Değerli okuyucu, 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye elektrik piyasasının görünümünü belirleyen ana faktör iklim oldu demek pek yanlış olmaz.
Çünkü son aylarda enerji borsasında özellikle gündüz saatlerinde spot elektrik fiyatları 0 (Yazı ile SIFIR) seviyesinde oluştu. Bu durum en net, sanayinin yavaşladığı, ofislerin kapalı kaldığı bayram günlerinde gözlendi.
Aslında bu gibi dönemlerde eksi (-) fiyat oluşumu bile kaçınılmaz ama onun önünde mevzuat engeli var, en azından şimdilik, yakında eksi fiyata imkân veren bir düzenleme gelirse de şaşırmayın. Her neyse, işin bu boyutu, başka bir yazıyı hak edecek kadar önemli bir konu, sonra bakarız.
Spot elektrikteki SIFIR FİYAT meselesine gelirsek. Bu durum teknik olarak elektrik talebinin düşük, üretim imkânının ise daha yüksek olduğu saatlerde gözleniyor.
İşte şimdi size 10 puanlık bir uzman sorusu: Peki, üreticiler nasıl olur da elde etmek için onca kaynak harcadıkları elektriği bedava vermeye razı olabiliyor?
Aslında bu sorunun cevabı belli ama yine de teknik bir mevzu olduğundan kafa karışıklığına yol açmadan anlatmak lazım.
Şöyle…
Elektrik, esas itibariyle bugüne kadar enerjinin tüketildikçe üretilen bir formu idi. Şimdilerde depolanabiliyor ancak bunun için ihtiyaç duyulan bataryaların ilk kurulum maliyeti biraz yüksek. Zaten kurulabilmiş elektrik depolama tesisi adedi ve kapasitesi de toplam ihtiyacın yanında sinek vızıltısı.
Madem depolama kapasitesi yok, santral işletmecileri elektriği bedava vermek yerine üretmeyiversin dediğinizi duyar gibiyim. Demesi kolay. Ama o iş de biraz zor. Az önce de anlattığım gibi elektrik talep edilince üretilen bir ürün ama belli standartlarda (gerilim, yani voltaj, akım şiddeti ve nakil hatlarındaki akış hızı gibi) sunulmazsa tüketilmesi imkansızdır. Mazallah eviniz yanar, elektrikli cihazlarınız bozulur, hatta daha size gelmeden yoldaki trafolar patlar falan…
İşte bu standartları korumak amacıyla kesintisiz elektrik üretip bunu azaltıp çoğaltabilmeye imkan veren tesislere ihtiyacınız var. Bir tür regülatör diyebileceğimiz bu tip santraller de kömür ve doğalgaz ile çalışan tesisler oluyor. Onlar da öyle her dakika aç kapa yapamıyor tabii. Beş altı saat elektrik talebi düşük olacak diye kömür santralini durdurursanız, talep normale döndüğünde onu hemen devreye alamayacağınız için bu kez elektrik kesintisi ile karşılaşabilirsiniz.
Bu yüzden, toplam talebin kömür santralinin bir yerde mecburen ürettiği elektrikle fazlasıyla karşılanabildiği bir ortamda spot piyasada fiyatın sıfır, hatta eksi olmasında şaşılacak bir durum yok.
Bu arada yoğun yağışlardan ötürü coşan akarsuları elektriğe çeviren hidroelektrik santrallerinin şebekeye verdiği enerji enerjiden hiç söz etmedik bile.
Aşırı doluluktan tahliye savakları açık tutulan büyük barajları da ilave edelim ki, durumu daha iyi görebilesiniz.
Diyeceksiniz ki, madem spot piyasada fiyatlar sıfıra kadar düşüyor, bizim ödediğimiz elektrik faturası neden düşmüyor?
Onu da sonra yazalım...




