1. YAZARLAR

  2. Mehmet KARA

  3. Enerji şirketleri ve şiddet ile mücadele 
Mehmet KARA

Mehmet KARA

Yazarın Tüm Yazıları >

Enerji şirketleri ve şiddet ile mücadele 

Yıllardır, zaman zaman araştırma ve danışmanlık şirketleri arayıp çeşitli konulardaki görüş ve değerlendirmelerimizi almaya çalışır. Bunu bazen yüz yüze görüşme, bazen telefon mülakatı yoluyla yapmak isterler. 

Amaçlardan biri, bir marka ya da şirketin medya mensupları nezdindeki algısını ölçmektir. Bir diğer amaç da, o şirket ya da markanın hangi konuda ne tür iletişim çalışmaları yaparsa etkili olabileceğine dair öneriler toplamaktır. 

Aslında araştırma şirketi, medya mensuplarıyla yaptığı görüşmeden aldığı bilgi ve edindiği izlenim sayesinde, müşterisi olan şirkete, neler yaparsa medyada iyi yansıma alabileceğine dair somut öneriler sunabilecektir. 

Varsın öyle olsun, eğer karşımdakiler güvenilir kişi ve markalar ise hiç sorun değil. Vakit ayırabileceksem, bu türden sorulara, olabildiğince cevap vermeye çalışır, üzerime vazife olmayan konulara girmeden, işe yarayabileceğini düşündüğüm önerileri ortaya koymaktan da imtina etmem. 

Son 15 yıldır enerji sektörüne yönelik haber ve analizlere yoğunlaştığımdan, bana gelen anket talepleri de çoğunlukla bildiğim yerlerden sorular içerir. Yani enerji şirket ve markalarına dair bilgi ve önerilerimi paylaşmam beklenir. 

Bu tür çalışmalarda araştırma şirketi yetkilisinin sorularından biri genellikle şudur: Sizce A ya da B markası, hangi alanlarda sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeli ve uygulamalı ya da ne tür geliştirilmiş projelere destek vermeli? 

Değerli okuyucular, bugün bana bu yönde bir soru yöneltilmesini beklemeden, bazı konulardaki hazır cevaplarımı ve önerilerimi, ilgili şirketlere aktarmak istiyorum. Umarım enerji şirket ve markalarına da, medya mecralarına da, topluma da bir faydası dokunur. 

Değerli enerji sektörü yöneticileri, şimdi size aslında hepinizin gayet yakından bildiği iki cümle okuyacağım: 

- Torpilin yoksa iş bulamazsın, bulsan da hak ettiğin terfiyi alamazsın 

- Güçlü tanıdıkların varsa suçlu da olsan cezalandırılmazsın 

Bu iki cümlenin ortak yanı, adaletsizliğe teslim olmuşluğu ifade etmesidir. Yani bunlar umutsuzluk yayan cümlelerdir. Eğer toplumda böylesi bir kabulleniş varsa, ortada bir çürümüşlük var demektir. 

Bu çürümüşlüğü tedavi etmek kolay iş değil. Ama hiç bir şey yapmadan oturup seyretmek de hiç doğru değil. Her marka ve şirketin içinden çıktığı ülkeye, ekonomiye ve topluma karşı sorumlulukları vardır. 

Peki şirketler, markalar neler yapabilir? Pek çok şey yapabilirler kuşkusuz. Bizim bulunduğumuz yerden bakınca gördüklerimiz var. Ve şimdi, enerji sektörü oyuncularına, neler yapmaları gerektiğine dair açık bir öneride bulunmak istiyorum. 

Değerli okuyucular, yukarıda sözünü ettiğimiz çürümüşlüğün sosyal hayattaki yansımalarından biri, suçun ve suçlunun cezalandırılmadığı algısıdır. Bu algıyı çarpan çoğaltan etkisiyle büyütüp besleyen ise medyada yer alan ve haberlerden çok, daha yüksek izlenirlik oranına sahip medya ürünleri, yani dizi filmler ve kısmen de filmlerdir. Haberler ve haberciler de masum değil elbette. O cephede medyadaki editoryal karar vericilere görev düşüyor. 

Konumuza dönersek, kimi televizyon dizileri, bırakın şiddetin cezalandırılmasını, tam tersine, suçluları sempatik gösterebilecek içerikler sunabiliyor. Sempatiden de öte, kimi suçluların güçlü oldukları için cezalandırılamayacağı inancını pompalıyor.  

İşte tam bu noktada, enerji sektörünün karar vericilerine çok önemli bir görev düşüyor. Enerji şirketleri bugünden tezi yok, yoğun şiddet sahneleri içeren, suç ve suçlunun cezasız kalabileceği algısını besleyen içerikteki medya ürünleri ile bu ürünleri yayınlayan medya mecralarına reklam ve ilan vermeyeceklerini resmen açıklamalı. 

Şirket ve markaların dışındaki enerji aktörlerine de sorumluluk düşüyor. Sektörel dernek ve birlikler de bu konuda adım atmalı. Pek çok dernek var ama üye profilleri düşünüldüğünde, Elektrik Üreticileri Derneği (ETD), Enerji Ticareti Derneği (ETD), Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder), Türkiye Elektrik Sanayi Birliği (TESAB), Petrol Sanayi ve Emobilite Derneği (PETDER), Türkiye Doğalgaz Dağıtıcıları Birliği (GAZBİR), bu konuda aksiyon almaları halinde etkili olabilecek kuruluşlar.  

Sadece özel sektör mü? Enerjinin kamudaki aktörleri de harekete geçmeli. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi (EPİAŞ) başta olmak üzere kamudaki enerji aktörleri de konuyla ilgili bir yaklaşım ortaya koymalı. Ki onların yaklaşımı, özel sektördeki oyuncuları da teşvik edecektir. 

Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki iki okulda yaşanan şiddet sonucu en az 10 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle bugünlerde Türkiye’deki bütün öğrenci velileri diken üstünde. Şu günlerde çocuğunu okula gönderip göndermeme konusunda kararsız kalan milyonlarca anne babayı düşünün. Ve en kötüsü ne biliyor musunuz, pek çok insan, ileride durumun düzeleceğine dair bir umut beslemekte güçlük çekiyor. 

O halde, bütün ülke bu konuyla ilgili gelebilecek her türlü olumlu açıklamayı duymak için kulak kesilmişken, enerji aktörleri üzerine düşeni yapmak üzere bir an önce harekete geçmeli. 

Bu yönde atılacak adımların, alınan ve alınacak kararların duyurulması için Enerji Günlüğü üzerine düşeni yapacaktır. Haydi iş başına. Annesi babası olmasak da bu çocuklar, bu gençler bizim, onlar bizim geleceğimiz, geleceğimize sahip çıkalım. 

Önceki ve Sonraki Yazılar