Antalya, COP31 Zirvesi’nin hemen öncesinde, Türkiye enerji sektörünün nabzının atacağı bir başka etkinliğe de ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 5-7 Kasım’da ANFAŞ’ta gerçekleştirilecek EIF - Uluslararası Eneri Kongresi ve Fuarı’nın gündeminde karbonsuz ekonomi de var.
Resmi adı Yeşil Taksonomi olan ama benim Yeşil Findeks dediğim, resmî adıyla Yeşil Taksonomi de bunların başında geliyor. Yeşil Findeks işletmelerin sürdürülebilirlik, karbonsuz ekonomi açısından bir nevi karnesi demek.
Bu karnedeki notunuz belirlenirken, hangi faaliyetlerinizin sürdürülebilir sayılacağı, hangi yatırımlarınızın yeşil kabul edileceği, finansman dünyasının bu konuda sizin hangi verilerinize bakacağı önemli.
Peki, işletmelerimiz bu işten ne kadar haberdar? Herkes soruyor: “Hasan Bey, biz nasıl hazırlanacağız, hangi bilgileri toplayacağız?” Bu soruları duyunca hem seviniyorum hem içim daralıyor. Seviniyorum, çünkü öğrenmek istiyorlar. Ama bir yandan da üzülüyorum, çünkü işletmelerin öğrenmesi ve hazırlık yapması gereken çok şey var.
1 Ocak 2029 deniliyor, iki yıl kaldı deniliyor, peki bu iki yılın takvimi nerede? Hangi tarihte hangi tebliğ yayınlanacak, hangi bilgi verilecek, eğitim ne zaman yapılacak, işletme ne zaman neyi hazırlayacak? İki yıl var demek başka, o iki yılda ne yapılacağını anlatmak başka!
İşletmeler bugünden hazırlık yapmak istiyor ama neye göre yapacak? Yarın süre daralınca “Neden hazır değilsin?” diye sorulursa, bugün hazırlığını planlayan işletmelerin yaşadığı zorlukları da dikkate almak gerek. Net bilgi ve anlaşılır bir yol haritası olmadan zamanın geçmesini seyretmek, geç kalmaya davetiye çıkarmaktır.
Ben bir de geçmişte yaşananları hatırlatmak istiyorum. Lisanssız elektrik üretiminin ilk yıllarında, özellikle 2013-2015 döneminde yaşanan mevzuat ve uygulama sıkıntılarını hatırlayanlar vardır. Başvuru, evrak, bağlantı, uygulama derken insanlar ne yapacağını anlamak için uğraştı. Şimdi benzer sıkıntılar Yeşil Taksonomi tarafında da yaşanırsa işletmelerin kaybedeceği zaman, emek ve para az olmayacak.
Geçmişte yaşananlardan ders alıp bu defa daha erken bilgilendirme yapmak gerekmez mi? Çünkü uygulama başladıktan sonra sorun çözmeye çalışmak yerine, önceden hazırlık yapmak herkesin yararına olur.
Bir de işin daha acı tarafı var: Görüştüğüm işletmelerin birçoğu bu uygulamayı ilk defa duyuyor! Evet, ilk defa! Biz burada yeşil dönüşüm konuşuyoruz ama üretim yapan birçok işletme daha bu işin kendisine ne getireceğini bilmiyor.
Vallahi ben buna üzülüyorum. Yarın hazırlık isteyecekler, peki bugün işletmeler bu konuda ne kadar bilgilendiriliyor? Son dakika kapıya gidip “Hazır olun” demekle bu işler olmaz. İşletmelerin zamanında bilgi alması, ne yapacağını öğrenmesi ve eksiklerini erkenden tamamlaması gerekiyor.
Buradan kamu kurumlarına, odalara, birliklere ve meslek kuruluşlarına sesleniyorum: Artık bilgilendirme çalışmalarını hızlandırmak lazım. İşletmelere bugün anlatın, sektör sektör rehber hazırlayın, eğitim verin.
Ama her işletmenin uzman ekibi, sınırsız parası yok. Tekstilci başka, çimentocu başka, ahşapçı başka. Her sektörün ihtiyacı farklı. İşletmelere kendi faaliyetlerine uygun örnekler ve kontrol listeleri sunulursa hazırlık daha kolay olur.
Bankacılık Düzenleme ve Denedim Kurumu (BDDK) tarafında bankaların yeşil varlık oranına ilişkin düzenleme 2025 yılında yayınlandı. Bundan sonraki tebliğler, uygulamalar ve işletmelerden beklenen bilgiler konusunda açık bilgilendirme yapılması gerekiyor. Çünkü mesele yalnızca rapor hazırlamak değil; yatırım, kredi, ihracat ve işletmenin geleceğidir.
2028 yılının ikinci yarısında bilgilendirme yapılmaya başlanırsa bunun kime ne faydası olacak? O zaman hazırlık için kalan zaman daralmış, eksikler birikmiş, yatırım planları gecikmiş olabilir. İşletmelerin bu konuyu son dakikaya bırakmadan öğrenmesi gerekiyor.
Benim derdim yeşil dönüşüm değil, tam tersine işletmelerimizin bu dönüşüme hazırlıklı girmesi... İstiyorum ki işletmelerimiz yatırımını doğru planlasın, çalışanını korusun, rekabet gücünü kaybetmesin ve geleceğinden korkmasın. İşte tüm bunlar için bugün bilgi vermek gerekiyor, yarın değil. İşletmelere erken bilgi verelim, hazırlık yapmaları için zaman ve imkân sağlayalım.
Yeşil Findeks kapıda! Benim çağrım açık: İşletmeleri bu yeni dönemde yalnız bırakmayalım. Bugün anlatın, bugün hazırlayın. Zaman geçiyor, eksikler kendiliğinden kapanmıyor. Geç kalmadan bilgilendirelim ki yarın işletmelerimiz hazırlıksız yakalanmasın.






