1. HABERLER

  2. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

  3. Sürdürülebilirlik için etkili paydaş katılımı ve iletişimi - Aslı DEDE yazdı

Sürdürülebilirlik için etkili paydaş katılımı ve iletişimi - Aslı DEDE yazdı

Etkili bir sürdürülebilirlik iletişimi için paydaş iletişimi kritik önem taşır. Paydaşlarını dinleyen, onlardan öğrenen ve öğrendiklerini kararlarına yansıtan kurumlar, sürdürülebilirliği kendi ekosistemi ile birlikte inşa eder.

Sürdürülebilirlik için etkili paydaş katılımı ve iletişimi - Aslı DEDE yazdı

KONUK YAZAR: ASLI DEDE

 

Kurumsal sürdürülebilirlik artık hem kurumun performansı hem de paydaşlarıyla kurduğu ilişkilerle değerlendiriliyor. Çünkü sürdürülebilirlikte güven oluşturmak için doğru bilgi paylaşmanın yanında paydaşların beklentilerini dinlemek, onların deneyimlerinden öğrenmek ve bunları karar süreçlerine yansıtmak gerektiriyor.

Sürdürülebilirlik iletişimi, kurumun sürdürülebilirlik çabalarının şeffaf, ölçülebilir ve ikna edici biçimde iç ve dış paydaşlara aktarılmasını amaçlar. Sürdürülebilirlik raporlarında “paydaş katılımı ve paydaş iletişimi” önemli ve etkili bir bölüm olarak yer alır. Paydaşlar ise; kurumun yarattığı çevresel, sosyal ve ekonomik çıktılardan etkilenen ve tüm süreçleri etkileyen kişi, grup veya kuruluşlardır.

İLK ADIM: PAYDAŞ ANALİZİ

Etkili, kapsayıcı ve stratejik bir sürdürülebilirlik iletişimi planında ilk adım paydaş analizidir. Analiz, kurumun sürdürülebilirlik çabalarının şeffaf bir şekilde doğru kitlelere ulaşılmasını sağlar. Ancak paydaş iletişimi yalnızca doğru kişilere doğru mesajı iletmek değildir. Tek yönlü iletişim yerine, iki yönlü diyalog ve ortak akıl ile paydaşların karar süreçlerine katılımını sağlamaktır.

Paydaş iletişimi; bilgilendirmek, dinlemek, geri bildirim almaktır. Paydaş katılımı; paydaşların görüşlerini karar, politika, ürün, hizmet veya proje süreçlerine dahil etmektir. Etkili paydaş katılımı ise görüşlerin nasıl değerlendirildiğinin, hangi kararları etkilediğinin ve neye dönüştüğünün ilgili taraflarla paylaşılmasıdır.

BEŞ ADIMLIK DÖNGÜ

Paydaş iletişimi sadece “kurumun yaptıklarını paydaşlara anlatması” değil, paydaşların kurumun sürdürülebilirlik stratejini yönlendirdiği iki yönlü bir süreç yaratmaktır. Paydaş katılımı kuruma “güven, itibar, riskleri erken görebilmek ve inovasyon fırsatları” sağlar, kurumun sürdürülebilirlik performansını güçlendirir. Sürdürülebilirlik iletişiminde ilk adım, paydaşlarımızı belirlemektir.

 

1. Paydaşlarımızı tanıyalım: Etkileşimde olduğumuz iç paydaşlarımız çalışanlar, yöneticiler, hissedarlar olabilir. Dış paydaşlarımız müşteriler, tedarikçiler, STK’lar, yerel yönetimler, devlet kurumları, medya, akademik çevreler, yatırımcılar olabilir. Doğa da kurumun değerli bir paydaşıdır. Sürdürülebilirlik, insanın tüm ekosistemle birlikte yaşamını sürdürebilmesine bağlıdır. Çevresel varlıklar da paydaş olarak değerlendirilir.

 

2. Paydaş Öncelik Matrisi oluşturalım: Böylece hangi paydaşla, nasıl iletişim kuracağımızı belirleriz. Paydaşlarımızın beklentilerini ve ihtiyaçlarını öğreniriz, ne tür bilgiler beklediklerini anlarız.

 

3. Doğru iletişim ve katılım araçlarını belirleyelim: Paydaşlarımız hangi iletişim kanallarını tercih ediyor? Her paydaş grubu için farklı araçlar etkili olabilir. Anketler, derinlemesine görüşmeler, odak grup çalışmaları, çalıştaylar, forumlar, sosyal medya analizleri, şikayet ve öneri sistemleri, takip ve geri bildirim yöntemleri kullanılabilir. Seçtiğimiz araçların paydaş iletişimine etkisini ölçmek, stratejimizi iyileştirmek için önemlidir.

 

4. İletişimi diyaloğa dönüştürelim: Paydaş iletişimi yalnızca bilgi vermek değildir. Paydaşların görüşlerinin, beklentilerinin ve deneyimlerinin gerçekten dinlenmesini ve karar süreçlerine yansımasını gerektirir. İletişimi tek yönlü mesaj aktarımından, karşılıklı diyaloğa dönüştürmek gerekir. Bunun için de çalıştaylar, odak grup görüşmeleri, etkileşimli diyalog toplantıları, paydaş panelleri ve ortak proje geliştirme süreçleri çok değerlidir. İletişimde amaç; “Ne yaptığımızı nasıl anlatırız?” sorusu ile birlikte “Paydaşlarımız bize ne söylüyor ve biz bu görüşlerle ne yapıyoruz?” sorusuna da cevap vermektir.

 

5. Geri bildirimleri ölçelim, paylaşalım ve birlikte geliştirelim: Paydaş katılımının etkili olabilmesi için, alınan geri bildirimlerin nasıl değerlendirildiğini paydaşlarla paylaşmak gerekir. “Sizi dinledik, peki ne yaptık?” sorusunun cevabı güven oluşturur. Katılımın etkisini “ulaşılan paydaş sayısı, katılım düzeyi, alınan geri bildirimler, hayata geçirilen öneriler ve paydaş memnuniyeti” göstergeleriyle ölçebiliriz.

 

Paydaş iletişimi tek seferlik bir çalışma değildir, sürekli gelişen bir öğrenme döngüsüdür. Bu döngünün sonuçları, yeni paydaş analizine ve iletişim stratejisine girdi sağlayarak sürecin yeniden başlamasını sağlar. İyi bir sürdürülebilirlik iletişimi stratejisi, kurumun ne yaptığını anlatmasından daha fazlasıdır. Paydaşlarını dinleyen, onlardan öğrenen ve öğrendiklerini kararlarına yansıtan kurumlar, sürdürülebilirliği yalnızca anlatmakla kalmaz birlikte inşa eder.