Enerji Günlüğü - Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, YEKA RES-2026 kapsamında ilan edilen 1.500 MW'lık rüzgâr kapasitesinin yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırım hareketliliği yaratacağını öngördü. Erden, söz konusu ilanın bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük rüzgâr YEKA yarışması olduğunu da vurguladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın YEKA 2026 yarışma ilanları kapsamında güneşte 900 MW, rüzgârda 1.500 MW olmak üzere toplam 2.400 MW'lık yeni kapasite yatırımcılara sunuldu. Toplam 21 yarışmayla hayata geçirilecek yatırımlar için başvurular 13 Ekim 2026'da Bakanlık'ta toplanacak.
YEKA RES-2026, 7 ayrı yarışmayı kapsıyor. Sivas'ta 320 MW, Balıkesir'de 685 MW, Manisa'da 235 MW ve Kütahya'da 260 MW'lık bağlantı kapasitesi tahsis edilecek.
Erden, yenilenebilir enerji yatırımlarının kesintisizliğini hem arz güvenliği hem de iklim hedefleri açısından zorunlu gördüğünü belirterek şunları söyledi: "Türkiye'nin artan enerji talebini karşılayabilmesi, dışa bağımlılığını azaltabilmesi ve iklim hedeflerine ulaşabilmesi için yenilenebilir enerji yatırımlarının kesintisiz şekilde sürmesi gerekiyor. İlan edilen 1.500 MW'lık yeni rüzgâr YEKA kapasitesi bu açıdan son derece kıymetli bir gelişmedir."
Rüzgâr enerjisinin salt elektrik üretiminin ötesinde sanayi, istihdam ve ihracat boyutlarıyla Türkiye ekonomisine katkı sağladığını ifade eden Erden, stratejik hedefe ilişkin şunları kaydetti: "43 GW'lık rüzgâr hedefi, Türkiye'nin 120 GW'lık toplam yenilenebilir enerji vizyonunun temel taşı niteliğindedir."
YEKA yarışmalarının yıllık düzenli yapısına dikkat çeken Erden, bu istikrarın kapasite büyüklüğü kadar değerli olduğunu savundu: "YEKA yarışmalarının her yıl düzenli şekilde devam etmesi, sektör açısından en az açıklanan kapasite kadar önemli bir kazanımdır. Bu istikrarlı yaklaşım yatırımcıların uzun vadeli planlama yapabilmesine, finansmana erişimin kolaylaşmasına ve yerli sanayinin üretim planlarını güvenle oluşturmasına katkı sağlıyor."
Türkiye'nin rüzgâr ekipmanı üretimindeki bölgesel konumunu ve uluslararası yatırım potansiyelini de değerlendiren Erden şöyle devam etti: "Türkiye bugün kule, kanat, jeneratör ve birçok ekipmanın üretiminde önemli bir merkez haline gelmiş durumda. Güçlü sanayi altyapımız, nitelikli insan kaynağımız ve mühendislik kabiliyetimiz sayesinde yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda bölgesel ölçekte üretim ve teknoloji üssü olma potansiyeline sahibiz. Bu süreç, uluslararası yatırımcıların ve küresel şirketlerin Türkiye pazarına olan ilgisini artıracak, yeni yatırımların önünü açacaktır."









