Yeşil hidrojen Türkiye için bir enerji fırsatı mı?
Enerji ihtiyacı sürekli artan Türkiye bu konuda hâlâ büyük ölçüde dışa bağımlı. Bu bağımlılığı kırmak isteyen Ankara, başta yenilenebilir kaynaklar olmak üzere çeşitli alternatifler peşinde. Eldeki seçeneklerden biri de hidrojen enerjisi...
Hidrojen, Türkiye’nin iklim değişikliği taahhütleri ve 2053 net sıfır emisyon hedefi çerçevesinde ön plana çıkan alternatiflerden biri. İşte bugünkü konumuz da Türkiye’nin yeşil hidrojen potansiyeli ve ülkenin bu alana yönelik potansiyeli ve gelecek perspektifi.
YEŞİL ENERJİ POTANSİYELİ
Türkiye’nin başta güneş ve rüzgâr olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları potansiyeli yüksek. Bu zenginlik ülkeyi yeşil hidrojen üretimi açısından da küresel çapta rekabetçi bir seviyeye yükseltiyor.
Türkiye’nin yeşil hidrojen potansiyeli üzerine SHURA Enerji Dönüşüm Merkezi, Bilkent Enerji Politikaları Araştırma Merkezi ve Alman Enerji Ajansı bir değerlendirme yaptılar. Bu görüşe göre, gerekli yatırımlar ve uygun politikalar ışığında Türkiye’nin 2050’de yıllık olarak 3,4 milyon ton yeşil hidrojen üretmesi mümkün. Bu potansiyelin 1,5-1,9 milyon tonluk kısmı yurtiçi ihtiyacı karşılamaya yetecek bir seviyeye işaret ediyor. Dolayısıyla, kalan kısım da ihraç ürünü anlamına geliyor.
TÜRKİYE’NİN YOL HARİTASI
Türkiye’nin hidrojene bakışına dair temel belgelerin başında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yayınlanan Türkiye Hidrojen Teknolojileri Stratejisi ve Yol Haritası. Belgede çizilen yol haritasına göre, hidrojende birinci öncelik üretim maliyetlerinin düşürülmesi. Kilogram başına hidrojen üretim maliyetlerinin 2035 yılında 2,4 $’a, 2053 yılında ise 1,2$ seviyelerine düşürülmesi hedefleniyor. Türkiye’nin hidrojene dair ikinci önceliği ise hidrojen üretim teknolojisine, yani elektrolizör kurulu güç kapasitesinin arttırılmasına dair. Buna göre, amaç 2030’da 2GW, 2035’te 5GW ve 2053’te ise 70GW kapasiteye ulaşılması... Yol haritasına göre yıllık üretim hedefleri ise 2030’da 170-180 bin ton, 2035’te 400-450 bin ton ve 2053’te 6-6,5 milyon ton olarak belirlenmiş durumda.
ANA HİDROJEN KULLANICILARI
Türkiye’nin yeşil hidrojen kullanım alanları ise pekçok ülke ile benzer şekilde, çeşitlilik arz ediyor. Yeşil hidrojenin demir-çelik, çimento, gübre ve kimya, alüminyum ve petrokimya gibi ağır sanayi kollarında kimi zaman karbonsuzlaşma kimi zaman yüksek sıcaklık ihtiyacının karşılanması, kimi zaman ise amonyak üretimi gibi bir çok alanda kullanımı mümkün. Aynı şekilde hem havacılık, hem karayolu ve hem de denizcilikte kullanım alanları bulunuyor hidrojenin. Önemli kullanım imkânlarından bir tanesi de doğal gaz şebekesine yeşil hidrojen karıştırılması. Böylece doğalgaz talebinin yüzde 10 ile yüzde 25’i arasında değişen bir kısmının bu yolla karşılanabileceğine yönelik tahminler bulunuyor.
ÖNEMLİ PROJELER VE ŞİRKETLER
Türkiye’deki yeşil hidrojen üretimine yönelik çalışmalar henüz pilot üretimler ve Ar-Ge çalışmaları düzeyinde bulunuyor. Enerjisa Üretim, Türkiye’nin ilk hidrojen vadisi “Güney Marmara Hidrojen Kıyısı Vadi Projesi” kapsamında pilot üretim gerçekleştiriyor.
Tüpraş Türkiye’nin en büyük gri hidrojen (doğalgazdan üretilen hidrojen) üreticisi olarak elektrolizörlerle yeşil hidrojen üretimine odaklanıyor. Bu çerçevede, 20 MW’lık pilot elektrolizör kurulumu için mühendislik çalışmaları tamamlanmış durumda. Tüpraş, bu proje kapsamında 2028-30 arasında yeşil hidrojen kullanımı hedefliyor.
SOCAR Türkiye de sudan yeşil hidrojen üretmek için Sabancı Üniversitesi ile iş birliği içinde bir proje yürütüyor. Bu projeye göre, katkılı yeni nesil katalizörler içeren özgün elektrotlar geliştirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’nin doğal gaz alanındaki sistem operatörü konumunda bulunan BOTAŞ da hidrojene yönelik çalışmaları takip eden aktörlerden biri. BOTAŞ’ın kendisi de “Türkiye’de Yeşil ve Düşük Karbonlu Hidrojenin Güçlendirilmesi” projesini yürütüyor. Bu çerçevede BOTAŞ, hidrojen ekosisteminin geliştirilmesi ve mevcut doğal gaz altyapısına hidrojen teknolojisinin entegre edilmesi için Türkiye genelinde bir hidrojen ana şebeke planı hazırlamayı hedefliyor. Bunlar dışında, Smart Yeşil Hidrojen Teknolojiler ve Üretim A.Ş., CW Enerji, Aksa Enerji, Biga Hydrogen şirketleri de yeşil hidrojen üzerine çalışmalara devam ediyor.
Sonuç olarak, Türkiye yeşil hidrojen konusunda önemli bir potansiyele sahip. Bu potansiyel ülkenin sahip olduğu yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanıyor. Ancak hidrojene ilişkin hedeflerin başarıya ulaşabilmesi için bazı kritik adımların atılması şart. Bunları yerli elektrolizör üretiminin hızlandırılması, yenilenebilir enerji üretim altyapısının güçlendirilmesi, doğal gaz şebekesine hidrojen karıştırma altyapısının kurulması ve mevcut boru hatlarının hidrojen taşıma kapasitesinin değerlendirilmesi şeklinde özetlemek mümkün...




