1. YAZARLAR

  2. İlhan SAĞSEN

  3. Enerji güvenliği ve iklim hedefleri arasında: Yeşil Hidrojen
İlhan SAĞSEN

İlhan SAĞSEN

KÖŞE YAZARI
Yazarın Tüm Yazıları >

Enerji güvenliği ve iklim hedefleri arasında: Yeşil Hidrojen

Ülkeler, enerji güvenliğini sağlamak için öteden beri dışa bağımlılıktan kurtulmayı ana hedefleri arasında tutar. Bu durum günümüzde de değişmedi ama bugün devletler için başka hedefler ve araçlar da söz konusu: İklim değişikliği ile mücadele.

Ülke yönetimleri, kısmen iradi kısmen mecburiyetten ilan ettikleri iklim değişikliği ile mücadele kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmek için kaynak ve tedarikçi çeşitlendirmesine odaklanıyor. Bu arayışlar içerisinde rüzgâr, güneş, biyoenerji ve hidroelektrik sıklıkla yönelinen yenilenebilir enerji kaynakları. Son yıllarda bunlara hidrojen enerjisi de eklendi. Ancak hidrojen, doğalgaz, petrol ve kömür gibi birincil enerji kaynağı sayılmıyor. Çünkü yeryüzünde saf halde sınırlı miktarda bulunabilen hidrojen, farklı kaynaklar kullanılarak üretiliyor.

Hidrojen, kimyasal bağlarındaki enerjinin ısı ve elektriğe dönüştürülmesi yoluyla kullanıma sunuluyor. Hidrojen enerjisi üretildiği kaynağa göre farklı renklerle temsil ediliyor. Fosil yakıtlarla üretiliyorsa gri, doğal gazdan sağlanıyorsa mavi, metanın termal parçalanması ile elde ediliyorsa turkuaz ve yenilenebilir enerji kaynakları yoluyla orçaya çıkarılıyorsa yeşil hidrojen olarak sınıflandırılıyor. 

Yeşil hidrojen, hem Paris Anlaşması ile verilen taahhütlerin yerine getirilmesi, hem de fosil yakıtlara olan bağımlılığın kırılması açısından bir fırsat olarak görülüyor. Yeşil hidrojenin üretim maliyeti belli bir seviyenin altına düştüğü zaman bu enerji kaynağının da çok daha rekabetçi bir piyasasının oluşacağı öngörülüyor.

Şu an üretim maliyeti 5 dolar/kg seviyelerindeyken, ABD Enerji Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, 2026 için 2$/kg seviyelerine ineceği bekleniyor. Önümüzdeki on yıllık süreç içinde de bu maliyetin 1$/kg düzeyine gerilemesi hedefleniyor. Yeşil hidrojen üretiminde maliyetin düşürülmesi için ana itici güç elektrolizör teknolojilerinin gelişmesi gibi görünüyor. Elektrolizör teknolojisinin gelişmesi bir yandan verimliliği arttırırken, bir yandan da maliyeti düşürüyor.

HİDROJEN ELDE ETME ÇABALARI

Yeşil hidrojen konusunda maliyet rekabetçiliği ve üretim teknolojileri açısından önemli gelişmeler kaydedilirken, küresel ölçekte de birçok proje ve yatırım kararı alınıyor. Bunlardan biri Kuzey Denizi’nde hayata geçirilirken, rüzgâr, doğalgaz ve hidrojen üretimini birleştiren PosHYdon pilot projesi ile dünyada ilk kez açık deniz üzerinde yeşil hidrojen üretilmiş oldu.

DÜNYADA YENİ YATIRIMLAR

Suudi Arabistan’ın Yanbu şehrinde de yeşil hidrojen üretimi için girişimler başladı. ACWA Power, 2030 yılında ticari üretime başlamayı planlıyor. Çin’de de CHN Energy güneş, hidrojen ve depolama entegre tesisini tamamladı ve ticari işletmenin gelecek ay (Ağustos 2026) açılacağı öngörülüyor. Aynı şekilde, İspanyol enerji şirketi Moeve, 300 MW kapasiteli bir yeşil hidrojen tesisi için yatırım yapma, Orica da Avustralya’da yeşil hidrojen projesi için nihai yatırım kararı aldı.

HİDROJEN LOJİSTİĞİ

Yeşil hidrojen üretimi arttıkça beraberinde küresel hidrojen rotaları ve koridorlarını da beraberinde getirecek. Yapılan çalışmalara göre, yılda bir milyon tondan fazla taşıma kapasitesine sahip 40’tan fazla olası rotanın bulunduğunu söylemek mümkün. Bu durum hem enerji jeopolitiği açısından hem de uluslararası ticaret rekabeti açısından yeni bir alan olarak ortaya çıkacaktır. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar