1. HABERLER

  2. ETKİNLİKLER

  3. SKDM geliyor: Karbon maliyetlerine hazır mısınız?

SKDM geliyor: Karbon maliyetlerine hazır mısınız?

Karbon emisyonu verileri ihracatta rekabetçiliğin ana belirleyicisi haline geliyor. Sınırda karbon düzenlemelerinin metal sektörü için yarattığı maliyet risklerini ve atılması gereken adımları keşfetmek için S&P Global Energy’nin webinarını izleyin.

SKDM geliyor: Karbon maliyetlerine hazır mısınız?

Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), karbon emisyonlarını ticaretin merkezine taşıyor. Özellikle demir-çelik ve alüminyum gibi karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren Türk ihracatçıları için emisyon verileri artık yalnızca sürdürülebilirlik raporlarının bir parçası değil, aynı zamanda rekabet gücünü etkileyen ticari bir unsur haline geliyor.

2026 yılından itibaren uygulamanın yeni aşamasına geçilmesi ile birlikte, Avrupa pazarına erişim yalnızca ürün kalitesi ve fiyatla değil, ürünlerin karbon ayak izi ve doğrulanabilir emisyon verileriyle de değerlendirilecek. Bu durum, Türk üreticiler için hem yeni yükümlülükler hem de stratejik fırsatlar yaratıyor. 

NEDEN ŞİMDİ HAZIRLANMAK GEREKİYOR

SKDM kapsamında yasal yükümlülük AB'deki ithalatçılara ait olsa da ticari etkiler doğrudan ihracatçılara yansıyor. Avrupa'daki alıcılar tedarikçilerinden giderek daha fazla ürün bazlı ve doğrulanmış emisyon verisi talep ediyor. Emisyon performansı, sözleşme şartlarını ve tedarikçi tercihlerini etkileyen önemli kriterlerden biri haline geliyor.

Türkiye'nin AB'ye yaptığı demir-çelik ve alüminyum ihracatının büyüklüğü düşünüldüğünde, karbon maliyetleri ve emisyon raporlama süreçleri önümüzdeki dönemde şirketlerin kârlılığı ve rekabetçiliği üzerinde belirleyici rol oynayabilir.

TÜRK METAL SEKTÖRÜ İÇİN RİSK NEREDE?

Demir-çelik ve alüminyum sektörleri SKDM'den en fazla etkilenecek sektörler arasında yer alıyor. Avrupa'ya yüksek oranda ihracat yapan üreticiler açısından karbon maliyetleri artık bir çevre politikası konusu olmaktan çıkıp ticari bir gerçeklik haline geliyor.

Şirketlerin özellikle; ürün bazlı emisyon verilerini hazırlaması, doğrulama süreçlerini planlaması, tedarik zincirindeki emisyon verilerini yönetmesi, Türkiye ETS ve SKDM arasındaki ilişkiyi yakından takip etmesi önem kazanıyor.

Erken hazırlık yapan şirketler, müşterilerine daha şeffaf veri sunabilir, olası maliyet risklerini daha iyi yönetebilir ve değişen ticaret koşullarında rekabet avantajı elde edebilir.

S&P Global Energy uzmanlarının değerlendirmeleriyle hazırlanan "Karbon Maliyetlerini Anlamak: SKDM, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi ve Metal Sektörüne Etkileri" webinarında (webinar kaydına erişmek için tıklayın); SKDM'nin Türk ihracatçılarına etkileri, Türkiye ETS'sindeki son gelişmeler, metal sektörüne yönelik karbon maliyeti riskleri, emisyon doğrulama süreçlerinde dikkat edilmesi gereken noktalar, ve 2026 öncesinde atılması gereken stratejik adımlar ele alınıyor.