EPDK’nın depolama düzenlemesi yıl sonunda yürürlüğe girecek

EPDK’nın depolama üzerine yeni bir taslak mevzuat hazırladığı ve taslağın bu yıl sonuna kadar yürürlüğe gireceği kaydedildi.

EPDK’nın depolama düzenlemesi yıl sonunda yürürlüğe girecek

Enerji Günlüğü - EPDK’nın depolama üzerine yeni bir taslak mevzuat hazırladığı ve taslağın bu yıl sonuna kadar yürürlüğe gireceği kaydedildi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Enerji Teknolojileri Araştırma Geliştirme Grubu Başkanı Dr. Fazıl Kaytez, “EPDK depolama üzerine yeni bir taslak hazırladı bu senenin sonuna kadar muhtemelen Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmiş olacak” açıklamasını yaptı.

Kaytez EPDK’nın hazırladığı bu taslak mevzuat ile ilgili kamu kurumlarının görüşlerini alıp tekrar derlediğini belirterek, halen mevzuat üzerinde değerlendirmelerin devam ettiğini ifade etti. 

Türkiye’nin elektrik şebekesinin Avrupa’nın ikinci, dünyanın beşinci büyük şebekesi olduğunu belirten Kaytez, yenilenebilir enerjinin gelişimi ile artık tüketim noktalarının da üretim noktaları haline gelmesi ve elektrikli araçların da artması ile birlikte şebekelerin daha bütünleşik hale geleceğini ve bunların sürdürülebilir olmasında depolamanın yardımcı olacağını kaydetti. 

TÜRKİYE’NİN ÖNCELİKLİ İHTİYACI ESNEKLİK

Öte yandan EPDK’nın enerji uzmanlarından Nurullah Cakmak da Türkiye elektrik depolama teknolojileri konusunda hazırladıkları taslak mevzuat ile ilgili bilgi verdi. 

Yenilenebilir enerjide Türkiye’nin önemli bir mertebeye ulaştığını ve dünyanın en büyüklerinden olan Türkiye elektrik iletim şebekesinin ağırlıklı olarak Doğu Bölgesi’nde üretilen hidroelektrik santrali sanayinin yoğun olduğu Batı’ya aktardığını belirten Çakmak, Türkiye elektrik şebekesinin öncelikli ihtiyacının esneklik olduğunu kaydetti. Çakmak, “ TEİAŞ bunları ek maliyetlerle çözmeye çalışıyor. Dağıtım şirketleri artık özellikle tarımsal alanlarda gerilim sorunlarını yaşamaya başladılar. Yakın gelecekte elektrikli araçlar yaygınlaşacak ve nükleer santral devreye girecek. Tüm bunları göz önüne aldığımızda bizim de şebekelerimizi yeniden tasarlamamız ve daha akıllı hale getirmemiz gerekiyor. Şebekelerimizi daha yerelden yönetmek durumu ortaya çıkıyor. Büyük tevzi merkezi idi artık bize dağıtık sistemden talepler geliyor. Esnekliği en iyi sağlayabileceğimiz alanların başında depolama geliyor” dedi. 

ÖNCELİĞİMİZ BÜYÜK ÖLÇEKLİ PROJELER

Depolama alanının düzenlemesini teknoloji ile birlikte yapmak istediklerini ifade eden Çakmak, “Teknoloji halen olgunlaşmaya devam ettiği için ne geç kalmak ne de erken davranmak istiyoruz. Depolama tesislerinin piyasalara sunabilecekleri hizmetlerin hepsini sunmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Öncelikle büyük ölçekli projelere öncelik verip evsel alana daha sonra eğilmeyi düşünüyoruz” dedi. 

DEPOLAMAYA TEŞVİK BAKANLIĞIN GÖREV ALANINDA

Çakmak EPDK’nın piyasa düzenleyicisi olduğunu ve depolama sistemlerine bir teşvik getirilecekse bunun Bakanlık nezdinde olması gerektiğini vurguladı. 

Çakmak, Enerji depolama sistemlerinin kanuni düzeyde ilk defa geçen yıl yer aldığını ve yan hizmetler kapsamında depolama tesislerinin kullanılmasının önerildiğini ve kuracakları elektrik santrallerine depolama ekleyenlerin lisanstan muaf tutulduğunu ifade etti. 

Hazırladıkları taslak yönetmeliğinde enerji depolama tesislerinin dört başlıkta ele alındığını ifade eden Çakmak, bunları şöyle sıraladı; Lisanssız santralin bir parçası olarak, tüketim tesisinin bünyesinde kurulanlar, herhangi bir üretim yada tüketim tesisinde yer almayan ve doğrudan şebekeye bağlı, şebeke işletmecilerinin kendilerini yapacağı tesisler. 

EN BÜYÜK ENDİŞEMİZ HAKSIZ TEŞVİK ALIMI

Üniversitelerde de 500 kW’a kadar tesis kurulmasının da önünü açıldığını kaydeden Çakmak, ayrıca depolama sistemleri için sınırlama getirildiğini ve kurulu gücün yüzde 20’si kadar depolama tesisi kurulabileceğini söyledi. Enerji depolama sistemlerinin o santralin lisansına kaydedilerek o santralin bir parçası olacağını, ayrıca lisanslı santrallerin depolama sistemlerini sistemlerine entegre edebileceklerini söyledi. Çakmak, “Bunun yanında yan hizmetlere katılabilirler. Hem dengesizlik maliyetlerinden kurtulmak hem de çıkış güçlerini sabitleyebilmek için depolama sistemi kullanabilirler. En büyük endişemiz YEKDEM kapsamındaki bir santralin üretimiymiş gibi haksız bir feed-in tariff alması. İlk iki sistemin ayrışmasını, birbirine karışmamasını istiyoruz” dedi. 

Tüketim tesislerine entegre olan depolama sistemlerinin de o tesisin ihtiyacında kullanılabileceğini ve minimum 50 kW olmak üzere tesisin kapasitesine göre kurulabileceklerini kaydetti. 

EN ÇOK KARŞI ÇIKLAN DOĞRUDAN ŞEBEKEYE BAĞLI TESİSLER

Çakmak herhangi bir üretim veya tüketim tesisinde yer almayan ve doğrudan şebekeye bağlı tesislerin en çok karşı çıkılan tesisler olduğunu belirterek, şebeke işletmecilerinin kendi ihtiyaçları haricinde herhangi bir ticarete dahil olamayacaklarını söyledi.

Şebeke işletmecilerinin kendilerini yapacağı tesisler için de kendi faaliyetleri çerçevesinde çalışmalar yürütebileceklerini ifade eden Çakmak, “TEİAŞ tarafından teknik dökümanlar düzenlendi. Dağıtık üretimlerin özellikle çatı ve cephe güneş santrallerinin depolama sistemine dahil edilmemesi en çok eleştiri aldığımız konu. Şebekeden çekilen ile santralden alınan elektrik için ayrı bir sistem oluşturmamız gerekiyor” dedi.

Sabiha KÖTEK - Enerji Günlüğü

 

Önceki ve Sonraki Haberler
İlgili Haberler