Birol: Nükleer elektrik üretimi artarak Fukuşima öncesi değere ulaştı

IEA Başkanı Fatih Birol, Fukuşima nükleer kazası ardından düşen nükleer santrallerden elektrik üretiminin 2018’de artarak kaza öncesi değere ulaştığını kaydetti.

Birol: Nükleer elektrik üretimi artarak Fukuşima öncesi değere ulaştı

Enerji Günlüğü - IEA Başkanı Fatih Birol, Fukuşima nükleer kazası ardından düşen nükleer santrallerden elektrik üretiminin 2018’de artarak kaza öncesi değere ulaştığını kaydetti.

STM ThinkTech’in gerçekleştirdiği “Enerji Güvenliği: Fırsatlar ve Tehditler” başlıklı panelde sunum yapan Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Dr. Fatih Birol, “Dünya'da nükleerden elektrik üretimi Fukushima kazasından düşüş göstermişti, ancak 2018 yılında nükleer santrallerden elektrik üretimi  artış göstermiş ve Fukushima öncesi değere ulaşmıştır” dedi.

KÖMÜR TÜKETİMİ DE ARTTI

Diğer tartışmalı enerji kaynağı kömürün de artış seyrinde olduğunu ve hala dünya elektriğinin yüzde 40’ının kömürden üretildiğine dikkat çeken Birol, “Kömür çok tartışmalı! Asya'daki Çin dışı ülkelerde de hızlı bir büyüme var. Gelişmiş ülkelerde kömür tüketiminde aşağı doğru gidiş var. 2017 ve 2018 yolunda Çin'in kömür tüketimi arttı ve dolayısıyla dünyanın tüketimi arttı” ifadesini kullandı.

Bununla birlikte çıkış yolunu da gösteren Birol, “Sürdürülebilir bir kalkınma sağlamak üzere petrol, kömür ve doğal gaz için oluşturulan gelecek öngörüleri doğrultusunda dengeleri koruyacak senaryolar üretirken; alternatif enerji kaynaklarını da doğru kararlarla yönlendirebilmeliyiz” dedi.

ENERJİ SEKTÖRÜNDE ÜÇ BÜYÜK DEVRİM YAŞANIYOR

Günümüzde enerji sektöründe üç büyük devrim yaşandığını ifade eden Birol, "Öncelikle enerji tüketenlerin rolü değişiyor. Asya ülkeleri enerji üretim ve tüketiminin merkezi haline geliyor. İkinci devrime baktığımızda ABD’nin kaya gazı, petrol ve doğalgaz üreticisi ve ihracatçısı konumuna geldiğini görüyoruz. Üçüncü devrimse yenilenebilir enerji konusunda yaşanıyor. Bugün rüzgar ve güneş enerji üretiminde maliyetler ciddi oranda düşmüş durumda” dedi. 

Dünyada enerji talebinin 2018 yılında büyük bir artış gösterdiğini belirten Birol, sürdürülebilir bir dünya için enerji verimliliğinin büyük bir önem taşıdığını vurguladı.

SÖYLENENLERLE YAPILANLAR ARASINDA FARK VAR

2015 yılında tüm dünya liderlerinin bir araya gelerek yaptığı Paris Anlaşması’ndan söz eden Birol, karbondioksit emisyonları hakkında alınan kararlara uyulmadığını ifade etti. Birol, “Enerji denilince akla gelen bir diğer husus ise iklim değişikliği. İklim değişikliğine neden olan karbondioksit emisyonlarının yüzde 90’dan çoğu enerji sektöründen geliyor. İklim değişikliği için bir çözüm bulunacaksa bu enerji sektöründen geçiyor. 2015 yılında bütün dünya liderleri Paris’e toplandılar ve Paris Anlaşması yapıldı emisyonları azaltmak için. Ama rakamlara baktığımız zaman ciddi bir azalma görmediğimiz gibi 2018 yılında karbondioksit emisyonları tarihi bir zirve yaptı. Yani söylenenlerle yapılanlar arasında ciddi bir fark var” şeklinde konuştu.

 

Önceki ve Sonraki Haberler