölgelerinde adil geçiş ihtiyacına yanıt vermediği belirtildi. 

Kömürün stratejik maden olarak tanımlanmasının temel bir çelişki oluşturduğu, metinde kömür sektörünün dönüşümüne yönelik somut bölgesel eylemlerin, yeni istihdam alanlarının ve gelir güvencesinin belirsiz kaldığı kaydedildi.

KATILIMCILIK BAŞTAN ZEDELENDİ

Açıklamaya göre, 2022 yılından bu yana sürdürülen hazırlık sürecinde iklim alanında çalışan sivil toplumun taleplerinin dikkate alınmaması, adil geçişin temel ilkelerinden biri olan katılımcılığı daha en başından zedeliyor. 

SORUNLARA YANIT OLACAK SOMUT EYLEMLER GEREKİYOR

Taslak strateji belgesi kömürden elektrik üretimindeki dönüşümün çalışanlar ve yerel topluluklar üzerindeki olası etkilerini tanımlıyor. İstihdam ve gelir kayıplarına dikkat çekmesi; sosyal koruma, yeniden beceri kazandırma ve bölgesel ekonomik çeşitlendirme başlıklarını gündeme getirmesi adil geçiş politikalarının geliştirilmesi açısından önemli bir başlangıç sunuyor. Ancak, bu tespitlerin söz konusu sorunlara yanıt verecek somut eylemlerle desteklenmesi de gerekiyor.

ALTERNATİF İŞ ALANLARI PLANLI OLMALI

İklim kriziyle mücadele sürecinde yenilenebilir enerji ve sanayi dönüşümüyle yeni iş alanlarının oluşabileceği, ancak planlama yapılmadan bu dönüşümün işçileri güvencesiz koşullara ittiği hatırlatıldı.

KADINLARIN İSTİHDAM OLANAKLARI GÖRÜNMEZ KALIYOR

Taslağın kadın istihdamına ayrı bir bölüm ayırması ve bakım hizmetlerini adil geçişin ‘destekleyici sosyal altyapısı’ olarak tanımlamasının da önemli olduğu vurgulanan açıklamada, “Ancak bu yaklaşım, dönüşümün toplumsal cinsiyet boyutunu bütünlüklü biçimde ele almak için yeterli değil. Taslak, dönüşümden en fazla etkilenmesi beklenen gruplardan biri olarak kömür değer zincirinde çalışan 35-55 yaş arası tam zamanlı erkek çalışanlar öne çıkıyor. Buna karşılık, işten çıkarmaların ve gelir kayıplarının hanelerde yarattığı etkiler, ücretsiz bakım emeğinin artması ve kömür bölgelerinde yaşayan kadınların istihdam olanakları görünmez kalıyor” denildi. 

TALEPLER SIRALANDI

109 eylemden yalnızca sekizinin kadınlara veya kız çocuklarına değindiği, bunların hiçbirinin kömür bölgelerine özgü ihtiyaçları karşılamadığı ve taslağın COP31’de iyi örnek olarak sunulmasının bu eksikliklerle mümkün olmayacağı vurgulanarak; kömürden çıkış takvimi, somut bölgesel eylemler, işçiler ile toplulukların haklarını güvence altına alan politikalar, etkin katılımcılık ve cinsiyete duyarlı göstergelerin eklenmesi talep edildi.